Hala Gece Yarısı Bu Yıldızda

7,0/10  (2 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
306 gösterim
Nazi kıskacı kapanırken Almanya'dan İsveç'e kaçan Nelly Sachs, yaşanmış acılardan yola çıkarak bütün insanları sevgi ve barışta birleşmeye çağırmıştı


Daima, çocukların öldüğü yerlerde
taş ve yıldız
ve bir sürü düş
vatansız kalır.

Çocuk yaşta şiir yazmaya başlayan ve ilk şiirlerinde Hıristiyan mistik anlayışından etkilendiği görülen Nelly Sachs, şair olarak ger-çek kimliğini İkinci Dünya Savaşı yıllarından sonra buldu. Gerek Nazi yönetiminin Yahudilere yaşama hakkı tanımadığı yıllardaki Alman-ya'da, gerekse daha sonra ölünceye kadar yaşadığı İsveç'te yazdığı şiirlerde Nelly Sachs, o yılların dehşet dolu yaşantılarını eşsiz bir duyarlıkla yansıttı.
Cevat Çapan

Nelly Sachs'ın şiiri sıkı dokunmuş bir şiirdir, yorumlara kolay kolay teslim olmayacak denli katı ama dupdurudur. Yaşadıkları, gördükleri karşısında dili tutulmuş birisinin binbir güçlükle yeniden yarattığı bir dili işler; bilmecelerin dili, dilin de bilmeceleridir o yüzden. "İmgeler, eğreltilemeler benim yaralarım, ölüm ustam oldu benim. Hayatta kalmak için yazdım," demiştir Nelly Sachs.
Necmi Zekâ
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9789750715389
  • Çeviri:
    Melike Öztürk
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ayşe Kübra Gürel 
29 Eki 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

http://ilknusha.com/2016/06/25/nellysachs/
Hâlâ Gece Yarısı Bu Yıldızda kitabı içinse İlker Şaguj olsa bu kitap için de bir sözlük yazardı diye düşünüyorum. Sırayla şiirler için ayrılmış bölümler ; ölümün evlerinde, yıldız karartması, ve gerisini bilen yok, kaçış ve dönüşüm, tozsuz olana yolculuk, ölüm ki hâlâ yaşamı kutlamakta. İçinde “ölüm” kelimesinin geçmediği şiir pek az, geçmeyen şiirlerde ise bir yaşamsızlık söz konusu. Bu kadar karanlığı nereden bulmuş sorusunu kendime sorduğumda beni yeniden kitabın ismine yönlendiren bir cevapla karşı karşıya geliyorum. Bu yıldız, tüm kainatı iğnesinden ipliğine kadar sahiplenen Nelly için bir ev ve daima kendi karanlığı ile aydınlanıyor. Bunu nereden çıkarıyorum? Çünkü kitap boyunca sürekli, çekilmiş bir bıçak bekliyorum şairden. Ama hiçbir zaman bu öfke girdisini yırtıp ayırabilecek herhangi bir nesne göstermiyor. Bu da naif şiir dünyasına bu acıyı nasıl işlediğini ve karanlığı nasıl sahiplendiğini özetliyor. Yaralı, hasretkar, ince, belki elinde Metatron’un dövmesini taşıyan korkunç karanlıklı bir kadın. Elimde böyle bükücü şiirler taşıyan bir kadın olsaydım, boğulmaktan kurtulamazdım diye düşünüyorum. Yine cevap vermekten geri kalmıyor Nelly Sachs :

“Hekim de kulak kabartır elbet boğulanların yüreklerine
Sırların haşmetli yollarında salınan bir deniz kabuğunun
Çekip giden şarkısında olduğunca
Vatansızlardan başı çekenlerinin barındıkları yerde-”