Tüm kitapsever dostlarıma kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum. 2024 yılının ilk kitap paylaşımı ile geldim
'Açıklanamaz şeyler dosyası' ndan kurgu bir roman. Akıcı, merak uyandırıcı, araştırmaya sevk edici ve biraz da kafa karıştırıcı.
Talip yaşadığı küçük bir sarsıntı ile uyanır bir sabah. Kitaplığı devrilmiş, dedesinin Kur'an-ı Kerim'i açılmıştır, içerisinde ise bir hafızlık yüzüğü ve dedesinin kendisine vasiyet niteliğindeki bir notu ile karşılaşır. Çiçekçilik yapan Talip dükkanına gittiğinde ise orada da çiçeklerinin devrildiğini görür. İşin ilginç yanı ise bu depremi sadece kendisinin yaşamış olmasıdır.
Karakterimiz toplumun içerisinde yaşayan ama toplumdan da kopuk birii; ocukluğunda dikkat eksikliği tanısı konulan Talip aslında DEHB bir yetişkinin portresini çiziyor. Başladığı işleri tamamlayamayan, çabuk sıkılan, sürekli değişim arayan, sorumluluktan kaçan. Sevdiği, kendisini mutlu edecek şeylerden sevmediği küçük uğraşlara girmemek için vazgeçen. En son işi olan çiçekçilikte çalışanı Burhan 'ın desteği ile devam edebilmektedir. Sanatsal yönü kuvvetli olan Talip 'in Türk Sanat müziğinr ilgisi ve yeteneği de bulunmaktadır. Kur 'an eğitimi gibi bunun da temelinde yine rahmetli dedesi başrolde.
Yaşadığı olaylar Talip 'in kafasını ve duygusal dünyasını bir hayli karıştırır. Çocukluğuna, geçmişine düşünsel yolculuklar yapar. Bu arada tevakuk kendisine gelen mesajlarla Kur'an ayetlerini irdeler. Meryem Ana figürüne benzettiği Damla ile duygusal bağ kurar. Hafızlık noktasında hem Damla 'nın hem de kendisinin farklı hezeyanları vardır.
Burhan 'ın romanının taslağında okuyoruz Talip'in öyküsünü. Damla, Filiz, Melahat, Ali Çavuş, Burhan, Rana, annesi ve ablası ile birlikte.
Biraz kurgusal, biraz fantastik, yok olmaz derken olabilir de diyebileceğimiz, çok da
Romanın ana karakteri Talip, bir çiçekçi.. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir esnaf zannederiz. Oysa bu adam Türk sanat müziğine düşkün.Söylüyor, koroya devam ediyor.Sonra hafız olmak için çalışmaya başlıyor.Dedesinden gelen ilahi bir işaret olduğunu düşünüyor.Tabi anlıyoruz ki aslında onu yetiştiren dedesi ve üzerinde tesiri büyük.Aslında hayatı boyunca bir baltaya sap olmamış bir genç. Ama iç dünyası çok rüzgarlı. Belli ki arayışları fazla. Ve Damla.. Liseli kıza aşık oluyor. Kız gözünde gönlünde büyüdükçe büyüyor. O da ilginç bir tip. İnsan iddia ile hafız olur mu? Oluyor işte!
Ama olay akışı yavaş olmasına rağmen merak ettiriyor sizi.Sürüklüyor roman.Oldukça güzel bir dil ve üslubu var çünkü.
Talip, ailesinden uzakta yaşayan ve geçimini çiçekçilikle sağlayan biri. Hiç beklemediği bir anda bir deprem olur. Deprem esnasında ise dedesinin ona bıraktığı vasiyeti bulur. Bir yüzük ve bir not! Hafız ol! İyi de neden? Yıllar sonra dedesi neden böyle öğrenmesini istemiş ki vasiyetini? Ya da hafızlık öyle vasiyet etmekle olacak bir şey mi ki? Hah bir de bu depremi bir tek de kendisi hissediyor ve yaşıyor. İşin ilginçliği burada başlıyor.
Damla ile karşılaşır üstelik bir de o zamanlarda. Kendisinin de mezun olduğu lisede okuyor Damla. Arada yaş farkı var. Ama aşk! Yaş da dinlemiyor baş da. Hele o kokusu!!! Damla’nın bir iddia uğruna girdiği hafız olma meselesi ise ortak noktası. Damla da kazanır bu iddia yı ama öyle kara düzen olur hafız. Usulüne göre okumaz, ezbere. İyi de bir iddia uğruna da hafız olunur mu ki? Sorular farklı ama iki kişi için ortak sokaklara çıkan yollar var. Talip’in içindeki bu buhran hali nasıl çözülecek? Dedenin sırrı ne? Peki Damla? Onun Talip’in hayatını şekillendirmekteki görevi acaba burada mı başlıyor?
Yazarla tanışma kitabım. Kitabın adından dini içerikli bir roman zannedebilirsiniz. Kalbe dokunan satırları olmasının yanı sıra dini roman diyemeyiz. Ama çokça düşünceye sevk ediyor, sorgulatıyor. Orası ayrı! Tavsiyemdir
Elemani Burhan ile cicekcilik yapan, turk sanat muzikisinde koroda yer alan, kendi halinde yasamini hep akisa birakip hayati bazilarimiza gore ters yasayan bazilarimiza gore hakkini vererek yasayan dedesinin biricik torunu aslani Talip'in bir gece gordugu ruyayla basliyoruz.
