Kitabı incelemeden önce, bu kitabın giriş kısmından ve bu kitabın yazılış amacından biraz bahsetmek isterim, çünkü güzel bir amaca hizmet ediyor aslında. Okurlarından bir hanımnine'nin isteği üzerine yazılmış bu kitap. Hüseyin Rahmi Gürpınar'a gelen bir mektupta 'İşte sizden bu okuma yazma bilmeyen hanımninelerin sohbet meclislerinde okunacak bir hikaye yazmanızı istiyorum. Mevzuunuz esrarengiz cin, peri, gulyabani olacak. Kitap Muhsine Hanım'ın perili bir köşke, bir akrabası zoruyla hizmetçi olarak sokulması ile başlıyor. kitabın ilk yarısı son yarısına göre biraz sıkıcı gelmişti bana ama yine de genel olarak akıcıydı. Muhsine Hanım'ın köşkte yasadıkları, cinler, periler zaten olayları içine çekiciydi. Fazla spoiler vermek istemiyorum ama herkesin bildiği süt kardeşler filminin genel mantığı ile orantılı kitap, fakat olay örgüsü tamamen farklı işlenmiş, cinler ve perilerle dolu olaylar sonunda olayın aşk hikayesine bağlanması bence güzel olmuş. Genel olarak akıcı ve güzel bir hikayeydi. Ayrıca bu kitap ile birlikte Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Doğaüstü varlıkları ve bu tarz olayları işleyiş tarzını beğendiğimden, Efsuncu Baba ve Cadı gibi daha birçok kitabını da okumak için yol açtı diyebilirim.