Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Madem ki öleceksin, daima gülmelisin!
Puan vermedi·286 syf.··
Beğendi
·
2022 123. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2022 19:33
Ahmet Hikmet Müftüoğlu 'nun edebî şöhretini tesis eden ilk önemli eseri, içinde birtakım küçük hikayelerde bulunan Haristan adlı kitap ile sizlerleyim.. Müftüoğlu' nun kitaba adını verdiği Haristan neresidir peki.. Haristan içinde tek bir kadının bulunmadığı bir ada, Gülistan ise içinde sadece kadınların bulunduğu bir adadır ki mutluluk bu iki adanın birleşmesi ile mümkün olacaktır. Bildiğiniz gibi Servet - i Fünuncular, mizaçlarının olduğu kadar yaşadıkları devrin de etkisiyle sosyal konularla çok fazla ilgilenmemişler, eserlerinde sık sık içinde bulundukları âlemden uzaklaşıp hayali ülkelere sığınmışlardır. Haristan adlı hikayede Ahmet Hikmet bu hayalî ülkesini masal motifleri ve mitolojik unsurlarla süsleyerek Servet - i Fünun döneminin en güzel hikayelerinden birine imza atmıştır. Haristan adlı kitap yirmi iki parça küçük hikayeden oluşmaktadır. Bu hikayeler mensur şiir ve monologlar şeklinde yazılmıştır. Gülistân;erkeklere düşman olmuş yaşlı bir kadının, kızı Nesrinnuş 'u götürdüğü, Kızıldenizdeki bir adadır. Genç kız, hiçbir erkeğin bulunmadığı bu adada, bütün rahatlıklar olduğu halde, ruhunda bir boşluk duymaktadır. Haristan adasında ise, Serendip' ten Babil'e gelirlerken denizde boğulmaktan kurtulmuş yedi erkek ve Hârâ adında dört yaşında bir erkek çocuk bulunmaktadır. Hiçbir kadının bulunmadığı bu dikenli, taşlı ve çorak adada Hârâ, bir gün yaptığı bir sandalla Gülistan adasına gelir ve Nesrinnuş ile karşılaşır. İki genç, ruhlarındaki boşluk duygusunun yok olduğunu, mutluluğa kavuştuklarını görürler. Kitapta yer alan bir diğer ünlü hikaye ise Ahmet Hikmet Müftüoğlu 'nun monolog şeklinde yazdığı Yeğenim adlı hikayedir. Bu hikayede ise tahsilini Paris' te yapan bir gençle alay edilir. Onun Avrupalılardan kaptığı, Türk ahlak ve geleneklerine uymayan türlü
Edebiyat
HaristanAhmet Hikmet Müftüoğlu · Kurgan Edebiyat Yayınları · 201970 okunma
7/10
·284 syf.··
2020 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 11:10
Hâristan, Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Servet-i Fünûn Dergisi'nde yayımladığı hikayelerini içeren ilk hikaye kitabı. 22 hikayeden oluşan kitapta; Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun Türk ülküsünü, vatanperverliğini, örf ve adetlerine olan bağlılığı ve saygısını yansıttığı hikayelerinde, özellikle ele aldığı sosyal konulara getirdiği yeni bir bakış açısı dikkate değer. Ele aldığı konular arasında hayal - hakikat çatışması, evlilikle ilgili problemler, aile kavramının önemi, güzellik kavramı, aşk ve tabiat sevgisi, Müslüman Türk insanının hayat anlayışı, geleneksel yapının tahlili, ideal Türk kadını profili, batılılaşma sevdası..."sayılabilir. Bu konular Servet-i Fünûn döneminin getirdiği sanat anlayışına uygun olarak uzayıp giden zengin doğa tasvirlerini, tamlamaları, benzetmeleri, süslü ve sanatlı bir dili içerir. Okuduğum hikayeler içinden en beğendiklerim ise; bir bayanın gözünden erkeklere yapılan serzenişi içeren 'Ah Şu Erkekler', yalnız bir adamın varlık kaygısı olmadan hayallerini yansıttığı 'Zevk -i Hayal' ve evliliğe karşı farklı bakış açılarını bir araya getiren 'İki Mektup' oldu. * Meral Erez, Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun Eserlerinde Batı syf. 26 - 28 « Yazı hayatına Servet-i Fünûn zümresinde başlayan fakat asıl kimliğini Milli Edebiyat akımı içerisinde bulan Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Servet-i Fünûn dönemi içerisindeki hikayelerini “Hâristan” adlı eseriyle bir araya getirir. 