The Fall

Jack Daimon

Burak Ünal
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
373
Basım Tarihi:
26 Aralık 2025
Yayınevi:
Mythos Kitap
ISBN:
9786255837653
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Hikayenin merkezinde, ölümcül bir hastalığa yakalanan sevdiği kadını kurtarmak için her şeyi göze alan Jack Daimon var. Jack, çaresizlik içinde North Brother Adası’nda yürütülen Avoia adlı gizli ve yüksek güvenlikli bir deneye gönüllü katılıyor. Ancak adaya adım attığı andan itibaren buranın sadece bir tedavi merkezi olmadığını, insanlık dışı deneylerin ve kendi ailesinin karanlık geçmişinin birleştiği bir cehennem olduğunu fark ediyor. Jack, zihninin derinliklerindeki labirentlerde kaybolurken hem hayatta kalmaya hem de kendi içindeki kötülükle yüzleşmeye çalışıyor. Valla ne yalan söyleyeyim, bu kitap insanın huzurunu kaçırmak için yazılmış sanki! Öyle hadi bir çay içeyim de kafa dağıtayım diyerek okunacak bir eser değil; aksine, okurken o çay soğur gider, fark etmezsin bile. Beni en çok vuran kısım, bilim ya da umut maskesi altında yapılan o soğuk ve korkunç deneyler oldu. Jack’in o çaresizliği, sevdiğim kadın için değer mi? sorusuyla başlayıp kendi zihninin karanlık köşelerinde kaybolması gerçekten çok etkileyici. Bitirdiğinde elinde mutlu bir son değil de, insan doğasına dair kocaman bir huzursuzluk ve bolca düşünce kalıyor.Kesinlikle iz bırakan, sarsıcı bir yolculuk.Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma
8/10
·373 syf.··
2026 50. kitabı
Jack Daimon: The Fall #okudumbitti Benim için etkisi kolay kolay geçmeyecek kitaplardan biri oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren o karanlık, boğucu ve tekinsiz atmosferin içine çekildim. Jack’in sevdiği kadını kurtarmak uğruna verdiği o çaresiz karar, hikâyeyi sadece bir gerilim hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha derin ve sarsıcı bir yere taşıyor. Çünkü burada yalnızca bir deneyin ya da bir kaçışın hikâyesi yok; aynı zamanda insanın kendi zihniyle, geçmişiyle ve içindeki karanlıkla yüzleşmesi var. Okurken ben de Jack’le birlikte neyin gerçek, neyin zihninin ona oynadığı bir oyun olduğunu sorguladım. North Brother Adası’nın o kapalı, soğuk ve huzursuz eden atmosferi çok iyi yansıtılmış. Sayfalar ilerledikçe sadece olayların nasıl ilerleyeceğini değil, Jack’in aslında kim olduğunu ve içinde büyüyen karanlığın kaynağını da daha çok merak etmeye başlıyorsunuz. Yazarın kalemini ilk kez bu kitapla tanıdım ve gerçekten çok sevdim. Anlatım akıcı ama verdiği his asla hafif değil. Özellikle psikolojik gerilimi adım adım yükseltmesi ve karakterin iç dünyasını okura hissettirebilmesi bence kitabın en güçlü yanlarından biri. Bazı sahnelerde tempo yükseliyor, bazı sahnelerde ise sessiz ama içe işleyen bir tedirginlik hâkim oluyor. Bu denge de kitabı daha etkileyici hale getiriyor. Benim için en çarpıcı taraflardan biri de kötülüğün tek bir yerde durmamasıydı. Bazen bir deneyde, bazen geçmişin izlerinde, bazen de insanın kendi içinde karşımıza çıkıyor. Bu yüzden okurken sadece merak etmiyorsunuz; aynı zamanda karakterin yaşadıkları üzerine düşünmeden de edemiyorsunuz. Hikâye ilerledikçe gerilimle birlikte zihinsel ve duygusal ağırlık da artıyor. Finale doğru yükselen tempo da çok başarılıydı. Kitap bittiğinde geriye sadece olaylar değil, insanın içinde kalan bir huzursuzluk ve
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma
Puan vermedi·373 syf.··
2026 22. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 16:03
Jack Daimon: The Fall, adından da anlaşılacağı gibi bir düşüş hikâyesini anlatıyor. Romanın merkezinde güçlü görünen ama zamanla hem hayatında hem de kendi içinde sarsılmaya başlayan Jack Daimon var. Hikâye, onun aldığı kararlar, karşılaştığı olaylar ve bunların sonuçları üzerinden ilerliyor. Kitapta güç, hırs, kayıp ve yüzleşme temaları ön planda. Jack’in yaşadığı değişim adım adım işleniyor; özellikle karakterin iç dünyasına odaklanılması hikâyeye daha derin bir boyut katıyor. Olaylar sadece dışarıda yaşananlardan ibaret değil, aynı zamanda karakterin kendi iç hesaplaşmasını da gösteriyor. Anlatım dili genel olarak ciddi ve yer yer yoğun. Bu yüzden okurken bazen yavaşlamak gerekiyor ama konu ilerledikçe hikâyenin bütününü daha iyi kavrıyorsunuz. Özellikle karakterin yaşadığı kırılma anları kitabın en dikkat çekici bölümleri. Genel olarak bakıldığında Jack Daimon: The Fall, karakter gelişimine odaklanan, karanlık ve düşündürücü bir roman. Hızlı tüketilecek bir hikâyeden çok, üzerine düşünülerek okunacak bir kitap.
