"İSTANBUL"
Dünya üzerinde öyle şehirler vardır ki, yalnızca taşlarıyla, sokaklarıyla değil; ruhuyla, hafızasıyla da konuşur insana. İstanbul, tam da böyle bir şehir. Kıtaları birleştiren köprü değil sadece; medeniyetleri, inançları, kültürleri ve hayalleri de bir araya getiren bir tarih sahnesi âdeta. Kıtaları birleştirmekle kalmayan, çağları da birbirine bağlayan bu kadim şehir, her dönem kendini yeniden tanımlamış, yeniden yaratmıştır. Prof.Dr. Feridun M. Emecen, Osmanlı tarihi ve şehir tarihçiliği alanındaki derin birikimiyle tanınan önemli bir akademisyen. Yazar kitabında, İstanbul’u bir dönüşüm hikâyesi olarak okura sunuyor ve bu büyüleyici şehrin zamana karşı nasıl yeniden şekillendiğini anlatıyor. Bu eser, sadece İstanbul’un kronolojik tarihini değil, bir şehrin medeniyetlerle kurduğu çok katmanlı ilişkiyi derinlikli biçimde ortaya koyan bir başyapıt niteliğinde. İstanbul’un neden imparatorlukların gözdesi olduğunu anlamak için yalnızca haritaya bakmak yeterli olabilir. Ancak bu eserde, coğrafyanın ötesine geçerek şehrin kültürel, siyasi ve sosyolojik zenginliğini mercek altına almış yazar. Jeopolitik önemi, kültürel çeşitliliği ve tarihi olayların merkezindeki rolü, akademik titizlikle ve güçlü kaynaklarla desteklenerek aktarılmış.
İstanbul'un çoklu medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması, kültürel zenginliğini de beraberinde getirmiştir. Kitap, bu kültürel çeşitliliğin şehrin dokusuna nasıl işlediğini, farklı inançların, yaşam tarzlarının ve sanat anlayışlarının şehri nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. İstanbul’un binlerce yıllık serüvenini yalnızca olaylarla değil, bu olayların arkasındaki zihniyet dönüşümleriyle birlikte anlatıyor.
İstanbul’un Pagan dönemden Hristiyan Roma’ya, oradan Bizans’a ve ardından Osmanlı’nın göz kamaştıran payitahtına uzanan