Cehalete kurban verilen canlar; yokluğun yoksulluğun sebep olduğu ölümler, yaralanmalar, "töre" cinayetleri, "namus" cinayetleri, Babıali yokuşunda kendi ağırlığının iki misli yük taşıyan hamalların ironik bir şekilde "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi" sırtlarındayken birbirlerini öldürmeleri, açlıktan taş kemirerek ölen bebeler, kumar sevdasına yaşlı anasını döve döve elindeki son kuruşa kadar alan hayırsız evlatlar, karısına verdiği kıymet adını dahi bilmeyecek kadar yerlerde olan ve buna mukabil çocuğu olması için üfürükçüye tabiri caizse karısını peşkeş çeken fikir fukaraları, mayın tarlasında bir o yana bir bu yana koşan öksüz yetim çocuklar ve birbirinden acıtıcı, birbirinden yaralayıcı tam on sekiz hikâye ile karşılıyor bizleri Bekir Yıldız "Kara Vagon"da. Hasan Âli Ediz, Tahir Alangu, Behçet Necatigil, Rauf Mutluay, Selahattin Hilav ve Aykut Oray gibi isimlerin yer aldığı jüride, 1968 May Edebiyat Ödülü'ne lâyık görülen eser, kısa hikâyenin nasıl olması gerektiği konusunda da bir nevi ders verir nitelikte.