İddia ediyorum kendinizi gerilime kaptıracağınız harika bir kitap.
Uzun bir incelemeyle geldim arkadaşlar, ilk uzun incelemem olacak sonuna kadar okuyun lütfen. :))
Ocak ayında orijinalini okumuştum, sonunda çevrilmiş halini de okudum.
Kitabın konusu 1800lerde Meksika Bağımsızlık Savaşı sonrası dönemde geçiyor. Ana karakterlerimizden biri Beatriz. Beatriz'in babası “hain” ilan edilip idam edildikten sonra hayatı bir anda değişiyor, ırkçılığa küçümsenmeye değersiz görülmeye maruz kalıyor. Bu hayatından kurtulmasının tek yolu da varlıklı bir evlilik yapmak… Rodolfo onun için bu hayattan kaçışın kapısı oluyor.
"Dünyam penceresiz karanlık bir odaydı, ve o da bir kapıydı."
Ama hayalini kurduğu eve kötü niyetli bir ruhun musallat olduğunu, bunun için genç rahip Andres’ten (üzümlü kekim) yardım istemek zorunda kalacağını, kurtuluş olarak gördüğü evliliğin en büyük kabusu olacağını nerden bilebilirdi ki?
Andres ve Beatriz ikilisini ayrı, Paloma karakterini ayrı sevdim bu kitapta. Hikayeyi Andres ve Beatriz’in gözünden bir geçmişe bir o anda yaşadıklarına giderek okuyoruz, bizi büyük bir çiftlikte (Hacienda: büyük çiftlik) ağırlıyorlar. San İsidro Çiftliği.. Arada durgunlaşsa da kurgusu güzel bir şekilde ilerliyor. Kesinlikle o gerilimi, heyecanı hissedeceğinize eminim.
Diğer yandan aslında çevirisiyle ilgili yorum yapmayacaktım, ama bazı yorumlar dikkatimi çektiği için biraz ben de değineceğim. Orijinalini de okuduğum bir kitap olduğu için çevirmenin, yazarın anlatımına odaklandığını düşünüyorum. Kitap sade, yalın ve akıcı bir anlatımda; devrik cümleleri, tekrar eden kelimeleri olan bir kitap. Yazarın dili bu şekilde olunca çevirisi de öyle olmuş normal olarak. Bazı ispanyolca yazılan kelimeleri olduğu gibi bırakması, bazılarını çevirmesini de sevdim (sonuçta meksikada