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma
8/10
·373 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Selamlar Hafta sonu sinirlerimi geren, karakterle birlikte hareket ettikçe delirdiğim ve finalinde ciddi boşluğa düştüğüm aynı zamanda çözüldüğüm bir okuma yaptım! Kitap hem günümüz hem de geçmiş olarak ilerlemekte, psikolojik alt yapı akabinde gerilim olarak sindirilmesi zor bir konuya dokunuyor Dr. Gavrıl Poda’nın geliştirdiği duygu deneyinin devamlılığını sağlayacak kişi olarak yardımcısı Dr. Vin’i seçtiğinde o henüz gördüğü vahşetlerini sindirebileceğinden bile emin değildi. Ama günümüze doğru geldiğimizde anladık ki Dr. Vin'in içindeki şeytani içgüdüyü besleyen şey önceleri savaş esirlerini denek olarak kullanmak iken şimdi adanın yerel halkını da buna katarak başarılı olma isteğiydi! Jack Daimon ise çok sevdiği karısı Emily'in ölümcül hastalığının tedavisini karşılayabilmek için Dr. Vin’in gönüllü deneklerinden birisi olur. Ancak onu farklı ve seçkin klan bir özelliği vardı. Dr. Vin ‘in geliştirdiği adı ‘’Avoia’’ olan hapa karşı reaksiyonları diğer deneklere nazaran çok daha güçlüydü ve belki de bu yüzden tepkimeleri ölçmek için Jack kapatıldığı deliler hastanesine benzeyen bir hücrede çok zor deneylerden geçmeye devam eder.. Zamanla hücresindeki sorumlu gardiyanlar aracılığı ile kaçma girişimleri bulunurken kendisi ve ailesi hakkındaki da inanılmaz sırlarla ve karanlık gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır! En can alıcı sahne ise hapın tanıtımın yapıldığı sahneydi şüphesiz. İnsanoğlunun içindeki kötülüğün sınırları gerçekten yokmuş! Stephen King tarzı gerilimleri sever misiniz? Ağır ağır, akıcı, sizi sıkmadan sonunda ne olacak diye de merak duygusunu hep en uçta bırakan bir tavsiye!
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma
Puan vermedi·373 syf.··
2026 10. kitabı
Jack Daimon, ölümcül bir hastalığa yakalanan sevdiği kadını kurtarabilmek için North Brother Adası’nda yürütülen gizli bir deneye gönüllü oluyor. Fakat adaya vardığı andan itibaren bunun sadece bir tedavi umudu olmadığını, sınırları giderek silinen çok daha karanlık bir sürecin içine girdiğini hissediyorsun. Geçmişi, ailesinden taşıdığı yükler ve yapılan deneylerin acımasızlığı Jack’i yavaş yavaş kendi zihninin en dip noktalarıyla yüzleşmeye zorluyor. Hikâye ilerledikçe mesele yalnızca hayatta kalmak değil, kim olduğunu ve neye dönüşebileceğini anlamaya dönüşüyor. Adanın kapalı ve boğucu atmosferi de bu içsel çözülmeyi daha da ağır hissettiriyor. Kitapta en sarsıcı gelen şey ise insan deneylerinin soğukluğu ve bunun ne kadar kolay “umut” ya da “bilim” adı altında meşrulaştırılabildiği oldu. İnsan bedeninin ve zihninin bir sonuca ulaşmak uğruna araç gibi görülmesi gerçekten ürkütücüydü. Okurken bazı sahnelerde içim daraldı, bazı yerlerde ise karakterlere kızmak yerine çaresizliklerini anlamaya çalıştığımı fark ettim. İyiyle kötünün bu kadar iç içe geçmesi hikâyeyi daha da ağırlaştırıyor. Büyük sürprizlerden çok, yavaş yavaş çöken bir ruh hali var ve bu etki finalden sonra bile devam ediyor. Bittiğinde geriye heyecandan çok düşünce ve huzursuzluk kalıyor. Rahat bir okuma değil ama insana dokunan, sarsan ve uzun süre akıldan çıkmayan bir hikâye olduğunu söyleyebilirim.
