Adı:
İslam
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758190121
Kitabın türü:
Çeviri:
Prof. Dr. Mehmet Aydın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
İslam, "Allah'ın iradesine teslim olma"dır, yani Allah'ın emrine ve Ahlaki Buyruğu, dünyanın fiziki dokusunda uygulamaya azmetmedir. Bu uygulama Allah'a hizmettir; O'na ibadettir. Müslüman, bu hizmeti yerine getirebileceğine, getirmek zorunda olduğuna dair inancını aslayitirmemiştir. O kendi kendini yokladığı şu sıralarda, daha önce asla tasavvur etmediği bir bütünlük içinde bu hizmetin anlamını idrak etmeye çalışmaktadır. Müslüman'ın şu anda doğmakta oaln tasavvurunun derecesi, genişliği, tamlığı ve faaliyeti, sadece kendi geleceğini değil, çevresindeki dünyanın da büyük bir kısmını etkisi altında alacaktır.
368 syf.
·17 günde·Puan vermedi
İslam bugün şu teyzenin yada amcanın, şu gencin, bu benim ve kurumsal yapının içinde neye tekabül etmektedir,ne söylemektedir? İslam, yalnızca kişinin Allah ile kurduğu duygusal bağ olarak açıklanabilir mi yoksa sosyal, siyasi, iktisadi, hukuki düzene dair arzuları var mıdır?
FazlurRahman'a göre bu soruların cevabı müspettir. İslam ahlaki ilkelere dayalı bir sosyal düzen kurmak ister. Tamamen ruhani bir din anlayışını İslam' da bulamazsınız. Buda gayet tabidir. Çünkü yeryüzünü ıslaha dair birşey söylediğinizde kendinizi siyasetin, hukukun, ekonominin içinde buluveriyorsunuz.

İki temel problemimiz var; birincisi muhafazakar zihniyetin durumun vehametini idrakten yoksun olarak bilinçsizce birşeyleri koruma çabası( ki kendi içinde dahi muhafaza etmeye çalıştıkları birikim farklılık arzetmekte, birinin kabul ettiğini diğeri reddetmektedir.) İkincisi ise, entelektüel açıdan yetişmiş bireylerin birikimini hayata aksettirme gayesi içinde olmamalarıdır. Bu sebeple amel de iş görenlerin fikriyatta yeterli olmamaları, fikri alanda iş görenlerinde amelde bulunmamaları gibi bir saçmalıkla karşı karşıya kalıyoruz. Çözüm malum olduğu üzere entelleri fikir alkozminden kurtarıp modernizm ile var olan imtihanı "sahada" vermeye davettir. Fazlur Rahman bu konuda ilim adamlarımıza fazlasıyla yol gösterecektir.

Birkaç farkındalığımı da yazıp incelemeyi bitireceğim. Öncelikle şunu esefle belirtmek gerekir ki; bugünün tarihselcileri Fazlur Rahman' ın söylediklerinin üzerine birşey söyleyebilmiş değillerdir. İslam dünyasının içinde bulunduğu durgunluktan bahseden bu nadide hocalarımız Fazlur Rahmanın fikirlerini tekrardan başka birşey yapmamaktadırlar.

Bir başka farkındalığım da şudur; bir konu hakkında fikir beyan etmek için o konuyu tarihî açıdan tenkide tabi tutacak birikimimizin olması gerekir aksi söz konusu ise yani yeterli birikime sahip değilsek susmak, bilenden iktibasta bulunmakla yetinmek gerekir. Konuya uygun bir ayeti,hadisi, düşünceyi örnek vermek isterken konunun sebeblerine vakıf olmadığımızı bilmediğimizden meseleyi bağlamından kopardığımızı, içinden çıkılamaz hale soktugumuzu fark etmiyoruz bile. Bu yüzden sûkütta çoğu zaman hayat vardır, anlam vardır.

Fazlur Rahmanın tarihsel yaklaşımını burada bir inceleme ile anlatmaya çalışacak sığlıkta olmamak gerekir. Bu konuda kendi eserlerine, hakkında yazılan kitaplara, makalelere başvurulabilir.

