Filiz hanımın kaleminden okuduğum ilk kitap oldu #Karma . İçerisinde 5 farklı hikaye bulunan bu kitap, bir fincan kahve eşliğinde okuyup hikâyelerde geçen olayları kendi hayatımızda arayıp bulmamıza ya da verdiği mesajlarla durum düşünmemize sebebiyet veriyor.
Karma kitaba ismini de veren ilk öykü. Bir askerin ölümle yüzleşme hikayesi bizleri yoğun bir düşünce sürecine sevk ediyor. İyilik ve kötülük başlıca düşüncelerimizin ana teması oluyor öyküde.
Akabinde Pırasa Turşusu öyküsü çocukken gitmekten hoşlanmadığım köy evini hatırlattı bana, börtü böcek dolu geceleri, korkuları. Diğer yandan ben Nusret gibi talihsiz değilmişim, köyde beni hep seven büyüklerim vardı dedim. Şimdi çocukluk dönemi geride kaldı ve ben ata ocağına gitmek için bayram, seyran tatil kovalıyorum. Hayat böyle ilginçleşiyor adı büyümek denen şeyle.
Frida'yı kim vurdu? hikayesi ise yitip giden bir kadının her şeye rağmen hayata umutla bakmasını okuttu bana.
Yusuf Çavuş hikayesinde insanın vicdan terazisini nasıl kullandığını okudum, kahraman askerlerimizi ve sevgiliye olan aşkı , vatan aşkıyla yarışanları da.
Meleğin Rüyası ise, beni en çok etkileyen hikaye oldu. Çünkü yakın zamanda savaş zulmü altında nice melekler yaşayacakları günleri göremeden göklere kanat çırptılar. 🪽
Son hikayeden bir alıntı ile sözlerimi sonlandırmak istiyorum.
: " Dünya üzerindeki tüm savaşlara dur demek isterdim tüm çocuklar gülebilsin diye. " 🪽