1901 yılında yayınlanan eserde 22 hikaye bulunur. Eser ismini ilk hikaye olan “Hâristan ve Gülistan” adlı hikayeden alır. ... Kitapta hikâyeler dışında mensureler de yer alır. Kitapta yer alan hikayeler Servet-i Fünûn üslubuna uygun olarak Arapça ve Farsça tamlama ve sanatların yer aldığı tasvirlerle örülü bir dile sahiptir. ... “Hâristan”da bulunan hikâyeler hakkında genel anlamda söylenebilir
Eğitim
HaristanAhmet Hikmet Müftüoğlu · Kurgan Edebiyat Yayınları · 201970 okunma
Defterimden-1
8/10
·213 syf.··
2026 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:00
Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Haristan ve Gülistan adlı eseri, kısa hikâyelerden oluşmasına rağmen insan doğasına dair oldukça derin düşünceler barındıran bir kitaptır. Eserde yer alan hikâyelerde yazar; kadın–erkek ilişkileri başta olmak üzere kıskançlık, sadakat, vefa ve ihanet gibi insana özgü birçok duyguyu ele alır. Bu yönüyle eser, yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insan ilişkileri üzerine düşündürür. ‎Kitap, adını da taşıyan “Haristan ve Gülistan” adlı hikâyeyle başlar. Bu hikâyede bir tarafta yalnızca kadınlardan oluşan ve adeta bir cenneti andıran Gülistan, diğer tarafta ise kadınların bulunmadığı, dikenli ve sert bir yapıya sahip Haristan anlatılır. Yazar bu iki farklı dünya üzerinden kadın ve erkeğin aslında birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini anlatmaya çalışır. ‎Hikâyede Gülistan’ın gülü Nesrinus ile Haristan’ın dikeni Hâra karakterleri aracılığıyla kadın ve erkeğin birbirine zıt gibi görünse de aslında birbirini tamamlayan iki unsur olduğu vurgulanır. Böylece insanın doğası gereği karşıtlıklarla birlikte bir bütün oluşturduğu fikri ortaya konur. ‎Kitabın devamında yer alan hikâyelerde ise insan ilişkilerinin farklı yönleri ele alınır. Özellikle Mihriban karakteri üzerinden kadın olmanın, kadın hissiyatının ve insan ilişkilerinde yaşanan sadakat ya da ihanet gibi duyguların nasıl ortaya çıktığı anlatılır. ‎Genel olarak Haristan ve Gülistan, kısa ama anlamı oldukça yoğun hikâyeleriyle insanın duygularını ve ilişkilerini sorgulatan bir eser olarak dikkat çeker. Okuyucuya yalnızca bir olay anlatmak yerine, insan doğası üzerine düşünme fırsatı sunar. ‎Bu yönüyle Haristan ve Gülistan, yalnızca kısa hikâyelerden oluşan bir eser olmanın ötesine geçerek insanın doğasını ve ilişkilerini sorgulatan bir kitap hâline gelir. Müftüoğlu, sembolik
Edebiyat-Düşünce
Hâristan ve GülistanAhmet Hikmet Müftüoğlu · Kapra Yayıncılık · 202270 okunma
5/10
·284 syf.··
2018 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2018 14:54
Yer yer sıkıldım yer yer beğendim .Sanırım bana hitap etmeyen bir kitaptı . Parça parça hikayelerden oluşması güzel ancak bazı hikayeleri gereksiz buldum kendimce .
