7,0/10  (4 Oy) · 
13 okunma  · 
2 beğeni  · 
594 gösterim
Nerede bir ahlâkî çöküş, heva ve heveslerin peşinden gidiş, şehevî arzulara tapınış olursa, orada toplum yada millet gerçekten korkunç bir tehlikeye varmış demektir. Evet, bir toplumun kadınıyla erkeğiyle, yaşlısı ve genciyle durumları bu olur ve hayvânî arzularına esir olurlarsa, böylesi bir çirkefe bulanırlarsa; bu cinsel aşırılık onları ister isetemez öylesine bir uçuruma vuvarlar ki, sonuçta doğal olarak o toplum ya da millet içinde helâkin, yok oluşun ve ortadan kalkışın tüm nedenleri de var olur. İşte şu yok olmaya yüz tutan ileri toplumlar… Kendileri bir ateş çukurunun kenarında bekleyip durmaktalar. Her an oraya kayıp yok olacaktır
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    424
  • ISBN:
    9756628959
  • Çeviri:
    Ali Genceli
  • Yayınevi:
    Ağaç Kitabevi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muarrife 
17 saat önce · 10/10 puan

Dünyadaki belli milletlerin kadına verdiği değer ile İslâm'ın verdiği değeri gördükçe çok kez İslam da kadın olmanın kıymetini anlamak isteyen tüm okurlara tavsiyedir.
.
Not : Alıntılar kitabın zengin içeriğinden damlalardır.

Kitaptan 16 Alıntı

Muarrife 
19 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Kadınların erkeklerle aynı hakka sahip oldukları halde , bazı yerlerde ve çok defa Miras konusunda yarı hisse almasının sebebi şudur : kadının her türlü hak ve hukuku erkeğin omuzlarına yüklenmiştir. evlenirken kocasından mehir alır. geçimi ona aittir. halbuki Erkeğe böyle bir avantaj tanınmamıştır. Üstelik kadının geçim meselesi yalnız erkeğini ilgilendirmez. belki , kocanın bulunmadı veya elinin dar olduğu zamanlarda babası , ağabeyi , erkek kardeşi, hatta oğlu veya şeriatın görevlendirdiği herhangi bir yakını kadına bakmak zorundadır . görülüyor ki kadına , hiçbir zaman erkekler kadar sorumluluk yüklenmemiştir . bundan dolayı miras konusunda kadına düşen pay azdır ; eğer sözü geçen avantajlardan sonra bir de kendisine miras eşitliği tanınmış olsaydı bu , erkeğe karşı bir zulüm olurdu .

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 338)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 338)
Muarrife 
19 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Kadın , cinsi arzu ve seksüel temayüllerle birlikte, yaratılış da kendisine bahşedilen utanma , çekinme, ar ve haya gibi fıtri hasletlere sımsıkı sarılmalı , nefsini erkeklere peşkeş çekici bütün faaliyetlerden uzak bulunmalıdır .

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 201)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 201)
Muarrife 
18 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

3- kadının çalışma alanını erkeğinden kesinlikle ayırmak ... her ikisinin , yaratılışlarını gözününde tutarak , düşünce ve bedeni yeteneklerine göre , medeniyetin gelişmesi için ayrı ayrı vazifeler vermek ... ayrı hizmetlere tayin etmek ... Medenî faaliyetlerini , kendi alanlarında birbirine yardımcı olacak , yerlerini ve mevkilerini bilecek, birbirlerinin işini baltalamayacak şekilde organize etmek...

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 354)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 354)
Muarrife 
19 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Şimdi , insafla düşünün:

Yaratıcı kudretin bu kuvvetli sevgiden/muhabbetten güttüğü gaye sadece kadınla erkek arasında cereyan eden cinsi münasebet ve muamele için midir ? bundan başka , iki cins arasında daimi bir alaka ve irtibat yok mudur ? açıktır ki , erkekle kadın arasındaki cinsi temayüller , bahsettiğimiz ulvi gayenin tahakkuku için , daimi bir irtibata ve alakaya dönüşmektedir. Aile teşekkülünü sağlayan unsurlar da esasen söz konusu ettiğimiz daimi irtibat ve alakalar değil midir? çünkü bu alaka, ailenin temelidir . daha sonra gelen kan akrabalığı da sonsuza doğru zincirlemesine uzayan bir keyfiyet belirtir. aileler de musaheret(damat edinme ve kız alıp verme ) yoluyla birbirlerine bağlanır. Aralarında yakınlık ve sevgi alışverişi teessüs eder. yardımlaşma başlar . işte medeniyetin ortaya çıkışı...
Hakikatin medeniyet, insanların bir arada yaşaması demek değil midir ?