..adalete,hakkaniyete ve mazlumun hakkını savunmaya -içimizdeki ahlaki buyruğu canlı tutmamızdan ötürü- davete gerek duymadan koştuğumuz, koşacağımız günü hayal ediyor ve o gün için tıpkı Fazlur Rahman gibi okuyor, yazıyor ve çabalıyorum. Gayretlerimizin boşa gitmeyeceğine, birşeylerin değişeceğine ve güzelleşeceğine inancım tamdır.
İslama göre, insanlar farklı.kabiliyetlere sahip olsalar da, bu kaabiliyeti ölçüsünde çaba göstererek kazançlarını sağlamaları gerekir.
Fazlur Rahman
Sayfa 4 - Selçuk Yayınları Birinci Baskı 1981
Aslında Kuran'ın bir bütün olarak okuyucu üzerinde bıraktığı en şiddetli izlenim, Hristiyanların genellikle ortaya koydukları gibi ne gözetleyen, asık suratlı ve cezalandıran bir Allah ne de İstanbul hukukçularının sandıkları gibi bir baş yargıç şeklinde olmayıp evrendeki düzenin yaratıcısı olan birleştirici ve amaçlı bir irade şeklindedir.
İslâm modemizmi, dinin bir kısmını atıp geri kalanını zamanın şartlarına uydurmak da değildir. Sözgelişi, Kur’an'ın itikadî ve ahlâkî ilkelerini esas alıp öteki hükümlerini bir yana bırakan bir düşünce, "İslâmî" sıfatını alma hakkını o anda yitirir.
Islâm modemizmi, Batıdan alınan bir sistemi, yahut bazı, sistemlerin (ilmî, felsefî vs.) bazı yanlarını alarak onu veya onları Islâmla, yahut İslâm'ın bazı yönleriyle birleştirmeye çalışan faaliyetin adı değildir. Başka bir deyişle, İslâm modemizminin öteki "eklektik” tutumlardan ayrıldığı önemli noktalar vardır. Yine, İslâm modemizmini sıradan bir "ihyâ" hareketi olarak görmek, yahut onu Batı karşısında oluşan bir tepki faaliyeti olarak değerlendirmek de kesinlikle yanlış olur. Aynı ölçüde bir yanlışlık da onu Batıcılığın bir uzantısı, sözcüsü ve temsilcisi gibi ele almaktır.
Bugün için İslâm ülkelerinde kapital ve emeğin topyekûn harekete geçirilmesi şarttır. İslâm Dîni böyle bir şeye karşı değildir. Kişinin fikrî ve ahlâkî melekelere tam olarak sahip olması için topluma yol göstermek ve onu denetlemek gerekli­dir. Ancak devletin bu rehberlik görevi geçici olmalıdır. Kişi,fikrî ve ahlâkî bakımdan tam yeterlik kazanınca, devletin gü­dümlü siyaseti terkedilebilir. toplumun ancak bu yolla doktriner sosyalizm ve kapitalizmin çıkmazlarından kurtu­lacağı kanaatindedir.
Etkin olmak amacındaki hiçbir ıslahatçı gerçek durumu görmezlikten gelemez ve sırf hayali bir takım buyruklar vazedemez
Allah senin ruhunu bir fırtına ile karşılaştırsın
Zira senin deniz sularında nadiren bir hareket var. M. İkbal

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9758190121
Kitabın türü:
Çeviri:
Prof. Dr. Mehmet Aydın
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ankara Okulu Yayınları
İslam, "Allah'ın iradesine teslim olma"dır, yani Allah'ın emrine ve Ahlaki Buyruğu, dünyanın fiziki dokusunda uygulamaya azmetmedir. Bu uygulama Allah'a hizmettir; O'na ibadettir. Müslüman, bu hizmeti yerine getirebileceğine, getirmek zorunda olduğuna dair inancını aslayitirmemiştir. O kendi kendini yokladığı şu sıralarda, daha önce asla tasavvur etmediği bir bütünlük içinde bu hizmetin anlamını idrak etmeye çalışmaktadır. Müslüman'ın şu anda doğmakta oaln tasavvurunun derecesi, genişliği, tamlığı ve faaliyeti, sadece kendi geleceğini değil, çevresindeki dünyanın da büyük bir kısmını etkisi altında alacaktır.

Kitabı okuyanlar 25 okur

  • Usvera
  • Burak
  • philosopher
  • Vjhfbjkfg
  • Özlem K
  • Kerim Diktaş
  • Mehmet Yılmaz
  • Esra Deniz
  • Tarkan Güney
  • Cengizhan06

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (4)
9
%20 (2)
8
%20 (2)
7
%10 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%10 (1)
2
%0
1
%0