Olur da size bir köy evi miras kalırsa, birkaç yüz kere düşünün gitmeden önce ;)
Sürükleyici ve etkileyici bir kitap. Kitabı kalınlaştırmak için yazılan abartılı ve gereksiz cümle tekrarlarından, tasvirlerinden uzak olması çok güzel. Elimden bırakamadan bir günde okuyup bitirdiğim güzel bir fantastik gerilim kitabı.
Ben bayıldım :) darısı başınıza :D
Kardeşimin üzerinde bıraktığı etkiyi bende bırakmasa da sıkmadan sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kurgu roman.Okuyucusunu tatmin edecektir.Özellikle yeni kitap okumaya başladıysanız.
KontratŞ. Serda Kayman · Hiç Yayınları · 201843 okunma
Müthiş bir kitaptı. Yıllar önce ben ortaokuldayken Ankara'daki bir kitap fuarında (galiba) editörü denk gelmiştik ve bana okumaktan zevk aldığım kitap türlerini sormuştu. Bana kitabı almam için çok ısrar etmişti. Konuşmadan sonra çok spontane bir şekilde almıştım kitabı da. Hatta babam kızmıştı bana neden herkesin her dediğini alıyorsun diye ama iyi ki almışım .Çok önyargılı başlamıştım ama kitabı bitirdiğimde çok beğenmiştim ve sınıftaki bütün arkadaşlarıma vermiştim. Ancak arkadaşlarımdan birinin bana kitabımı geri verdiği gün okulda kaybettim. Yıllar sonra kitabı kitaplığıma koyup saklamak için her yerde satışını aradım ama galiba basımı durdurulmuş. Bu platformda da denk gelebileceğimi hiç düşünmemiştim. Kitap belki elimde fiziksel olarak yok ama en azından yorumumun burada kalıcı olabilir.
KontratŞ. Serda Kayman · Hiç Yayınları · 201843 okunma
Kitap fuarından giderken son anda editörü tarafından yolum kesildi ve kitabı almam için fazlasıyla ısrar etti.:D Bence iyi ki de etmiş. Kitabı hiç sıkılmadan , heyecanla okudum. Tavsiye ederim .
Ara ara söylemişimdir ama yineleyeyim; kitap okurken seçiciyimdir iki kıstasım var birincisi olmazsa olmazı, yerli yazar olacak. İkinci olarak fantastik/korku olacak. Yıllar önce daha çocukluğumda yabancı korku filmlerinden sonra derdim ki "-elimizin altında muazzam bir kaynak var ama onu kullanamıyoruz" (gerçi son 10-15 yıldır film endüstrisi Onları kullanmaya başladı da kullanmasaydı daha iyi olurdu sanki :) ) Kitaplarda da bu kaynaktan kaynaklardan kullanılıyor ya ne güzel en azından filmlerde ki kullanılışından güzel.
Yazarımız bu kitapta biraz daha eskilere gitmiş ve Türk-islam motifini aşarak Türk-Hun öz kültürden esintiler alarak hikayesinin temelini oluşturmuştur ki daha ilk sayfalarda Dağhan ismini görünce sezinledim geliyor eski inanışlarımız dedim.
Yazarın inanılmaz bir hayal gücü olduğu kullandığı hikayelerden belli, belirli varlık ziyaretleri, başka dünyalara gitmeler, oralardaki görünüş güzeldi. Açıkçası şimdiye kadar okuduğum en iyi diyebileceğim roman olan Cinadem e azda olsa benzer bir tat alabildim. ama az çünkü konu boyutlar arası seyahat ve ziyaretlerse Cinadem in eline şimdiye kadar su dökebilen olmadı.
Başlarda güzel giden, gelişme kısmı kreşendo yapan hikaye, sonunda ise at koştururcasına geçiştirilmiş gibi.
Mantık olarak oturmayan kısım var en belirgini Sigun, Sigun iyicil bir varlık neden korkulan bir şeye dönüşmüş neden bu şekilde bir entrika yaparak insanlarla oyun oynasın yani eski Türk motifi kullanılacaksa Erlik-Han veya oğulları kullanılabilirdi. İkincisi Dağhan madem Pelin i eşi olarak istiyor ama onun hayatını ortaya koyduğu bu sınavlara girmesine neden müsemma gösteriyor, Midrab, Neft bunlar çetin düşmanlardı. Tamam her daim izliyordu ona bir şey olmasına müsaade etmezdi diyeceksin de bir anlık bir hatada Pelin ölebilirdi. Her ne kadar
Kitap Yorumu//Kontrat(Lanetli Ev)-Ş. Serda Kayman
.
Pelin, ölen halasını onurlandırmak için ve birazda kafa dinlemek için kendisine miras kalan köydeki evde bir haftalığına kalmayı planlamıştı. Ancak; miras bir sadece bir ev değildi. Hayatının sonuna kadar sürecek bir kontrat için yedi kadim varlığın rızasını almak zorunda kalacağını en çılgın hayallerinde bile düşünemezdi.
.
