Örtünmenin Felsefesi

Hicab

Murtaza Mutahhari
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 33 dk.
Sayfa Sayısı:
302
Basım Tarihi:
Mayıs 2016
Yayınevi:
Düşün Yayıncılık
ISBN:
9786055125936
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kadın fırtarı
8/10
·302 syf.·
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Kadın'daki kendini süsleme ve avcılık melekesi (içgüdüsü) çok ilginçtir. Hele erkekler ve onların eksikliklerini gidermek için uğraşan modacılarda bu işle uğraşır, toplumun düzelticileride bunu özendirirse vay o toplumun durumuna! s.89
Din
HicabMurtaza Mutahhari · Düşün Yayıncılık · 2016147 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2022 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 00:00
Toplumun haline bakıp "Aslında tesettürün mantığının kavrasalar bu konuda bir problemleri kalmayacak" mantığından yola çıkarak bu eseri ortaya koymuş yazar. Tesettür hakkında neredeyse her konuyu ele almış denilebilir. Şii olması hasebiyle bir çok yerde 'şii ve sünni alimler...' şeklinde ibarelere rastlanabiliyor. Ancak eserin genel bir faydaya hizmet etmesi için şiiliğin övülmesi vs. gibi bir durum söz konusu değil. Her iki tarafın alimlerinden alıntılar yapılmış ve görüşlerine yer verilmiş.
Tesettür
HicabMurtaza Mutahhari · Önsöz Yayıncılık · 2020147 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2025 00:00
Murtaza Mutahhari'nin Hicab adlı eseri, İslam'da kadınların örtünmesi konusunu ele alan önemli bir kitaptır. Bu eser, hicabın sadece bir dış giyim meselesi olmadığını, aynı zamanda İslam
HicabMurtaza Mutahhari · Önsöz Yayıncılık · 2020147 okunma

Yazar Hakkında

Murtaza MutahhariYazar · 82 kitap
1920 yılının Şubat ayında Horasan eyaletine bağlı Feriman kasabasında dindar bir ailede dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını mektepte okuyarak geçiren Mutahhari, 12 yaşında iken, Meşhed dinî ilimler medresesinde İslâmî bilimler alanında öğrenim görmeye başladı. 1938 yılında, dönemin İran şahı, Rıza Şahın mollalara karşı verdiği sert mücadeleye rağmen dinî derslere devam etmek amacıyla Kum kentine yerleşti.rnrn Burada, dönemin ünlü alimlerinden Ayetullahil-Uzma Şeyh Abdulkerim Hairînin vefatından sonra yerine geçen üç büyük alim yani, Seyyid Muhammed Huccet, Seyyid Sadruddin Sadr ve Seyyid Muhammed Takî Hansarînin yanında okumaya başladı.rnrn 15 yıl süren Kumdaki hayatı süresince, fıkıh ve usul derslerini rahmetli İmam Humeynî ve Ayetullah Burucerdînin yanında, Molla Sadra felsefesi, ahlak ve usul, ilahiyat, İbni Sinanın Şifası ve daha bir çok dersleri Ayetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâînin yanında okudu. Ayrıca bu süre zarfında irfan derslerini Ayetullah Mirza Ali Ağa Şîrazîden aldı. Kumda bulunduğu sürece öğrenimin yanı sıra, sosyal ve siyasal sahalarda da faal bir şekilde bulunuyordu. Bunlardan bir tanesi, İslâmın Fedaileri teşkilatıyla irtibatta olmasıydı.rnrn 1952 yılında Tahrana yerleşen Ayetullah Mutahharî, Mervî medresesinde araştırmaya başladı. 1955 yılında, "Öğrenciler İslâmî Cemiyetinde" ilk tefsir toplantısını düzenledi. Aynı yıl Tahran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev aldı. 1959 yılında Müslüman Tabipler Cemiyetine konuşmacı olarak davet edildi ve sürekli olarak bu işi devam ettirdi. Burada yaptığı ilmi konuşmalar daha sonra ondan geriye kalan önemli konular haline geldi.rnrn 1962 yılından itibaren İmam Humeynînin en faal yaranlarından oldu. Öyleki 15 Hordad ayaklanmasının asıl organizatörlerinden birisiydi. Haziran 1963de rejim aleyhine yaptığı bir konuşma sonucu tutuklanarak hapse atıldı ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı.rnrn İmam Humeynînin sürgüne gönderilmesiyle birlikte Şehit Mutahharî ve fikir arkadaşlarının görevi daha da ağırlaştı. O, bu dönemde toplumun ihtiyacı olan konularla ilgili kitaplar yazmaya ve çeşitli toplantılarda uyarıcı konuşmalar yapmaya başladı. İslâmî harekete kendini adayan Mutahharî, hareketin İslâmîleştirilmesi yönünde çok büyük ideolojik mücadele verdi. 1967 yılında "Hüseyniye-yi İrşâd"ı kurdu. Bir süre sonra Filistinlilere yardım kampanyası başlatarak İsrail aleyhine sert bir konuşma yaptıktan sonra tutuklanarak hapse konuldu ve tek kişilik hücrede tutuldu. Herşeye rağmen mücadelesine devam eden Mutahharî 1974 yılında konuşma yapması yasaklandı ve bu yasak İslâm İnkılabının zaferine kadar sürdü.rnrn 1976 yılında İmam Humeynî ile görüşmek niyetiyle Iraka gitti ve devrimin önemli meseleleriyle ilgili istişarede bulundu. İrana döndükten sonra İran halkını rejime karşı ayaklanmaya ve yürüyüşe davet etmeğe devam eden Mutahharî, İmamın sürgünden İrana dönüşünde karşılama törenlerini organize etti. Devrimden sonra büyük sorumluluklar üslendi, ancak çok geçmeden devrimden bir yıl sonra,1980 yılı 2 Mayıs günü saat 22:20 sularında "Furkan" grubu tarafından suikasta uğradı ve başına isabet eden bir kurşunla şehit oldu.