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 203)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 203)
Muarrife 
18 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

İslam'da sosyal hayat

1- İslam nizamının esas gayelerinden biri, her ne şekilde olursa olsun sosyal değişikliklerde cemiyeti bütün imkanları birleştirerek seksüel heyecanlardan ve şehveti tahrik edici tesirlerden uzak tutmaktır. insanın bedenî ve aklî kuvvetleri ancak böyle bir ortamda, sükûnetli bir atmosferde gelişip ilerleyebilir. korunmuş ve bir araya getirilmiş bulunan güçlerle, medeniyet binasının kurulması ve gelişmesi için çalışmak mümkündür. insan ancak böyle bir havada kendine düşen görevleri hakkıyla yerine getirebilir.

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 353)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 353)
Muarrife 
18 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Hintlisi, Avrupalısı, Frenkiyle, yüksek sosyeteye mensup yarı çıplak, güya giyinmiş kadınlar her tarafta dolaşıyorlar. bu gibi manzaralara alışmış olan gözler için işin hayasız, hicabsız ve utanılacak yönleri çoktan unutulmuştur. hiç kimse bu şekilde giyinmenin utanmazlık olduğunu aklına getirmiyor bile ... herkes tek şey düşünüyor : seksüel duygular...

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 461)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 461)
Muarrife 
18 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

...anlarız ki, Avrupa'da kadını gösterilen Zâhiri saygının , onun 'kadın' oluşuyla ilgisi yoktur. bu iş , yani kadına hürmet duygusu en güzel örneğini gerçek ölçüleri ile İslam'da bulmuştur. kadına, medenî düzende ve toplum hayatında gerçek ve fıtri yerini İslam vermiştir. hakiki ve doğru manada kadın, dişiliğiyle beraber yükseltilmiş ve dişiliğinin yüceliğine işaret edilmiştir.

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 351)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 351)
Muarrife 
19 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Batılı milletlerin asıl gayesi Müslüman kadını Avrupa'daki hemcinslerinin hayat tarzına adapte etmek Müslümanın toplumsal hayat düzenini değiştirmek yerine Avrupa Avrupalıyı taklidi koymak batılı sosyal düzenin Müslümanlığı kabul ettirmekti.

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 64)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 64)
Muarrife 
19 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Eğer nikah ve aile nizamı olmasaydı -medeniyet açısından - insanın pabucu , çoktan dama atılmış olurdu . böyle bir netice onları hayvanlara benzeyen bir yaşayışa mahkum ederdi. yani başıboş bir hayat anlayışı içinde bildiklerini okurlardı . neticede de insanlık mefhumu tarih sahifelerinden silinip giderdi .

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 222)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 222)
Muarrife 
18 saat önce · İnceledi · 10/10 puan

Cahiliye devrinde yaşayan Arap kadınlarının giyiniş şekli modern dünyadaki hemcinslerinden pek az farklıydı. hatta daha kapalıca olduğu söylenebilir. fakat göğüslerini açarak teşhir ederlerdi. kolları da açıktı. bel, karın mi bazen de göbeği kadar olan kısımda görünürdü . bugünkü Avrupa , Amerika ve Japonya'da ise bundan biraz daha fazlasını görmek mümkündür. Doğu'da ise, İslami hayat nizami hariç hiçbir sistemde elbisenin derli toplu bir şekilde vücudu kapatması için müeyyide yoktur . zaten insana 'medeniyet dersi' veren tek 'ideoloji' İslam'dır.

Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 380)Hicab, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 380)
2 /