Kelime Baz 2

·
Okunma
·
Beğeni
·
383
Gösterim
Adı:
Kelime Baz 2
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897076
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Sevan Nişanyan'ın fara/gazetesinde fırtınalar koparan, Türk köşeyazarlığına yeni bir soluk getiren Kelimebaz yazılarının ikinci cildi elinizde. Kelimebaz, kelimelerin heyecan verici tarihine ışık tutarken, Türkiye'nin güncel konularına değinmekten geri durmuyor.

"Çağdaş olacağım, vatanıma milletime özümü armağan edeceğim diye varolmayan düşmanı Çanakkale'de denize dökme hayalleri kurarsan çağdaş mağdaş olmazsın, gülünç olursun. Adam Çanakkale'yi çoktan geçmiş, masandaki ekrandan sana el sallıyor çünkü."

Nişanyan'ın dinî değerlere ilişkin tartışmaya yol açan makaleleri yakında ayrı bir kitap olarak piyasaya çıkacak.

Türk basının en "yaramaz" köşeyazarı Sevan Nişanyan'dan, dilden başlayıp tarihe, güncel siyasete, dine, dil milliyetçiliğinin eleştirisine uzanan, havai fişek gösterisi gibi bir seçki.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Peki hocam, "iktidar şartlı olarak padişahındır" diyen rejimden "iktidar kayıtsız şartsız milletindir" diyen rejime geçtiğimiz zaman ileri mi gitmiş oluyoruz geri mi?
Şöyle anlatayım isterseniz. O ikinci cümlede anlam ifade eden deyim "kayıtsız şartsız" deyimidir. "Millet" süstür. Ne demek "millet" yani? "Milet"in iktidar olduğu nerede görülmüş? Millet eğer bir ortak irade ise, memlekette basın diye bir şey kalmamış, gak diyeni götürüp asıyorlar, o irade nasıl oluşacak? Meclis dediğin şey, devlet başkanının iki yardımcısı ile beraber bir gece oturup hazırladığı bir liste, milletin iradesi nasıl dışa vuracak? Hükümdar desen eskisi gibi ailenin ekber ve erşed evladından seçilmemiş, kendi kendini baş ilan etmiş. Eski anayasayı hiç olmazsa bir başbakan (Midhat Paşa), birkaç politikacı, bir şair (Namık Kemal), ve bir Ermeni hukukçu (Odyan Efendi) kavga ede ede yazmışlardı, yenisini hazret kendi yazmış, adamlarına onaylatmış.
E, "kayıtsız şartsız" kelimesi burada ne manaya geliyor peki?
Devrim Tarihimizin ünlü anektodlarındandır, bilir misiniz? 30 ve 31 Ekim 1922'de toplanan Meclis, saltanatı kaldırma kararını bir türlü alamaz; lehte ve aleyhte konuşanlar olur. Bunun üzerine Başkumandan Paşa bir masanın üzerine çıkıp gereken uyarıyı yapar. "Efendiler," der, "bu iş hakla hukukla olmaz. Güç meselesidir. Saltanat her halükarda kaldırılacaktır. Terbiyenizle bu gerçeği kabul ederseniz iyi olur, yoksa ihtimal bazı kafaların kesilmesi gerekir." Bunun üzerine Ankara Mebusu Mustafa Efendi (Beynamlı) söz alır, "Biz meseleyi başka nokta-i nazardan telakki ediyorduk efendim," der. "İzahınızdan tenevvür ettik." Yani aydınlandık. Önerge oybirliğiyle geçer. Burada tenvir eder, yani aydınlatan, Gazi Paşa oluyor. Tenevvür eden de mebuslar.
Cumhuriyetimiz sayesinde memleket nasıl aydınlandı, merak etmişsinizdir diye anlattım.
Şimdi, insanlarda ezelden beri "biz" ve "öteki" duygusu vardır.
Bizimkileri seversin, ötekilere gıcık kaparsın: temel bir içgüdüdür bu. Bizle ötekinin ayıracı bazen aşirettir, dar veya geniş memlekettir. Bazen dildir, bazen din veya mezheptir, bazen ortak töredir. Bazen meslek ve kültürdür, siyasi inançtır, takım ruhudur. Bu aidiyet duygusu hiçbir zaman tek bir boyuta oturmaz, en ilkel zannettiğin toplumlarda bile birbirleriyle çelişen, birbirine tam oturmayan birkaç aidiyet katmanı bulunur. İnsanı insan yapan da işte o çok katmanlılıktır. Çok katmanlıysan, o katmanlar arasında karar vermen gerekir; ne yapacağın belli olmaz. Değilsen zaten koyundan farkın yok.
Ulus devletin püf noktası, hocam, insanların aidiyet duygusunu tek boyuta indirgeyebilme ham hayalidir. Der ki, din ve mezhep farketmez; Kayserililik yahut Sivaslılık yok; takım ruhuna da ancak milli takım tuttuğun ölçüde cevaz veririm. Bir yanda birey var, öbür yanda tek ve mutlak itaat odağı, ulus! E ulusun neyi emrettiği nereden belli olacak? Ulusun sözcüsü olan Devlet ne diyorsa o! Bu kadar yalın: bütün toplumu koyuna dönüşterme projesidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kelime Baz 2
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
396
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752897076
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Sevan Nişanyan'ın fara/gazetesinde fırtınalar koparan, Türk köşeyazarlığına yeni bir soluk getiren Kelimebaz yazılarının ikinci cildi elinizde. Kelimebaz, kelimelerin heyecan verici tarihine ışık tutarken, Türkiye'nin güncel konularına değinmekten geri durmuyor.

"Çağdaş olacağım, vatanıma milletime özümü armağan edeceğim diye varolmayan düşmanı Çanakkale'de denize dökme hayalleri kurarsan çağdaş mağdaş olmazsın, gülünç olursun. Adam Çanakkale'yi çoktan geçmiş, masandaki ekrandan sana el sallıyor çünkü."

Nişanyan'ın dinî değerlere ilişkin tartışmaya yol açan makaleleri yakında ayrı bir kitap olarak piyasaya çıkacak.

Türk basının en "yaramaz" köşeyazarı Sevan Nişanyan'dan, dilden başlayıp tarihe, güncel siyasete, dine, dil milliyetçiliğinin eleştirisine uzanan, havai fişek gösterisi gibi bir seçki.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Şeker Kaplı Perişanlık
  • Cahit
  • Tuğrul Tamer Onarı
  • Ahmet H G
  • Whatever
  • Berk M. Tüter

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%25 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%25 (1)
1
%0