Ruya mi? Yoksa gercek otesi mi bilinmez ama kitapliginin en ustunde yer alan dedesinden kalan Kurani Kerim duser ve icinden Talip'e yazilmis bir not cikar.
"Dar-u bekadan selamlar sevgiler hafiz olunca takarsin bunu."
Notla birlikte bir de akik tasi uzerine #Yaselam yazilmis bir yuzuk.
Dedesi torununun hafiz olmasini ister. Dedesinin Talip'e ogrettigi tum turk muzikisinde ki makamlar hafiz olmasi icin miydi?
Bir de Damla'miz var tabiki de. Damla lise son sinif ogrencisi, inatci, hirsli bir kiz. Okulu birincilikle bitirecekken rakibinin bir oyununa gelip Kurani Kerimi ezberleyen ve okulu ikincilikle bitiren, babasinin siyasi hayatindan uzak yasayan kizimiz.
Damla ile Talip'in yollari kesisiyor kesismesine de nasil?
Birde gullu İlyas Cavuşumuz var. Her ihtiyaci oldugunda arayip bulamayan Talip'in karsisina ansizin cikan, sayilarla Talip'e mesajlar veren bir İlyas Cavus.
Stari unutmadim O akilli mi akilli, Talip'e yol gosteren sadik patili dost.
Talip acaba dedesinin arzusunu gerceklestirip hafiz olacak mi?
Kendisiyle ve dedesiyle konusmalara baslayan Talip acaba neler yasayacak?
Eee ne var bunda diyeceksiniz. Soyle anlatayim efendim. Kitabi okurken #yediuyurlardan #kitmir e hatta en hosuma giden Talip'in bir ozelligi ki arada bende yaparim. Bir konu-kisi-olay kafasina takildiginda onunla ilgili ayetler arar. Yol gösterici olarak gorur. Anlam vermeye calisir. Mesela İlyas Cavus'un kagida yazdigi sayilarla direk ayetlere bakan Talip nelerle karsilasti.
Tasavvufi temali ama kisinin kendisi
Talip, duyguların karmaşık dünyasında kaybolmuş bir adam. Kalabalıklardan kaçarken, iç dünyasında fırtınalar koparıyor. Şarkıların eşliğinde, düşünceleri daldan dala atlayarak yaşamını sürdürüyor. Ancak dedesinden gelen vasiyet, onu beklenmedik bir yolculuğa çağırıyor: Hafız ol! Bu çağrı, içsel depremleriyle yüzleşmesine ve duygusal dünyasını keşfetmesine neden oluyor.
Damla ise Talip'in karşısına çıkan gizemli bir liseli kız. Onun varlığı, Talip'in dünyasında aşkın izlerini bırakıyor. Ancak, Talip'in önünde belirsizlikle dolu bir yol var: hangi yöne gideceği, hangi duygularla başa çıkacağı.
"Hafız" Talip'ın duygusal derinlikleri ve içsel mücadeleleri ustalıkla işleyen, insan ruhunun labirentlerinde dolaşan bir hikaye. Yazarın sürükleyici anlatımıyla, okuyucular Talip'in iç dünyasında unutulmaz bir yolculuğa çıkacaklar.
Bu kitap, aşkın, korkuların ve kişisel keşiflerin izinde, duygusal zenginlikleriyle okurlara dokunan bir eser. Her satırında duygunun ve düşüncenin izlerini taşıyan bu kitap, içsel yolculuklara ilgi duyan herkes için ilham verici bir okuma sunuyor
Çok sıkıcı buldum ama yine de okuyup bitirdim.Aslında hikaye sıkıcı değil anlatım şekli sıktı beni .. Belki siz beğenirsiniz .. Yazarın başka bir kitabini daha okumaya karar verdim.
1957’de Ladik’te doğmuştur. Tüm öğrenim hayatını Ankara’da geçiren Akman, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunudur. Üç yıl Sümerbank’ta memurluk yaptıktan sonra 1982'de Milliyet'e girmiş, 1985-1993 yılları arasında Hürriyet, 1993-2002 arasında Sabah gazetelerinde çalışmıştır. 2004 yılında Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde "Röportaj Teknikleri" adında bir ders vermiştir. TRT'de "İnci Avcısı", SkyTürk'te "Empati" adlı programları hazırlayıp sunmuştur. Üç roman yazan Akman, söyleşilerinin bir bölümününü ise kitaplaştırarak yayımlamıştır. Şule Yayınları'nın sahibi Ali Ural'ın kardeşi ve bir çocuk annesi olan Akman, Üsküdar Fıstık Ağacında açtığı "Nuriye Akman İletişim Atölyesi"nde "Soru Sorma Teknikleri" dersi vermekte ve Zaman gazetesindeki yazılarına devam etmekteydi. Nuriye Akman, geçmişte TRT Haber'de her Perşembe saat 20:10'da sunduğu programı "Akılda Kalan"da her hafta konuklarıyla gündem yaratmaya devam ediyordu.
15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen askerî darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve ardından 30 Ağustos 2016'da tutuklandı. 12 Ekim 2016 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.