Nerden başlayayım bilemiyorum... Bu kitabı çocukken okuduğumu hatırlıyorum ama sanırım sonuna varmamisim çünkü çok büyük şoka uğradım son sayfalarda. son sayfalardaki hayal kırıklığı yaşanmamış olsaydı 6-7/10luk kitaptı,10 vermememin nedeni de gereksiz uzunluğu olurdu. Iki yüz - üç yüz sayfası olmasa da olurdu, gereksiz yere bazı cinayetleri ya da kitap boyunca hiçbir anlamlı katkısı olmayan karakterlerin ölmeden önceki sahnelerini okumamiza gerek yoktu. Pennywise karakterinin özü mechullugunu koruyor,yazar onun için uzaydan gelmiş başka bir yaratık olduğunu söylese de adı kaplumbaga olan başka bir gücün varlığından da bahsediyor. Ve bir de başka bir güç daha var. Bu kadar ama. Çok ayrıntıya girmiyor. Ve bana maalesef gülünç de geldi bu kaplumbağa zırvası. Yani bilinmeyen bir güç söz konusu ve ismi ve kendisi Kaplumbağa mi? Saçma sapan ot çekmiş gibi konuşmaları dışında da bir katkısı olmadı. Biraz wisdom beklerdim,sözde evreni yaratmış guya. Ki işte diyorum ya,gulunc.Kaplumbağa ortaya çıkana kadar bir kader örgüsünden bahsedildi durdu,önemli bir ogeydi,güzel işlenebilirdi. işte cocuklarin sayısının yedi olması,yedinin mistik gücü,karsilasmamalari gerekirken devamlı "tesadüflerin" onlari bir araya getirmesi falan filan. "iyi bir güç" ( kaplumbağa) uzaydan gelen bu pennywise'la savasmalari ve yenmeleri için bu çocukları bir araya getirmiş,desteklemiş (ama bir yandan son savaşlarında pek de desteklemedi,saçma sapan yaparsın edersinlere döndü olay)..güçlü bir sevgi bağı ile bağlanmış olan bu çocukların sahip olduğu bu olağanüstü şey ne? Sanırım yazarın argümanı sevginin gücü gibi bir şey. Ama bir yandan da aralarındaki sevgi biraz anlamsız geliyor okurken,okura şunu düşündürüyor,sevgi de bu öteki iyi güç tarafından bunlara verildi,ki bunlar savaşsın ve kötü gücü