“Imam Şamil kaybetmedi…
Çünkü kaybedenler unutulur.
O ise bir milletin, bir inancın kalbine gömüldü…
‘Değil boyun eğmek, düşünmeyi bile yasak ediyorum!’ dedi.
Ve biz unuttukça çöküş başladı.
Ama unutma:
Bir millet mücadele etmediği gün, kendi mezarını kazmaya başlar.
Şamil, hala bize yol gösteriyor…”
İmam Şamil’in mücadelesi, yalnızca Ruslara karşı bir savaş değil; imana, hürriyete ve onura sarılmış bir direnişti.
Onun elinde ne modern silahlar, ne fabrikalar, ne de diplomatik destek vardı. Ama elinde inanç, irade ve millet sevgisi vardı.
Bugün hâlâ unutmamamız gereken bir gerçek var:
Teslimiyet zincirle başlamaz, inançsızlıkla başlar.
Şamil’in direnişi bir masal değil, bir hakikatin destanıdır.
Bu kitap, sadece bir kahramanı anlatmıyor; bugün hâlâ cevap aradığımız sorulara işaret ediyor:
Cesaret nedir?
Mücadele neden önemlidir?
İnanç ne zaman en büyük silah olur?
İmam ŞamilEbubekir Subaşı
Mükemmel bir kitap yazarın kitapları bazı kişilere ağır gelebilir ama ben tarih okumayı çok seviyorum yazarın kitaplarını okurken yaşanılanların içinde gibi hissediyorum Mükemmel
"Ey General! Çar'ına şöyle haber ver ki; Kafkasya'nın bağrında daha binlerce Ahulgo gibi kaleler var ve on binlerce Surhay kule yerini almıştır. Bunların hepsi Rabbine baş kaldırıp eceline susamış olanları beklemektedir. Silahlarınızın vücûdumda açtığı üç yarayı şifalı Dağıstan otlarından kendi ellerimle yaptığım ilâçlarla şimdiden iyileştirdim ve size karşı harp etmek üzere hazırlandım. Kalbimde açtığınız evlâd ü ıyâl ve hemşiremden gelen ayrı ayrı dört yaranın hiçbir hükmü yoktur. Geri kalan evlâd ü ıyâlimi de daha şimdiden vatana ve Allah yoluna kurban olarak adadım. Size ve Çar'ınıza her şeyi bol bol vereceğiz, fakat vatanın hürriyet ve şerefini asla! Ahulgo'da aldığınız kanlı ders kâfi gelmediyse, zengin Çar'ınızın ordularını ve hazinelerini ortaya dökerek tekrar geliniz. Askerlik şerefini lekeleyerek yalan söyleyiniz, vaadlerinizi inkâr ediniz, ormanlarımıza kundak sokunuz, ekinlerimizi yakınız, meyva ağaçlarımızı, bahçelerimizi kavurunuz. Bütün bunlar Kafkas'ın ezelî hürriyet ve istiklâl aşkını körüklemekten başka hiçbir işe yaramayacaktır! Çarlar ölecektir, Petro'larınız ve Katerina'larınız gibi Nikolay da gözleri arkasında geçip gidecektir. Fakat Kafkasya mutlaka kurtulacak, hür ve mes'ud olacaktır. Allah, hak ve vatan uğrunda çarpışanların yardımcısı olsun!"
(İmam Şamil'in hezimete uğrattığı, Kafkaslarda Ahulgo kalesini kuşatan
Rus Çar'ı Nikolay'ın generaline gönderdiği mektup)
İmam ŞamilEbubekir Subaşı · Çelik Yayınevi · 201633 okunma
Ebubekir Subaşı 1965 yılında Erzurum ilinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Erzurum'da tamamlamıştır. 1982 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri bölümünü bitirmiş 1986 yılında İstanbul'a gelip yayıncılık , tercüme , tashih ve redaksiyon gibi işlerle uğraşmıştır. Askerlik hizmetini yaptıktan sonra bir müddet daha yayıncılık işleri ile uğraşmış olup 1990 yılı Mart ayında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Başkanlığın'da arşiv hizmetlerinde çalışmaya başlamıştır ve buradan emekli olmuştur. Ebubekir Subaşı Arapça, Farsça, Osmanlıca ve İngilizce olmak üzere dört dil bilmekte olup 1987 yılından beri araştırma ve yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir. Evli ve üç çocuk babası olup Ebubekir Subaşı aynı zamanda yeminli mütercimlik yapmakta ve sporla da ilgilenmektedir.