İlk Sevgi

Ahmet Rasim

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·149 syf.··
Beğendi
·
2026 136. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 22:09
Romanda Ahmet Rasim'in yer yer olay örgüsüne müdahale edercesine kahramanlarına seslenmesi ve onların gelecekleri hakkında okura bilgi vermesi Ahmet Midhat Efendi'yi anımsatır. Romanda olay örgüsü ilerlerken yazar da arka planı oluşturan İstanbul mekanlarını tasvir eder. Şehir Mektupları yazarı İstanbul'un semtlerinden, eğlence yerlerinden ve ulaşım araçlarından bahsederek toplumsal mekanların yanında toplumsal hayatı da okura aktarır. Ahmet Rasim romanda, Nadire'yi kötü örnek vasfıyla sunarak devrin kadınına toplumsal rolü olan iyi bir eş ve anne olmanın güzelliğini hatırlatır.
İlk SevgiAhmet Rasim · Kapra Yayıncılık · 202146 okunma
sonsuz döngü ölüm
10/10
·149 syf.··
2025 75. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 00:00
Ahmet Rasim’in İlk Sevgi kitabı sadece aynı adlı novella ile değil, içinde barındırdığı üç hikâyeyle birlikte dönemin edebi atmosferini ve insan ruhuna dair keskin gözlemleri yansıtan önemli bir eserdir. Kitabın merkezinde yer alan “İlk Sevgi”, gençlikte başlayan bir aşkın yıllar sonra yeniden ortaya çıkışı üzerinden hem bireysel hem toplumsal sancıları işliyor. Nadire ve Nedim’in hikâyesi, aşkın unutulmazlığı ile toplumun birey üzerindeki baskılarının nasıl içsel çatışmalara dönüştüğünü gösteriyor. Ahmet Rasim burada, özellikle Nadire karakterinde, kadın kimliğinin hem kırılganlığını hem de güçlü direncini edebi bir derinlikle yansıtarak okuru duygusal bir hesaplaşmaya davet ediyor. İstanbul’un nostaljik atmosferi ve ayrıntılı betimlemeler, bu hikâyeyi yalnızca bir aşk öyküsü değil, aynı zamanda insanın kendi kalbiyle mücadelesini anlatan güçlü bir novella hâline getirir. İkinci Hikaye "Isıtırap Geceleri" Ahmet Rasim’in kısa ama etkileyici anlatısıyla iki genç karakterin aşk, şüphe ve ıstırabı üzerinden toplumsal ve duygusal derinlikleri keşfeden bir eser. Gülistan ve Şevket arasındaki bağ, mutlak bir aşk hikâyesinden çok duyguların kıyısında süzülmüş şüphelerle dolu, içsel bir hesablaşmayı yansıtıyor. Kitap, gecenin sessizliğinde insan ruhunun kendi gölgeleriyle yüzleşmesini betimlemeleriyle öne çıkar; Rasim’in dili yoğun, mecazlarla yüklü, melankolik atmosferi okurun damarlarında yankı uyandıracak türden. Şevket’in Gülistan’a duyduğu sevgi kadar ona dair aklında oluşan “şüphe” de karakterin psikolojisinde önemli bir yer kaplıyor. Bu şüphe, sadece karşı tarafın sadakatini sorgulamak değil, sevginin kendisinin ne kadar güvenli bir zemin üzerine kurulu olduğuna dair içsel bir sarsıntı yaratmak anlamına geliyor. Gülistan ise toplumun, beklentilerin ve kendi
Türk Edebiyatı
İlk SevgiAhmet Rasim · Kapra Yayıncılık · 202146 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet RasimYazar · 34 kitap
Kendine özgü bir üslupla kaleme aldığı eserleri geniş bir okur kitlesi tarafından okunan, mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerine tanıklık etmiş bir yazardır. 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı.3.ve 4. Dönem TBMM'de İstanbul milletvekili olarak yer aldı. Tanınmış bestekar Osman Nihat Akın'ın dedesidir. Darüşşafaka mezunudur. Muharrirlik, Yazarlık, Bestekârlık, Posta Telgraf İdaresi Memurluğu, Tercümanı Hakikat, Saadet, İkdam, Sabah, Malumat, Servet, Tanin, Hak ve Tasvir-i Efkar gazeteleri yazarlıkları, Güneş, Gülsen, Sebat, Say ve Servet-i Fünun, Resimli Gazete, Musavvar ve Malumat dergileri yazarlıkları, TBMM III. ve IV. Dönem İstanbul Milletvekilliği ve III. Dönem Kütüphane Encümeni Reisliği yapmıştır. Evli ve altı çocuk babasıdır. Yaşamı 1864'te İstanbul'da Fatih'in Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi. Babası Menteşeoğulları'ndan Kıbrıslı Bahaeddin Efendi, annesi Nevbahar Hanım'dır. Babası kendisi doğmadan evvel ailesini terk ettiği için Nevbahar Hanım onu tek başına yetiştirdi. 