Hala Gece Yarısı Bu YıldızdaNelly Sachs

·
Okunma
·
Beğeni
·
334
Gösterim
Adı:
Hala Gece Yarısı Bu Yıldızda
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
184
ISBN:
9789750715389
Kitabın türü:
Çeviri:
Melike Öztürk
Yayınevi:
Can Yayınları
Nazi kıskacı kapanırken Almanya'dan İsveç'e kaçan Nelly Sachs, yaşanmış acılardan yola çıkarak bütün insanları sevgi ve barışta birleşmeye çağırmıştı


Daima, çocukların öldüğü yerlerde
taş ve yıldız
ve bir sürü düş
vatansız kalır.

Çocuk yaşta şiir yazmaya başlayan ve ilk şiirlerinde Hıristiyan mistik anlayışından etkilendiği görülen Nelly Sachs, şair olarak ger-çek kimliğini İkinci Dünya Savaşı yıllarından sonra buldu. Gerek Nazi yönetiminin Yahudilere yaşama hakkı tanımadığı yıllardaki Alman-ya'da, gerekse daha sonra ölünceye kadar yaşadığı İsveç'te yazdığı şiirlerde Nelly Sachs, o yılların dehşet dolu yaşantılarını eşsiz bir duyarlıkla yansıttı.
Cevat Çapan

Nelly Sachs'ın şiiri sıkı dokunmuş bir şiirdir, yorumlara kolay kolay teslim olmayacak denli katı ama dupdurudur. Yaşadıkları, gördükleri karşısında dili tutulmuş birisinin binbir güçlükle yeniden yarattığı bir dili işler; bilmecelerin dili, dilin de bilmeceleridir o yüzden. "İmgeler, eğreltilemeler benim yaralarım, ölüm ustam oldu benim. Hayatta kalmak için yazdım," demiştir Nelly Sachs.
Necmi Zekâ
Nelly ( Leonie) Sachs alman asıllı, yahudi, Selma Lagerlöf’ ün önce hayranı sonra arkadaşı, ilk şiirlerini Stefan Zweig yardımıyla yayınlatan, ailesi toplama kamplarında öldürülen, esas ses getiren şiirlerini 2. Paylaşım Savaşı arefesi ve sonrasında yazan, Selma Lagerlöf sayesinde İsveç’ e kaçıp orada sürgünde yaşayan, geç fark edilen, savaş sonrası Almanya’ ya gidip döndükten sonra deliren, Nobel ödüllü yazar.

Çeviri şiir okumadığım için ecnebilerden sadece İngilizce ve Almanca yazan şairlerin şiirlerini okudum. Şiirin çevrilemez bir şey olduğunu da söyleyip Amerikayı yeniden keşfedeyim yeri gelmişken. Alman-Almanca yazan (Almanya kafamızdaki ülke tipine uymuyor, bir dönem onlarca milletten halk almanca yazıp çiziyordu.) şair ve yazarların temaları, savaşı en derinden yaşayan millet olarak, savaş zamanı ve sonrası hep savaşın yarattığı travmalardan oluşur. Yine bunlardan yahudi olanların yası dolayısıyla dile getirdiği acılar daha içli, daha derindir. Bütün şiirlerini ve yazarı bu başlıkta değerlendireceğim, çünkü dilimizde hala sınırlı sayıda Sachs çevirisi mevcut.

Sachs ilk dönemlerinde eski ahit geleneklerinden yoğun bir şekilde yararlanır, daha sonra yaşanan siyasi süreçle beraber şiirlerinin şekli oluşmaya başlar. Şiirde duyarlık denen klişe bir değerlendirme terimi var ya, benim bu klişeyi anlamama sebep olan ve bana bazı insanlarda böyle ilahi bir yetenek olduğunu düşündürten yazarlardan biridir. Şair ‘Aman bizi yaktılar, havar komşular havar patates olduk, nasıl da ezildik, kimse bizi kurtarmadı’ gibi dilenci yakarışlar yerine çok sakin ama öfkeli, suskun ama çok sesli bir üslupla, kendine has bir dil, bir imgeler sistemi yaratmayı başarır. Hatta yas teması Sachs ın imgeleminde öteki her şeyle bütünleşmiş, zihni tüm olguları bu perspektiften değerlendirmiş olmasına rağmen dramın ve öfkenin klasik tabirlerine başvurmadan bunları en yürekten anlatan şiirlere imza atar.
Immer Daima
dort wo Kinder sterben çocukların öldüğü yerde
werden Stein und Stern taş ve yıldız
und so viele Träume ve onlarca düş
heimatlos. vatansızlaşır.

Ayrıca Sachs bir yolunu bulup Almanya' dan kaçtığı(kaçırıldığı) ve dolayısıyla toplama kampında kül olmaktan kurtulduğu için ihanet psikolojisine girer, bunu bazı şiirlerinde anlatır:

Wir Geretteten,
Immer noch hängen die Schlingen für unsere Hälse gedreht
Vor uns in der blauen Luft -
Immer noch füllen sich die Stundenuhren mit unserem tropfenden Blut.