HaristanAhmet Hikmet Müftüoğlu · Elips Yayınları · 200770 okunma

Yazar Hakkında

Ahmet Hikmet MüftüoğluYazar · 5 kitap
Ahmet Hikmet Müftüoğlu Yazar ve diplomat. 1870 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Müftüoğlu Sezai Beydir. Dedesi Yunanlılar tarafından şehid edilen Mora Müftüsü Abdülhalim Efendidir. Dedesinin müftü olması sebebiyle "Müftüoğlu" adını almıştır. Ahmed Hikmet, sık sık hastalanması sebebiyle okula muntazaman devam edememesine rağmen, Dökmecilerdeki Taş Mektebi ile Mahmudiye Vakıf ve Soğukçeşme Askeri Rüşdiyesini bitirerek Galatasaray Mekteb-i Sultanisine girdi. Dördüncü sınıftayken ilk eserinin basılışı edebiyata ilgisini artırdı. 1888'de Galatasaray'ı bitirdi ve Hariciye Nezareti Umur-ı Şehbenderi Kalemine memur tayin edildi ve vazifesi dışında Fransızcadan roman tercümeleri yaptı. Marsilya, Pire ve 1890 yılında da Kafkasya'ya gönderildi. Sefaretlerde çalışan yazar, 1896'da İstanbul'a dönerek Umur-ı Şehbenderi Kalemi Ser-halifeliğine getirildi. Meşrutiyete kadar Hariciye Nezareti merkezinde çalıştı. Bir yıla yakın Nafia Nezaretinde, Ticaret Müdiriyet-i Umumiyesinde vazife aldı. Tekrar Hariciye Nezaretine dönerek 1912'de Peşte Başşehbenderi oldu. Bu tarihe kadar geçen zaman içinde Ahmed Hikmet, 1908 yılında Türk Derneğinin ve 1911 yılında da Türk Yurdu'nun kurucu üyesi olarak hizmet verdi. 1918'de İstanbul'a dönen yazar, 1924 yılında Halife Abdülmecid Efendinin Ser-karinliğine, iki yıl sonra da Hariciye Vekaleti Müsteşarlığına getirildi. Anadolu-Bağdat Demiryolları İdare Meclisi Azalığı ve Elektrik Şirketi İdare Meclisi Azalığı görevlerini de üstlendi. Ahmed Hikmet 19 Mayıs 1927 günü karaciğer kanserinden öldü. Ahmed Hikmet'in edebiyat merakı daha lise yıllarında başlamıştı. Bu alandaki merakının, aileden gelen bir haslet olduğunu ifade eder. İlk olarak Asır Kütüphanesi neşriyatı arasında çıkan Leyla Yahut Bir Mecnunun İntikamı yayınlandı. Daha sonra Fransızcadan Tuvalet ve Letafet ve Bir Riyazinin Muaşakası adlarında iki eser tercüme ettiyse de, doğu ile batı kültürünün çok farklı olduğunu görerek bir daha eser tercüme etmedi. Servet-i Fünun devrinde, İkdam ve Servet-i Fünun dergilerinde yazdığı hikaye ve nesirlerini 1901 yılında Haristan ve Gülistan adlı eserlerde topladı. Bu iki eserinde Ahmed Hikmet Müftüoğlu, daha iyi tesir yapmak, gönülleri heyecanlandırmak için mübalağalı bir üslub kullandığını, ağır ve anlaşılması güç Servet-i Fünun dilini işlediğini ve hayal mahsulü konular anlattığını bizzat kendisi söyler. Kendisinin de ifade ettiği sebeplerden dolayı bu iki eseri fazla itibar kazanamamıştır. İkinci Meşrutiyetten sonra, zamanın modasına uyarak o da Turancılık edebiyatı akımına uymuştur. Bu akıma bağlı olarak yazdığı yazıların büyük kısmını Çağlayanlar (1922) adlı eserinde toplamıştır. Bu eserinde yazar arı Türkçeciliğe yönelmiş, fakat bu defa da kelime uydurma ve Servet-i Fünundan kalma hayalcilikten kendini kurtaramamıştır. Gönül Hanım adlı romanı Tasvir-i Efkar Gazetesinde tefrika edilmiş ve 1970'de kitap olarak bastırılmıştır. Ahmed Hikmet, yazılarında daha ziyade kelime bulmaya ve üsluba dikkat ettiği için, konulara dikkat etmemiş ve bu yüzden zamanındakilerin ayarında bir edebiyatçı olamamıştır. Eserleri: Patates (ilmî, 1890) Leyla yahud Bir Mecnunun İntikamı (hikaye, 1891) Tuvalet yahud Letafet-i Aza (tercüme ve ilaveler, 1892) Bir Riyazinin Muaşakası yahud Kamil (tercüme, roman, 1892), Haristan ve Gülistan (hikaye, 1901), Gönül Hanım (roman tefrikası, 1920), Çağlayanlar (hikaye, 1922). Bir Tesadüf Kadın Ruhu Beliren Simalar Salon Köşeleri Bir safha-i kalb Silinmiş Çehreler