Sadık Hidayet Üzerine Kör Baykuş Merkezli Okuma Denemesi

Kör Okur

Oğuz Demiralp
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 19 dk.
Sayfa Sayısı:
117
Basım Tarihi:
Eylül 2001
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750803017
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

2020 ilk incelemesi
8/10
·117 syf.··
2020 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2020 00:51
Sıradan olmayan şeyler hep dikkat çekicidir. Bunlar, yaşam tarzı, kültür, inanç vb. öğeler olabilir. Benim için de, kültür, inanç ve yaşam tarzı ile İran hep dikkat çekici olmuştur. Ve bu çekicilik sadece soru işaretlerinden ibaret kalmadı. Araştırma gereği duydum. Derken yolum Fars dili ve edebiyatı bölümüne kadar gitti. Ancak, çevremin İran'a olan ön yargısı vs. eğitimime devam etmeme engel oldu. Engeller, öğrenme isteğime engel oldu mu, peki? Hayır. Yaşayarak/şahit olarak öğrenmek istediğim hayatı, kitaplardan öğrenerek sürdürmeye karar verdim.Ali Şeriati ile başladım bu sürece. Ancak O, kültür ve yaşam tarzından çok, geniş bir spektrumda inançları kaleme aldığı için, birçok soruma cevap bulamadım. Bana yaşam tarzları, günlük hayatlarında neler yaptıkları vs. lazımdı. Merak işte. İran kültürünü edebiyata kazandıran bi yazar tanıdım ben de. Sadık Hidayet. Tanıdım tanımasına ama tanımaz olaydım. Hayata geldiğine pişman biriymiş meğer. Okudukça fark ediyor insan. Kitaplarında hep negatif enerji aldım. İntihar, uyuşturucu, -esrar olmazsa olmaz- ve karabasanlarla bogustum. Yüksek dozda siyanür alıp bir türlü ölmeyen "diri gömülen" mi dersin, sevdiği kadınların hep başka kişileri sevip onlara gitmesini mi dersin, düğün gününde pencereden atlayıp intihar eden abla mi dersin, her türlüsunden acılar mevcut. Ama Hidayet'in eserlerinde (kitap ve piyeslerinde) hep şunu gördüm; kendi sevmediği, abes bulduğu değerleri, ustalıkla kotuleyebiliyor. Üstelik anlatımını çeşitli alanlarda uzman kişilerden aldığı alıntılarla zenginleştiriyor. Yine aynı şekilde, sevdiği, benimsediği değerleri, ustalıkla olumlayabiliyor. Yani kısacası, DÜŞÜNCESİNE SADIK biri. Örneğin, İran'ın İslam ile alakasız Müslüman kesimini ele alıyor Hacı Aga eserinde. Her ne kadar, ikinci dünya savaşı dönem
Edebiyat
Kör OkurOğuz Demiralp · Yapı Kredi Yayınları · 200131 okunma
Ne yazmışsın be Sadık!
Puan vermedi·113 syf.··
2018 43. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2018 20:49
Okurken “kör” oldum. O zaman ben “Kör okur” um. Bu kitap bir incelemedir. Bu yüzden incelemeye inceleme yazacak değilim. Sadece kitaptaki bazı noktalara değineceğim. Hidayet, eserlerinde Şintoizm’i ve Budizm’i yüceltir ve Ömer Hayyam, Walter Benjamin ve Kafka’dan etkilenmiştir. Hidayet, Freud ve Otto Rank’ ten ruh çözümlemelerinde etkilenir. Hidayet’te kadın düşmanlığı vardır. Ama bu biraz farklı düşmanlıktır. Nasıl mı? Okumak lazım, söylemem. :) Hidayet’in eserlerinde yalnız, bahtsız insanlara sıkça rastlanır. Kahramanlarının göz diktikleri, sevdikleri kadınlar hep başkalarına giderler. Ayrıca ihtiyar adam ve genç kız aşkına eserlerinde sıkça rastlanır ve bir aşk üçgeni görülür. “Üç Damla Kan” da hem kadına karşı ölümüne bir arzu ve kıskançlık hem de kadının