·
Okunma
·
Beğeni
·
377
Gösterim
Adı:
Kan Kitapları 2
Baskı tarihi:
Nisan 2005
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753-294-87-5
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Books of Blood 2
Çeviri:
Dost Körpe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayınları
“Yaratık bir çitanın hızıyla yaklaşmaktaydı. Her an büyüyordu. Her adımda Davidson o yabancı anatominin ayrıntılarını biraz daha iyi seçebiliyordu. Başparmaksız ellerini, dişlerle kaplı avuçlarını, üstünde yalnızca üç renkli bir göz bulunan kafasını, omuzlarındaki ve göğsündeki kasları, hatta cinsel organını, öfke ya da şehvetten (Tanrı’m yardım et bana) kalkmış, çatallı ve karnına çarpan cinsel organı. (…) Sonra yarılmaya başladı. Yırtık burnuna geldi. Yukarıya çıkıp alnına yayılırken, aşağıya inip dudaklarıyla çenesini, ardından boynuyla göğsünü ikiye ayırdı. Gömleği birkaç saniyede kana bulandı, siyah takımı iyice karardı, yenlerinden ve paçalarından kan boşandı. Ellerinin derileri cerrah eldivenleri gibi çıkıverdi. Kanlı kafa derisi başının iki yanına, fil kulakları gibi düştü.”
239 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Masal köşemizde bugün yine epik fantezi ustası Clive Barker var. Ne yapayım, hızımı alamıyorum Barker kitaplarından. Son kitabın da kargosu hala elime ulaşmadı, onun da sabırsızlığı var tabi şimdi. Ayrıca normalde altı kitaptan oluşan Kan Kitapları serisinin yarısının hala çevirileri yapılmamış durumda. Çevirilerin, bilim kurgu klasiklerinden tanıdığım Dost Körpe tarafından yapıldığını öğrenip kendisine Instagram üzerinden ulaşmaya çalıştım fakat mesajı görmedi daha. Böyle giderse evinin adresine kadar bulmayı planlıyorum. Bir akşam kahve içmeye gidip konuşma konusu olarak Clive Barker kitaplarını belirleyeceğim. İlla çevirmesine gerek yok, orijinal dilde tedarik etmeme yardımcı olsun o da yeter.

Barker, serinin ikinci ayağında yine insanlığın en karanlık yönlerine, dipte köşede kalmış duygulara parmak basmış. İlk kitaptaki hikayeleri biraz daha üstte bulsam da ikinci kitap da aynı hızda, aynı sürükleyicilikte devam etti ve sona erdi benim için. Şunu da anladım ki Barker'ın elinde fikir çok. Öyle hikayeler okuyorsunuz ki, geldiği yerde daha olmaması imkansız. Hala yazıyor, hala projeleri var ve umarım çevirileri yapılır. Belki farklı bir yayın evinden bu şekilde bir çalışma görebiliriz. Hatta belki daha önce çevrilmiş Clive Barker kitaplarının da yeni baskılarını başka yayın evlerinden görebiliriz. Ne olursa olsun; okuruyla kavuşması gereken başarılı kitaplardan bahsediyoruz burada.

Öyküler yine ortalama ellişer sayfa ve yine oldukça akıcı, yoğun ve sürükleyici. Sın hikayesi olan "Yeni Morgue Sokağı Cinayetleri"nden de anlaşılacağı gibi Barker'ın kaleminde Edgar Allan Poe etkisi yoğun. Tüm hikayeler son derece etkili bir biçimde kurgulanmış ve gerçekten her biri birbirinden dehşet verici; fakat benim favorilerim ilk hikaye "Korku" ve son hikaye "Yeni Morgue Sokağı Cinayetleri" oldu. Son hikayedeki akıcı dil gerçekten farklı bir boyutta, ilk hikayedeki karanlık atmosfer de gerçekten fazla başarılı.

Kitabın kapağını açtığınız anda, kokusundan bile anlayabilirsiniz bambaşka bir boyuta adım attığınızı. Clive Barker'ın fikirleri cidden akla mantığa sığmayacak fikirler. Kan Kitapları öyküleri, yalnızca yaratıcılık konusunda değil, teknik açıdan da oldukça başarılı olduğu için, öykü yazmayı hedefleyen kişiler tarafından mutlaka okunması ve detaylı bir şekilde de incelenmesi gereken öyküler.
Hani ”Dünya küçük” derler ya. Bu lafın saçmalığını ancak birini kaybettiğinizde anlarsınız. Dünya küçük filan değil. Çok büyük ve vahşi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kan Kitapları 2
Baskı tarihi:
Nisan 2005
Sayfa sayısı:
239
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753-294-87-5
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Books of Blood 2
Çeviri:
Dost Körpe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayınları
“Yaratık bir çitanın hızıyla yaklaşmaktaydı. Her an büyüyordu. Her adımda Davidson o yabancı anatominin ayrıntılarını biraz daha iyi seçebiliyordu. Başparmaksız ellerini, dişlerle kaplı avuçlarını, üstünde yalnızca üç renkli bir göz bulunan kafasını, omuzlarındaki ve göğsündeki kasları, hatta cinsel organını, öfke ya da şehvetten (Tanrı’m yardım et bana) kalkmış, çatallı ve karnına çarpan cinsel organı. (…) Sonra yarılmaya başladı. Yırtık burnuna geldi. Yukarıya çıkıp alnına yayılırken, aşağıya inip dudaklarıyla çenesini, ardından boynuyla göğsünü ikiye ayırdı. Gömleği birkaç saniyede kana bulandı, siyah takımı iyice karardı, yenlerinden ve paçalarından kan boşandı. Ellerinin derileri cerrah eldivenleri gibi çıkıverdi. Kanlı kafa derisi başının iki yanına, fil kulakları gibi düştü.”

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Songül
  • Betül Kahyaoğlu
  • Cüneyt Karaağaç
  • Berke Can
  • Ceyhun Tansu
  • Ferhat Dönmez
  • Gaip
  • Ali Ünal
  • Avernus

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (2)
8
%50 (3)
7
%0
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0