1875 yılında başladığı Darüşşafaka'da edebiyatla tanıştı. Bu okulda bestekâr Mehmet Zekai Dede'den müzik dersleri de aldı. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. Eğitimini 1883 yılında birincilikle bitirdi. Okulu bitirdikten sonra diğer Darüşşafaka mezunları gibi Posta ve Telgraf Nezareti'nde memur oldu. Bu kurumda kısa bir süre kâtiplik yaptı. Memuriyet hayatının ilk aylarında Sadberk Hanım ile evlendi; 1902'de eşinin ölümüne kadar süren bu evlilikten dört oğlu, iki kızı oldu. Memuriyet hayatını benimsemeyen ve hayatını yazar olarak kazanmak isteyen Ahmet Rasim'in ilk yazısı Ahmet Mithat Efendi'nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlandı. Bu, 'Yolcu' başlıklı bir tercüme yazı idi. Ardından dönemin ünlü gazetecisi Baba Tahir vasıtasıyla Ceride-i Havadis'te fenni konularla ilgili yazı ve tercümeler yayımlamaya başladı. Bir süre Mekteb-i Behrami adlı okulda ve Komonto Musevi okulunda öğretmenlik yaptı. Ahmet Mithat'tan gördüğü teşvik sayesinde 1885'ten sonra kendisini tamamen gazeteciliğe verdi. Yayın hayatına 1891'de başlayan Servet-i Fünun dergisinde fen konularındaki yazılarının yanında, tefrik halinde romanlarını da çıkarma imkanı buldu. Leyal-i Izdırap, Meşak-ı Hayat ve Afife burada yayınlandı. Ancak Servet-i Fünun yazarlarının genel edebi çizgisini benimsemedi. O, Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmet Mithat Efendi'nin doğu ve batı edebiyatının olumlu yanlarını sentez haline getirmeyi amaçlayan edebi anlayışını benimsemişti. 1908'de Hüseyin Rahmi ile birlikte 37 sayı süren 'Boşboğaz ile Güllâbi' adlı bir mizah gazetesi çıkaran Ahmet Rasim, gazeteciliği Malumat, Sabah, Sebat, Güneş, Maarif, Resimli Gazete, Mecmuai Ebüzziya, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Resimli Ay, İkdam, Boşboğaz, Basiret, Tasvir-i Efkar, Vakit, Akşam, Cumhuriyet gazete ve dergilerindeki yazılarıyla sürdürdü. Bunun yanında Gülşen, Sebât, Hamiyyet, Şafak, Servet, Tanin, Envâr-ı Zekâ, Maarif, Resimli Gazete, Hazine-i Fünun, Mektep, Pul, Fen ve Edep, İrtika, Surâ-yı Ümmet, Donanma, Resimli Kitap, Musavver, Muhit gibi dergilere gerçek adıyla, Hanımlara Mahsus Malumât'ta ise 'Leyla Feride" adını kullanarak yazılar göndermiştir. 1898'de Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Suriye gezisi sırasında Malumat gazetesi tarafından Suriye'ye, 1916'da da Sabah gazetesince harp muhabiri olarak Romanya cephesine gönderildi. Bu arada okullar için yazdığı tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik gibi çeşitli konulardaki eserlerini kitap halinde bastırdı. Menâkıb-ı İslâm adlı kitabı dolayısıyla II. Abdülhamit'ten Mecidi nişanı aldı. Şiir, hikaye ve roman alanlarında eserler verdiyse de onu günümüze ulaştıran "Şehir Mektupları", "Eşkâl-i Zaman", "Cidd-ü Mizah", "Gülüp Ağladıklarım" gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları oldu. Müzik alanında da eserler veren sanatçı, besteleri de kendisine ait olan pek çok şarkı sözü yazdı. Yakın dostu müzisyen Tatyos Efendi'nin bestelediği uşşak makamındaki 'Bu akşam gün batarken / Sakın geç kalma, erken gel' dizeleri ile başlayan güftesi günümüze kadar gelen eserlerindendir. 1927'de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in referansıyla İstanbul milletvekili oldu ve TBMM'nin üçüncü ve dördüncü dönemlerinde milletvekilliği yaptı. Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı. 1932'de Heybeliada'daki evinde hayatını yitirdi, Heybeliada'daki Abbaspaşa Mezarlığı'na gömüldü. İstanbul Fatih Karagümrük'te 1938-1939 öğretim yılında kurulan Karagümrük Ortaokulu'nun adı 1965-1966'da Ahmet Rasim Ortaokulu olarak değiştirilmiştir. Okul 1988-1989'dan itibaren Ahmet Rasim Lisesi adını almıştır.