Kitabın eğlenceli bir yazım dili var. Aşırı akıcı ve bir o kadar da duru bir anlatıma sahip. Korkudan çok fantastik ögeleri daha fazla barındırıyor içinde. Ayrıca yazarın zekasına da hayran kaldım. Parçalar aşırı zekice birleştirilmiş. Kitap o kadar iyiydi ki daha uzun olsa kendini okuturdu. Seri bile olabilirmiş. Konu o kadar başarılı bence. Yazarımız @yazarserdakayman 'a yazın hayatında başarılar diliyorum.
.
Yayınevine eleştiri yapmazsam uyuyamam. Daha doğrusu editörüne.. @hicyayinlari 'nın şu editörüne ciddi bir yazım kuralları kursuyla destek vermesi şart bence. Kitapta "tabii ki" kelime kalıbını editör inatla "tabiki" yazmış. Editörsün sen kendine gel. O yazım bildiğin sokak dili yazımı. Ki bununla da kalsa iyiymiş, bir çok yazım hatasına denk geldim. Fotoğraflayıp yazara attım. Bir sonraki basımda düzeltirler diye. Hadi yine desteğimi esirgemedim sizden ama şu kurs olayını bir düşünün bence zarar gelmez.
KontratŞ. Serda Kayman · Hiç Yayınları · 201843 okunma
#yorum
Halasının ölümü ardından bir süreliğine onun evine giden Pelin hiç tahmin etmeyeceği bir şeyle karşılaşır. Yıllardır halasının oturduğu evin sahibi her yıl kontratı yenilemek için gelecektir ve tek şartı Pelin'in bu ev dışında hiçbir evde yatıya kalmaması olacaktır. Gündüzleri istediğini yapabilir ama gece evde olmak zorundadır.. Tabi bu iş o kadar da kolay değildir. Evde kalabilmesi için yedi kadim varlığın rızasını alması gerekecektir. Peki Pelin filmlerde bile göremeyeceği bu yedi varlığı akıl sağlığını kaybetmeden nasıl razı edecektir? Nasıl başa çıkabilecektir? Peki her şeyi halledebildi mi? Yoksa ilk geceden arkasına bakmadan kaçtı mı evden?
Kitabı size kısaca anlattım. Kendi düşünceme gelecek olursak kitap çabucak bitti. Bu hızlı ve akıcı bir dili olduğundan mıdır? Yoksa konusu insanı sardığından mıdır bilemem ama ben kitabın biraz daha uzun sürmesini istedim. Çok kısa geldi ve bir çırpıda bitti. Olaylar biraz daha uzatılabilirdi. O geyiklerin olduğu sahneler çok iyiydi. Ve Pelinin böyle bir şeye razı gelmesine inanamadım. Biraz karşı çıkabilir ya da sorgulayabilirdi. Sonuçta ortada halası vardı. Daha çok komşuyla konuşabilir biraz daha vakit geçirebilirdi. Özellikle köyde kalmaya karar verdiğini Selin'e nasıl açıklayacağını ve Selin'in ne tepki vereceğini çok merak etmiştim. Keşke ondan da kısaca bahsetseydi. Genel olarak kitap çok güzeldi zaten Hiç Yayinlarindan alıp da hüsrana uğradığım bir kitap olmadı. Kaliteli ve güzel işler yapıyorlar. Bu kitabı Ankara Kitap Fuarından aldım. Koray abi sağolsun lafı fazla uzatmayayım. Eğer kitaplığınızdaysa ertelemeden okuyun yok eğer henüz almadıysanız daha ne bekliyorsunuz
Tanıtım videosu; youtu.be/dISvLy0Is2E
Selin ve Pelin.
Yıllar önce anne ve babasını kaybeden ikiliye halaları da ölünce, köyde bulunan aile evi miras kalır. Yoğun çalışma hayatından bunalan Pelin, bir haftalık tatilini bu ev de kalarak,sakin ve huzurla kullanmaya karar verir.Geldiği ilk gece, aniden beliren misafiri "EMLAKÇI" ile neler olduğunu tam anlayamadan KONTRAT 'ı kabul etmiştir. Şimdi tek sorun,arazide yaşayan yedi kadim varlığın anlaşmayı kabul etmesidir.Her gece bir misafiri ağırlamak ve onların kurallarına göre oynamak zorundadır.
Komşusu Safiye ile konuştukça bu anlaşmaların kimine huzur ve mutluluk verirken,kimine de sadece acı verdiğini anlayan Pelin artık dönülemeyecek bir yerdeydi. Ya misafirlerinin onayını alıp istediği şartı kontrata ekletecekti ya da misafirlerden birine yenilerek yok olup gidecekti.
Sadece kardeşine olan sevgisi yoluna ışık olurken,nelere göğüs gerecekti?
Güve Ana,Midrab,Yaltırık,Gabyenut ve Ceviz. Ev sahibinin gerçek planı ortaya çıktığında ise Pelin artık geri dönüşü olmadığını çok iyi biliyordu.