Biz Kurtulanlar
Boynumuz için ilmeklenen urganlar asılı hala
Önümüzdeki mavilikte
Hala akan kanımızla doluyor kum saatleri

Şiir seven, bir trajediyi özgün bir şairin dilinden dinlemek isteyenlerin mutlaka okuması gereken şiirler. S. Ali’ nin de belirttiği gibi, bir felakete sükun ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Yazar da bu tarz ezici şiirlerden bir derya gibidir.

İyi okumalar!
(Çeviriler bana ait, tınılı çevrilmemiş olabilirler, affola )
http://ilknusha.com/2016/06/25/nellysachs/
Hâlâ Gece Yarısı Bu Yıldızda kitabı içinse İlker Şaguj olsa bu kitap için de bir sözlük yazardı diye düşünüyorum. Sırayla şiirler için ayrılmış bölümler ; ölümün evlerinde, yıldız karartması, ve gerisini bilen yok, kaçış ve dönüşüm, tozsuz olana yolculuk, ölüm ki hâlâ yaşamı kutlamakta. İçinde “ölüm” kelimesinin geçmediği şiir pek az, geçmeyen şiirlerde ise bir yaşamsızlık söz konusu. Bu kadar karanlığı nereden bulmuş sorusunu kendime sorduğumda beni yeniden kitabın ismine yönlendiren bir cevapla karşı karşıya geliyorum. Bu yıldız, tüm kainatı iğnesinden ipliğine kadar sahiplenen Nelly için bir ev ve daima kendi karanlığı ile aydınlanıyor. Bunu nereden çıkarıyorum? Çünkü kitap boyunca sürekli, çekilmiş bir bıçak bekliyorum şairden. Ama hiçbir zaman bu öfke girdisini yırtıp ayırabilecek herhangi bir nesne göstermiyor. Bu da naif şiir dünyasına bu acıyı nasıl işlediğini ve karanlığı nasıl sahiplendiğini özetliyor. Yaralı, hasretkar, ince, belki elinde Metatron’un dövmesini taşıyan korkunç karanlıklı bir kadın. Elimde böyle bükücü şiirler taşıyan bir kadın olsaydım, boğulmaktan kurtulamazdım diye düşünüyorum. Yine cevap vermekten geri kalmıyor Nelly Sachs :

“Hekim de kulak kabartır elbet boğulanların yüreklerine
Sırların haşmetli yollarında salınan bir deniz kabuğunun
Çekip giden şarkısında olduğunca
Vatansızlardan başı çekenlerinin barındıkları yerde-”
''Daima,
çocukların öldüğü yerlerde
oyuncak evlerin aynalarına pus düşer
göremez olurlar
çocuk kanı atlaslarıyla kuşanmış parmak kadar cücelerin
dansını;
sessizliğin dansı
dürbündeymişcesine
aya çekilen dünya
gibidir tıpkı.

Daima,
çocukların öldüğü yerlerde
taş ve yıldız
ve bir sürü düş
vatansız kalır.''
''ey vatansız renkleri gurup vaktinin!
ey bulutlardaki ölüm çiçekleri
soluvermesi gibi yeni doğanların!

kırlangıçların muamma soruları, ki
sırra yöneltilmiş
-martıların insanlıktan çıkmış çığlığı
yaratılış zamanından kalma-

biz, yıldız karartmasından arta kalanlar,
gölgesini ölümün üzerimize resmettiği
ve biz, başlarının üzerinde nur taşıyanlar, nereden böyle?

deniz kabuğu gibi uğuldar
zaman sıra özleminden

-yerin derinliklerindeki od
haberdar çöküşümüzden-''

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hala Gece Yarısı Bu Yıldızda
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
184
ISBN:
9789750715389
Kitabın türü:
Çeviri:
Melike Öztürk
Yayınevi:
Can Yayınları
Nazi kıskacı kapanırken Almanya'dan İsveç'e kaçan Nelly Sachs, yaşanmış acılardan yola çıkarak bütün insanları sevgi ve barışta birleşmeye çağırmıştı


Daima, çocukların öldüğü yerlerde
taş ve yıldız
ve bir sürü düş
vatansız kalır.

Çocuk yaşta şiir yazmaya başlayan ve ilk şiirlerinde Hıristiyan mistik anlayışından etkilendiği görülen Nelly Sachs, şair olarak ger-çek kimliğini İkinci Dünya Savaşı yıllarından sonra buldu. Gerek Nazi yönetiminin Yahudilere yaşama hakkı tanımadığı yıllardaki Alman-ya'da, gerekse daha sonra ölünceye kadar yaşadığı İsveç'te yazdığı şiirlerde Nelly Sachs, o yılların dehşet dolu yaşantılarını eşsiz bir duyarlıkla yansıttı.
Cevat Çapan

Nelly Sachs'ın şiiri sıkı dokunmuş bir şiirdir, yorumlara kolay kolay teslim olmayacak denli katı ama dupdurudur. Yaşadıkları, gördükleri karşısında dili tutulmuş birisinin binbir güçlükle yeniden yarattığı bir dili işler; bilmecelerin dili, dilin de bilmeceleridir o yüzden. "İmgeler, eğreltilemeler benim yaralarım, ölüm ustam oldu benim. Hayatta kalmak için yazdım," demiştir Nelly Sachs.
Necmi Zekâ

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • causa sui
  • Rorschach
  • Ayşe Kübra Gürel
  • kadife petunya
  • Necmettin Zafer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%33.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0