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma
Puan vermedi
JACK DAIMON . Jack Daimon ile düşmeye var mısınız? Şimdi bu nasıl bir soru değil mi? Jack de böyle dibi göreceğini bilmiyorken,tek isteği sevdiği kadını kurtarmakken neler olmuştu böyle? Jack Daimon. Sevdiği kadın Emily'iyi kurtarmak uğruna, bu uğurda North Brother Adası'nda yapılan Avoia deneyine gönüllü katılmayı kabul etmiş bir eş. Fakat beklediğinin o kadar kolay olmadığını adaya ayak bastığı anda anlıyor Jack. Bir çözüm gibi görünen bu deney ile Jack, sadece yüksek güvenlikli bir akıl hastanesine değil, kendi zihninin en karanlık koridorlarına da hapsediliyor. Burada insanlık dışı deneyler yapılırken, kendisinin haberi olmasa da kendi karanlıklarıyla da yüzleşeceğinin farkında değil henüz. Yapılan deneyin amacı insan zihnindeki sınırları silmek, bastırılmış kimlikleri açığa çıkarmak!! Ve ortaya çıkan, bir iyileşmeden çok bir çözülme. İşte Jack’in zihninde gerçek ile sanrı arasındaki çizgi eridikçe, bizlerde neyin yaşanmış neyin zihinsel bir yansıma olduğunu sorgulamaya başlıyoruz. Bu belirsizlik halleri okurken bizleri oldukça zorlayacak ve sarsacak ve asıl karanlık aile geçmişi ile lanet okunacak!! Jack’in çocukluk arkadaşıyla ilgili gerçeklerin satırlar ise oldukça etkili.Kendisinin denek mi, kurban mı, yoksa suçlu mu olduğu sorgulanan bir yüzleşme. Dr. Vin'in savaş esirleri üzerinden başlayıp ada halkına uzanan deneklik isteği, kötülüğün sınırının olmadığının satırları #jackdaimon . Güç, hırs, kayıplar, yüzleşmler derken Jack'in iç hesaplaşmaları üzerinden ilerleyen bir kurgu. Öyle ki, insanın kendi zihnine, geçmişine ve karanlık tarafına yaptığı acımasız bir yolculuk bu. " Aşk mı, Hırs mı, Delilik mi? " dedirten; sevdiği kadını kurtarma umuduyla başlayıp bir yanılgıya dönüşen ve Jack'ın kontrol etme ihtiyacı ve hırsıyla beslenen bir takıntı
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma
Puan vermedi·373 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 16:07
Jack Daimon, eşi Emily’nin hayatını kurtarmak için çaresiz bir mücadeleye girer. Emily’nin ciddi bir hastalığı vardır ve gerekli tedavi Jack’in karşılayamayacağı kadar pahalıdır. Tam bu noktada Dr. Vin ortaya çıkar. Emily’nin tedavisi için yardım edebileceğini söyler ama bunun bir bedeli vardır. Jack, Dr. Vin'in Avoia deneyi için denek olmayı kabul etmelidir. Eşini kurtarmak uğruna bu teklifi kabul eden Jack, geri dönüşü olmayan bir sürecin içine sürüklenir. Roman, geçmiş ve şimdi arasında gidip gelen iki ayrı anlatı üzerinden ilerler. Bir yanda Dr. Vin’in deneylere ilk başladığı yıllar ve bu saplantılı yolculuğun nasıl şekillendiği anlatılırken, diğer yanda Jack’in geçmişine dönülür. Jack, en yakın arkadaşı Peter’ın, kullandığı bir ilaç yüzünden ölümüne tanık olmuştur. Bu ölüm, Jack’in peşini bırakmaz. İlacı kimlerin ürettiğini ve sattığını bulmaya çalışır. Peter’ın intikamını almak için karanlık bir yolculuğa çıkar. Jack denek olduktan sonra kapatıldığı odada yaşadıkları, onu bir kaçış planı yapmaya zorlar. Kaçmayı başarsa bile Dr. Vin her defasında onu bulur. Çünkü Jack zamanla fark eder ki yaşananların hiçbiri tesadüf değildir her adım en başından beri doktorun planının bir parçasıdır. Gerçeklerle yüzleştiğinde ise asıl sarsıcı olan ortaya çıkar. Jack aslında ailesinden kalan bir mirası yaşamaktadır. Hem ailesiyle ilgili öğrendikleri hem de Peter’ın ölümüyle bağlantılı gerçekler, onun için inanması zor bir tablo oluşturur. Jack bu deneyin başında bir denektir. Peki sonunda hala Jack olarak kalabilecek midir? Kitabı bitirsem de zihnimde kapanmadı. Sayfalar sona erdi ama bıraktığı etki hala benimle. Bilim adı altında yapılanlar beni ürküttü ve özellikle de bunun büyük bir soğukkanlılıkla sanki çok sıradan bir işmiş gibi yapılması daha çok ürküttü. Okurken sık
Jack DaimonBurak Ünal · Mythos Kitap · 20257 okunma