İdrak Problemi

Murtaza Mutahhari
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
2019
Yayınevi:
Parlaq İmzalar
ISBN:
9789952525397
Ülke:
Azerbaycan
Dil:
Azerbaycanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Dekartın şəkki...
Puan vermedi·
Əgər mən hər şeyə şəkk edirəmsə,deməli artıq şəkk etməyimə şəkk etmirəm.Yerlə göy arasındakı bir qayanın üzərində durub belə deyir: "Artıq bir yer tapdım".Doğrudur,hiss ilə qavradıqlarıma şəkk edirəm,ağlımla dərk etdiklərimə şəkk edirəm,hətta öz varlığıma belə şəkk edirəm,Tanrı,aləm,din və həyata şəkk edirəm - bütün bunlar doğrudur.Lakin sadəcə bir şeyə hər nə qədər şəkk etmək istəsəm də,şəkk etmirəm: şəkk etməyimə şəkk etmirəm,çünki əgər şəkk etsəm,yenə də şəkk etməkdə olduğumu bilirəm.və beləcə Dekart yerlə göy arasındakı bu nöqtədə dayanır,yəni bilik əldə etmək,həqiqətə çatmaq üçün bir bünövrə axtarır.
insan ve idrak
İdrak ProblemiMurtaza Mutahhari · Parlaq İmzalar · 201924 okunma

Yazar Hakkında

Murtaza MutahhariYazar · 82 kitap
1920 yılının Şubat ayında Horasan eyaletine bağlı Feriman kasabasında dindar bir ailede dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını mektepte okuyarak geçiren Mutahhari, 12 yaşında iken, Meşhed dinî ilimler medresesinde İslâmî bilimler alanında öğrenim görmeye başladı. 1938 yılında, dönemin İran şahı, Rıza Şahın mollalara karşı verdiği sert mücadeleye rağmen dinî derslere devam etmek amacıyla Kum kentine yerleşti.rnrn Burada, dönemin ünlü alimlerinden Ayetullahil-Uzma Şeyh Abdulkerim Hairînin vefatından sonra yerine geçen üç büyük alim yani, Seyyid Muhammed Huccet, Seyyid Sadruddin Sadr ve Seyyid Muhammed Takî Hansarînin yanında okumaya başladı.rnrn 15 yıl süren Kumdaki hayatı süresince, fıkıh ve usul derslerini rahmetli İmam Humeynî ve Ayetullah Burucerdînin yanında, Molla Sadra felsefesi, ahlak ve usul, ilahiyat, İbni Sinanın Şifası ve daha bir çok dersleri Ayetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâînin yanında okudu. Ayrıca bu süre zarfında irfan derslerini Ayetullah Mirza Ali Ağa Şîrazîden aldı. Kumda bulunduğu sürece öğrenimin yanı sıra, sosyal ve siyasal sahalarda da faal bir şekilde bulunuyordu. Bunlardan bir tanesi, İslâmın Fedaileri teşkilatıyla irtibatta olmasıydı.rnrn 1952 yılında Tahrana yerleşen Ayetullah Mutahharî, Mervî medresesinde araştırmaya başladı. 1955 yılında, "Öğrenciler İslâmî Cemiyetinde" ilk tefsir toplantısını düzenledi. Aynı yıl Tahran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev aldı. 1959 yılında Müslüman Tabipler Cemiyetine konuşmacı olarak davet edildi ve sürekli olarak bu işi devam ettirdi. Burada yaptığı ilmi konuşmalar daha sonra ondan geriye kalan önemli konular haline geldi.rnrn 1962 yılından itibaren İmam Humeynînin en faal yaranlarından oldu. Öyleki 15 Hordad ayaklanmasının asıl organizatörlerinden birisiydi. Haziran 1963de rejim aleyhine yaptığı bir konuşma sonucu tutuklanarak hapse atıldı ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı.rnrn İmam Humeynînin sürgüne gönderilmesiyle birlikte Şehit Mutahharî ve fikir arkadaşlarının görevi daha da ağırlaştı. O, bu dönemde toplumun ihtiyacı olan konularla ilgili kitaplar yazmaya ve çeşitli toplantılarda uyarıcı konuşmalar yapmaya başladı. İslâmî harekete kendini adayan Mutahharî, hareketin İslâmîleştirilmesi yönünde çok büyük ideolojik mücadele verdi. 1967 yılında "Hüseyniye-yi İrşâd"ı kurdu. Bir süre sonra Filistinlilere yardım kampanyası başlatarak İsrail aleyhine sert bir konuşma yaptıktan sonra tutuklanarak hapse konuldu ve tek kişilik hücrede tutuldu. Herşeye rağmen mücadelesine devam eden Mutahharî 1974 yılında konuşma yapması yasaklandı ve bu yasak İslâm İnkılabının zaferine kadar sürdü.rnrn 1976 yılında İmam Humeynî ile görüşmek niyetiyle Iraka gitti ve devrimin önemli meseleleriyle ilgili istişarede bulundu. İrana döndükten sonra İran halkını rejime karşı ayaklanmaya ve yürüyüşe davet etmeğe devam eden Mutahharî, İmamın sürgünden İrana dönüşünde karşılama törenlerini organize etti. Devrimden sonra büyük sorumluluklar üslendi, ancak çok geçmeden devrimden bir yıl sonra,1980 yılı 2 Mayıs günü saat 22:20 sularında "Furkan" grubu tarafından suikasta uğradı ve başına isabet eden bir kurşunla şehit oldu.