Yazarımızın 2018 yılında yayınlanan kitabı.Uzun zaman önce almış ama şimdi okuyabilmiş olmak beni üzdü çünkü tek kelimeyle "HARİKAYDI". Yazarın diğer kitaplarının yorumlarını sayfamda görebilirsiniz,fantastik türünde azıcık komedi ile harmanlanmış ve biraz da gerilim seviyorsanız kesinlikle okuyun.
Sevdikleriniz için ne denli ileri gidebilirsiniz?
.
Derler ki kardeşlik daha önemlidir, çünkü anne babanızdan bile daha uzun süre birlikte olacaksınızdır. Pelin ve Selin de öyleler. Anne babaları kazada göçmüşlerdir. Birbirinin üzerine titreyen iki kardeştirler. Köydeki halalarının da ölmesiyle köy evinin varisi olarak iki kız kardeş kalır. Pelin ise kafa dinlemek için 7 günlük bir kaçamak yapmak ister ancak gittiği yerden dönmesi artık olanaksızdır.
.
Yedi eski varlık, o topraklarda kol gezmektedir ve evin gerçek iyesi (sahibi) vârislerle anlaşma yapmaktadır. Ancak önce ilk altısının onayı gerekmektedir. İlk gece emlakçı gelir. Pelin ilk kez gördüğü böylesi bir yaratık karşısında donar. O yalnızca aracıdır. Onlardan biri değildir gerçekte. Yedi gün boyunca gelecek olan konukları karşılaması ve kendisinden istenilenleri yapmasını önerir! Pelin, aileden gelen bu yükü yeni öğrenir ve kaçışı olmadığını anlar. Her gün ayrı bir varlık tarafından ziyaret edilmeye başlar ve yaşamının geceleri karabasana gündüzleri sıradana döner. Komşusu Safiye'nin desteğiyle bu 7 günü atlatmaya çalışır. Bir de Dağhan vardır. Gülünce yüreğini çarptıran adam. Her şey Selin içindir. Güçlü olmalıdır. Her gelen ne kötü ne iyidir; hepsi doğasını yaşıyor ve yaşatıyordur gerçekte. Buna alışması pek kolay değil. Kim başa çıkabilir ki gerçekten?
.
Git gide gerilen kurgu, merak uyandıran varlıklar, her varlıkta ayrı bir kovalamaca ve beklenmeyen bir son. Sıradanlığın ve sıradışılığın iç içe geçtiği güzel bir betikti. Oldukça akıcı ve ilgi çekiciydi. Düşsel ögeleri de barındırıyor. Türü sevenlere öneririm. Hiç yayınlarını bir kez daha kutluyorum böyle güzel bir kalem kazandırdıkları için bize.
.
#hiçkafası tüm hızıyla sürüyor.
Sanırım bu kitabı yorumlamadan önce itiraf etmem gereken bir şey var. Çok uzun zaman önce, fantastik-korku kitapları okuyan bir arkadaşımın elindeki kitaba bakıp burun kıvırmıştım. Çok şey bildiğimi, çok okuduğumu hatta en iyi kitapları , en iyi yazarları okuduğumu düşündüğüm bir dönemdi. Ah gençlik işte.:) Sonra, zaman geçtikçe, okuduğum her kitap benliğimdeki bir açığı kapattıkça, o eksiklik duygusunun hiç azalmadığını, okudukça arttığını , öğrenecek daha çok şey olduğunu, insanın hayata dair kesin çizgileri olmasının, görebilmeyi nasıl etkiledğini farketmeye başladım. Farklı türdeki kitaplara ön yargıyla yaklaşmamak gerektiğini anladım ama fantastik- korku-gerilim kitaplarını okumak için de özel bir çaba sarfetmedim. Okuduğum ilk korku-gerilim kitabı Stephen King’in “Çılgınlığın Ötesi”ydi. Fantastik türde ise Yüzüklerin Efendisi ve Taht Oyunları’nı okudum. Bu konuda bizim yazarlarımıza hiç şans tanımadım açıkçası. Çünkü Türk Edebiyatı’nda bu tarzın hakkının verilmediği algısını bir türlü aşamadım. Ve bu algıya sahip olan tek kişi de değilim sanırım.
1920’lerde edebiyatımıza girmiş olan korku türü 2000’lere kadar neredeyse hiç ilgi görmemiş. Türk masallarına, mitolojisine baktığımzda aslında korku türünde ilk sıralarda yer almamız gerekirken, biz bu birikimimizi yazıda değil sözel dilde kullanmışız. Hepimizin zihninde tüylerini diken diken eden cin-peri hikayeleri var ama bu bir türlü batının gotik edebiyatına evrilememiş. Son zamanlarda ise gençlerin ilgisi bu türü canlandıracak nitelikte. Son dönem korku-gerilim-fantastik türde yazılan kitapların aralarında elbette çok acemice yazılmış, bir taklitten ibaret kalmış olanlar vardır. Ama bu türü sağlam bir gotik edebiyata dönüştürecek kitaplar da çıkıyordur muhakkak. Sanırım burada en çok iş, eleştirmenlere,
KontratŞ. Serda Kayman · Hiç Yayınları · 201843 okunma