İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu

·
Okunma
·
Beğeni
·
992
Gösterim
Adı:
İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
333
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055888503
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim ve Gelecek Yayınları
Doç. Dr. Hasan Aydın'ın bu yapıtı, felsefenin İslam kültüründeki yazgısında belirleyici olan anılan iki süreci, temel yapısal sorunlarını da dikkate alarak tarihsel-eleştirel yöntemle irdelemekte; tarihsel süreçte gözlemlenen felsefeye yönelik çatışma ve gerilim hattını, eleştirel bir perspektifle ortaya koymaktadır. Bu bakımdan yapıtın, felsefenin İslam kültüründe geçmişte başına gelenlerin, modern dönemde de gelmemesi için bir uyarı niteliği taşıdığı söylenebilir.

Tarihsel veriler, felsefi düşünce ile kültürlerin 'sürekli aydınlanması' arasında, köklü bir ilişkinin olduğunu gösteriyor. Bir kültürde, felsefi düşünce bir biçimde kök salabiliyorsa, o kültürde belli bir aydınlanma süreci yaşanmakta, felsefi düşünce krize girdiğinde ya da kötürümleştiğinde, bir bütün olarak kültür dinamizmini yitirmekte, durağanlaşmakta ve bir süre sonra da kendini yeniden üretemez hale gelmektedir.

Neden böyledir? Kuşkusuz sorunun yanıtı, üretim ilişkilerine ve toplumsal yapıya değin uzanan karmaşık çözümlemeleri gerektirmekle birlikte, ilk bakışta şunları söylemek olasıdır: Felsefi düşüncede öne çıkan sorun odaklı eleştirel yaklaşım, hakikati buldum diyen dogmatik düşünceleri saf dışı etmekte, farklı düşüncelerin, karşıt savların serbestçe tartışılabileceği demokratik bir ortamın oluşumuna katkı sağlamakta, kavramsal çözümlemeler ve mantıksal uslamlamalar yoluyla var olan düşüncelerin kritik edilmesine olanak sağlamakta, daha da önemlisi, bilgi ve değer üretiminin önündeki engelleri kaldırmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
333 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10
İlahiyat Fakültesi'nden mezun olmuş, sonra Felsefe üzerine Master ve doktora yapmış, ilerici ve İslam Felsefesi konusunda açık bir şekilde otorite denebilecek bir BİLİM ADAMI: Hasan Aydın. Normalde felsefeyi bırakın sosyal bilimler alanında çalışanlara bile - birçok palavra barındırmasından dolayı- BİLİM ADAMI etiketi (title) verilmesine karşı olmama rağmen, İlahiyat kökenli bir Felsefeci'ye bu tanımın verilmesinin gayet yerinde olduğunu, bu kitabı okuduktan sonra gördüm.
Kitap ; geçmişten aldığı ilhamla geleceğe ışık tutan bir "yapıt". "Yapıt" diyorum çünkü, basit bir "tarih kitabı ya da felsefe kitabı" olarak tanımlayamayız.Kitabın önemini ortaya koyan olgu; hem geçmişin İbn-i Rüşd ve Gazzali temelinde çok iyi bir analizini yapıyor hem de 53 ülkede çoğunluğu oluşturan Müslümanların neden "Aydınlanma sorunu" yaşadıklarını açıklıyor.Bu kitabı okuyana kadar ben de İbn-i Rüşd'ün sorgulayıcı-eleştirel düşünce sistemi yerine Gazzali'nin Tanrı merkezli-mistik-nakilci-dogmatik kısaca " Eşari itikatlı Sünni" din anlayışının benimsenmesinin Müslüman toplumları çıkmaza soktuğunun farkındaydım. Lakin, bu kitabı okuyarak sorunun hem içsel hem de dışsal nedenleri olduğunu; bu "Aydınlanma Krizi" nin sadece İbn-i Rüşd-Gazali çekişmesine indirgenemeyeceğini öğrenmiş oldum.
Kitap gerçekten tarafsız bir dille yazılmış. İlerici bir kimliğe sahip olan yazarın , genelde sorgulamacı ve eleştirel olarak tanınan İbn-i Rüşd'ü ( ö 1198) eleştirmemesi beklenebilirdi. Ama İbn-i Rüşd'ün bile , İslam toplumunda felsefenin çıkmaza girmesindeki payı irdelenmiş.Hatta 1933 Üniversite Reformu sonrasında Türkiye'de felsefe üzerine düşüncelerin aktarıldığı bölümde , Felsefeyi , aynı Gazali anlayışı ile mistisizme ve teolojiye dönüştürmeye çalışan ekolün fikirleri de nesnel bir tutumla ortaya konmuş.
Özet olarak; ilkokul 3. sınıftan Lise 3. sınıfa kadar her yıl almış olduğum "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" öğretmenlerinin, ne kadar gereksiz ve aldığı maaşı haketmeyen, müfredat içerisinde kalarak dersi anlatmış olsalar bile öğrenciye ufuk açamayan , at gözlüğü giydirilmiş, sorgula(ya)mayan ezberci kişiler olduklarını fark ettim. Kitabı okuduktan sonra , evinizdeki tapınağınızda( kütüphanenizde) daha fazla felsefe kitabı bulundurmaya özen göstereceğinize eminim.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
333
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055888503
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim ve Gelecek Yayınları
Doç. Dr. Hasan Aydın'ın bu yapıtı, felsefenin İslam kültüründeki yazgısında belirleyici olan anılan iki süreci, temel yapısal sorunlarını da dikkate alarak tarihsel-eleştirel yöntemle irdelemekte; tarihsel süreçte gözlemlenen felsefeye yönelik çatışma ve gerilim hattını, eleştirel bir perspektifle ortaya koymaktadır. Bu bakımdan yapıtın, felsefenin İslam kültüründe geçmişte başına gelenlerin, modern dönemde de gelmemesi için bir uyarı niteliği taşıdığı söylenebilir.

Tarihsel veriler, felsefi düşünce ile kültürlerin 'sürekli aydınlanması' arasında, köklü bir ilişkinin olduğunu gösteriyor. Bir kültürde, felsefi düşünce bir biçimde kök salabiliyorsa, o kültürde belli bir aydınlanma süreci yaşanmakta, felsefi düşünce krize girdiğinde ya da kötürümleştiğinde, bir bütün olarak kültür dinamizmini yitirmekte, durağanlaşmakta ve bir süre sonra da kendini yeniden üretemez hale gelmektedir.

Neden böyledir? Kuşkusuz sorunun yanıtı, üretim ilişkilerine ve toplumsal yapıya değin uzanan karmaşık çözümlemeleri gerektirmekle birlikte, ilk bakışta şunları söylemek olasıdır: Felsefi düşüncede öne çıkan sorun odaklı eleştirel yaklaşım, hakikati buldum diyen dogmatik düşünceleri saf dışı etmekte, farklı düşüncelerin, karşıt savların serbestçe tartışılabileceği demokratik bir ortamın oluşumuna katkı sağlamakta, kavramsal çözümlemeler ve mantıksal uslamlamalar yoluyla var olan düşüncelerin kritik edilmesine olanak sağlamakta, daha da önemlisi, bilgi ve değer üretiminin önündeki engelleri kaldırmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Emre
  • Minerva'nın Baykuşu
  • Zeliha Düzen
  • İsmail Eş
  • Nietsche'nin Evlatlığı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%50 (2)
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0