cinselliğinden, kösnüllüğünden korku duyguları görülür. “Kör Baykuş” ta amcasına sunmak için odada bir şeyler arar. O doğduğunda yapılmış, saklanmış şarabı bulur. Bu bir Zerdüştçü geleneğidir. Bu geleneğe göre, çocuk doğunca şarap yapılır ve saklanır. Bu geleneğe benzer şekilde bugün bazı Batı ülkelerinde kişi evlenirken doğduğu yılın şarabını sunmak geleneği vardır. Ne yaşamışsın be Sadık! Yazmaya körkütük âşık Ölümle hep yapışık Kitaplarını okuyacağım kaşık kaşık Medine T.
Edebiyat
Kör OkurOğuz Demiralp · Yapı Kredi Yayınları · 200131 okunma
Puan vermedi·117 syf.··
Beğendi
·
2021 78. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2021 00:00
Oğuz Demiralp, ilk yazılarını 1973'te yayımlamaya başlayan bir denemeci - eleştirmen. Çeşitli dergilerde yayımlıyor bu deneme ve eleştirilerini. Abdulhak Şinasi Hisar, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan, İsmet Özel, Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine çözümleyici açıklamalar yapmış. İlk kitabı olan Kutup Noktası: Ahmet Hamdi Tanpınar Üzerine Eleştirel Bir Deneme'de Tanpınar'ı öznel bir perspektifle anlatmış. Henüz okumadım bu eseri ama listeme aldım. . Kör Okur da Sadık Hidayet ve onun eserleri üzerine yazılmış bir eser. Merkezine Kör Baykuş'u alsa da yazar sık sık yazarın diğer eserlerine göndermeler yaparak Kör Baykuş'un daha iyi anlaşılmasını sağlamaya çalışıyor. Tabii bu eserin anlamlı hale gelmesi için önce Kör Baykuş'un okunması gerek. Hatta mümkünse yazarın diğer öykülerine de bakın. Ben kefilim :) . Kör Baykuş derinlikli bir eser. Çok katmanlı. Bir sarmal içinde dönüp duruyor anlatı. Yazarın da başyapıtı kabul ediliyor zaten. Oğuz Demiralp'in yazdığı bu eser Sadık Hidayet'i de ele veriyor. Hidayet bilindiği üzere İranlı. Ancak ülkesinden hep nefret etmiş. Zaten psikolojisi de çok sağlam değil. Hayatına da zaten bir intiharla son veriyor. Hidayet'in hayatına ve düşünce tarzına dair daha detaylı görüşler kitapta bolca var. . Kitaptan alıntılayacağım bana ilginç gelen bir bölümle yazımı bitireyim. "Kör Baykuş'un Bombay'da yapılan ilk baskısının kapağında üzerinde Sadık Hidayet'in kendisinin çizmiş olduğu bir testi betisi varmış. (Katouzian'ın belirttiğine göre de il baskı elyazmasıylaymış. 50 adet basılmış. Üstünde 'İran'da satılması yasaktır' gibi bir kayıt da varmış. Hidayet'in bu kitabı o günün İran'ına uygun bulmadığı anlaşılıyor.) Elbette bu alaylı 'kendi kendine yasaklama'nın anlamı derin. İlk bakışta, İran yasası görüngesinden yapılan bir yasaklama. Aslında, Hidayet,
Kör OkurOğuz Demiralp · Yapı Kredi Yayınları · 200131 okunma

Yazar Hakkında

Oğuz DemiralpYazar · 14 kitap
Oğuz Demiralp (İstanbul, 22 Ocak 1952) St. Joseph Lisesi’nden sonra ODTÜ İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. İlk yazılarını ve çevirilerini 1973’ten başlayarak Yeni Dergi ile kurucularından olduğu “Yazı”da yayımladı. Daha sonra “Soyut ve Oluşum”da, 1980’lerde “Tan, Yazko Edebiyat” ve “Gergedan”da, 1990’lardan sonra ise çoğunlukla “Kitap-lık” dergisinde yayımladı. Yazınsal denemelerinde “özel” bir metafizik kurmaya yöneldiği, eleştirel denemelerinde ise önemli yapıtlar üzerinde çözümleyici bir yaklaşımla durduğu görüldü.