Kırık Kanat

Antonio Altarriba
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
260
Basım Tarihi:
Nisan 2017
Yayınevi:
Aylak Kitap
ISBN:
9786054972517
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·260 syf.··
2024 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 20:32
Yazarın babasını anlattığı “Uçma Sanatı” kitabından sonra, röportaj esnasında bir soru yöneltilir Altarriba’ya: “Peki ya anneniz?” Bu sorudan yola çıkarak yazar annesinin hikayesini yazmaya karar veriyor ve ortaya Kırık Kanat isimli bu çizgi roman çıkıyor. Arka planda 20. yüzyıl İspanya’sını, patriyarka ve diktatörlük atmosferini solurken, bir yandan da annesinin (Petra) yaşamını okuyoruz. Çolak kolunu kimseye fark ettirmeden bir ömür onunla yaşayan, ikinci planda geçen hayatıyla oradan oraya savrulurken aidiyetini arayan biri Petra. Kitap 4 bölümden oluşuyor ve her bir bölümde Petra’nın hayatındaki bir erkeğin dahil olduğu hayat bölümünü okuyoruz. Babası, patronu, kocası ve ayrılıktan sonraki sevgilisi. Babasının bakım yükünü üstlenmiş, okula gönderilmemiş, küçük yaştan itibaren yemek yapmayı öğrenmek zorunda kalmış bir kadını görüyoruz. Bunlar olurken dönemin asker ve bürokratları aracılığıyla ülkedeki siyasi iklimi de hissediyoruz. Öte yandan, birçok yerde o dönemde kadınların konumundan, cinsiyet eşitsizliğinden de dem vurulan anlar bulunmakta. Erkekler siyasetle ilgilenip büyük işler yaparken, Petra ve çevresindeki birçok kadın o evlerde hizmetli olabiliyor ancak. Parmak bastığı konularla beni hayli tatmin eden bir çizgi roman oldu.
Kırık KanatAntonio Altarriba · Aylak Kitap · 201748 okunma
Kırık Kanat
7/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2021 320. kitabı
2011 yılında "Uçma Sanatı" kitabının yakaladığı büyük başarıdan sonra yaptığı söyleşilerden bir tanesinde kadın okuyuculardan birisi Annesi'ne neden daha fazla yer vermediğini sordu kitapta. Çünkü kitapta sofu, ketum ve soğuk bir kadın olarak anlatmıştı annesini babasının bakış açısından. İşte o zaman düşünmeye başladı ve annesinin hikayesini yazmaya karar verdi. 《》 Petra Altarriba dünya geldiğinde doğum esnasında annesini kaybetti. Babası cinnet geçirerek annesinin ölümünden onu sorumlu tuttu. Daha doğar doğmaz babası tarafından öldürülmeye çalıştı. Sol kolu kalıcı olarak sakat kaldı. Babaları onları birkaç yıl terk etti. Her şeye rağmen büyüdü çok güzel bir kadın oldu. Ölene kadar babasına baktı. Güzelliğinden dolayı tecavüze uğradı ve bu olay onda büyük bir iz bıraktı. Daha dindar oldu ve cinsellikten uzaklaştı. 《》 Doğduğu günden öldüğü güne kadar insanlara yardım ederek geçen bir ömrü oldu. Franco İspanya'sında siyasetle hiç ilgilenmedi. Yaşlandıklarında artık eşi ona tahammül edemeyince ayrılmak zorunda kaldılar. Eşi huzurevine, kendisi de kilisenin yönettiği bir huzurevine gitti. Ölene kadar eşini görmek istemedi. Fakat tüm bu hikaye bize ne anlattı. Oğlu ve eşi de Petra Altarriba'nın hüzünlü hikayesini ölene dek bilmedi. Bir ömür yanında olduğunuz insanı tanımamak! "Uçma Sanatı" ve "Kırık Kanat" kitaplarında Antonio Altarriba babasının ve annesinin hikayesini anlattı. 35 yılı beraber 15 yılı ayrı geçen bir evlilikte yaşanan koskoca bir yalnızlığı anlattı. Babası 92 yaşında intihar etti. Annesi ise bir hastane köşesinde öldü. Ve ikisi de yapayalnız geldikleri bu dünyaya yine yapayalnız veda ettiler...
Çizgi Roman
Kırık KanatAntonio Altarriba · Aylak Kitap · 201748 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Antonio AltarribaYazar · 5 kitap
1952'de Zaragoza'da dünyaya geldim ve her zaman kurgu tarafından emilmiş ve kaçırılmış insanlar arasında yaşıyorduk. Çocukken, her türlü öyküyü tutkuyla okudum, ancak okumaktan çok bunları icat etmeyi sevdim. Çabalar çizmek veya oyuncaklarımı hazırlayan düzinelerce Hintliler için entrikalar ararken saatler harcadım. En olağanüstü gezileri ya da en tuhaf maceralarını hayal etmek için Atlas'ı (Salinas, 1958 baskısı) açmam yeterliydi. Arkadaşım Antonio Sarrablo'ya hikayeler anlatmaktan da keyif aldım. Gittik ve sınıfdan bir araya geldik ve ev portalına ulaşınca eylemin zirveye ulaşmasını sağlamayı başardım. Böylece ertesi gün Sarrablo, yalnızca devamını bilmek isterse gelip beni alacağına dair bana güvence verdi. Hâlâ sonsuz hikayenin bölümlerinden bazılarını hatırlıyorum (muhtemelen 1963 - 1966) ve arkadaşımın özenli dikkati. Bunlar, çizgi romanlar, filmler, radyo dizileri, macera romanları ve hormonal patlamadan bu yana sayılan hikayelerdi. Anlatı sanatında başlama şekli baştan beri başkaları gibi benim de istediğim ya da en azından okula eşlik etmem için yazdıklarını açıkça belirtti. Benim için en az şey söyleme yoluydu. Ve medyayı umursamam değil, ama değiştirmek istiyorum. Ben hayalgücünü farklı kanallar vasıtasıyla kanalize edip vinyetlere, fotograflara veya kelimelere döktüm. Bu yüzden değişirim ve hep aynı hikayeyi yazmadığım yanılsamam var. Çeşitlilik ve eğlencenin etimolojide değil yalnızca el ele gittiğini düşünüyorum. Kullandığım farklı tür ve medya türlerini sınıflandırdım. Bu rastgele sınıflandırmadır, ancak yazmış olduğum hemen hemen her şeyi bir araya getirir.