Selamlar; ilginç ve bir o kadarda etkileyici bir Osmanlı hikâyesi okudum. Hikâye diyorum çünkü anlatılan olayların bir çoğu kurmaca, okurken merak edip yaptığım tarihi araştırmalara göre karakterler gerçek olsa da yaşananlar sadece kurgudan ibaret. Bununla birlikte Osmanlı’nın en güçlü kadını olan Kösem Sultan’ın baş karekter olduğu kitabı okumak çok keyifli. Kitabın yazım dili sade ve akıcı, olay örgüsü heyecan uyandırıcı. Tarih sahnesinde farklı bir tat arayanlar için entrikalarla, güç savaşlarıyla ve aşkla dolu bir macera.
Benim için keyifli bir okuma yolculuğu oldu.
Meraklılarına da tavsiye ediyorum.
Kitapla kalın sağlıcakla kalın;)
Hırsı onun ilhamı dik başlılığı ise zaferiydi.
Kitapta tarihi olaylarla çelişen bir çok olay vardı. Yazar kitabın arkasına çarşaf çarşaf kaynak koymuş ama oturup o kaynakları da araştırmaya zahmet etmemiş anlaşılan. Tabiki yazarken tarihe bağlı kalmayıp kendinden bir şeyler katabilir bazı şeyleri değiştirebilir ya da alakasız şeyler yazabilir ama madem böyle olacaksa o kadar kaynak koymak niye? Tarih bilgisi olmayan insanların okuması uygun değil diye düşünüyorum çünkü gerçek sanabilirsiniz. Onun dışında zaman geçişleri beni çok rahatsız etti. Çok fazla sıçrama var (neredeyse her bölümde) ve bu geçişler arasında bütünlük sağlanamamış bence. Olaylar kopuyor gibi. Tabiki o kadar senenin anlatılmasını beklemiyorum ama en azından daha dikkatli olunabilirdi. Tarih kitabı olması amaçlanmış ama olamamış. Daha çok masal kitabı gibi. Bir de bunun ikincisini de yazmış. Yazarın gerçekten bir donanımı var mı çok merak ediyorum.Kısaca kitabı pek beğenemedim. Bence para verip alınacak bir kitap değil. Bunun yerine daha kaliteli kitaplar okunabilir.
Bir yabancı yazarın kaleminden, Osmanlının ihtişamı ve saray içinde dönen entrikaları masal tadında ancak bu kadar anlatılabilir...
Yazarın uzun araştırmalar sonucu kaleme aldığı eser Kösem Sultan'ın iktidar hırsı için neleri feda ettiğine, iyiliğin yanında kötülüğe nasıl kucak açtığına, kendi ve evlatları adına taşıdığı can korkusunu nasıl diğer Sultanlara yaşattığını düşünerek okumuştum...
Tarihin en hırslı kadınlarından olan Kösem Sultan' ın hayatını bu yazarın kaleminden okumanızı tavsiye ederim...
Tarih içeriği olan kitapları okurken, mutlaka yan bilgilere de müracaat ederim. kütüphanemdekilerle kifayet etmediğimde internete yönelirim. Bu kitap içinde aynı yöntemi kullandığım. İnternette Kösem hakkındaki bilgiler tarihi yansıtmaktan daha çok Dizi hakkında olduğunu gördüm.Hayret etmemek elde değil doğrusu.
Kitabın yazarı, Jean Bell, belli ki çok fazla kaynaktan yararlanmış. Ancak bazı ifadelerinde bariz hatalar yapmış olduğu aşikar.
Ayrıca edindiğim bilgiler ile yazarın çelişir olduğunu da gözlemledim.
Tarihi gerçekleri tam yansıtıyor mu? Doğrusu bende çelişkiye düşmedim değil.
Bu kitap sadece Kösemin yaşamı ya da biyografisi olarak okunmamalı. o devrin toplum, dahası hanedan yaşamını ortaya koyuyor.
Hikaye, aynı zaman da Kösem ile haremağası Karaca Mustafa'nın da hikayesi. ( Bu isim de, Kösemin 40 hizmetlisi, sırdaşı, yoldaşı olan bir harem ağası var mı acaba? )
Kösem in gerçekten Rum asıllı "Bektaş adında yeniçeriden bir sevgilisi var mıydı? onunla nikah kıydı mı? bilmiyorum.
Kitabı okuduk dan sonra sizlerin yorumu nasıl olur bilemem. Ben bunları söyledim ama asıl söylenmesi gerekenleri tarihçiler açıklamalıdır derim...
Söze nasıl başlayacağım, duygularımı nasıl aktaracağım diye düşünüyorum ama işin içinden çıkamıyorum. +18 uyarısı mı versem yoksa daha başka bir anlam mı ortaya atsam bilemedim. Konu, Osmanlı İmparatorluğu'nun Topkapı Sarayında hüküm sürmüş Kösem Sultanın hayatı. Ama ne Kösem Sultan ha? Sivri zekâsı, müthiş planları, entrikalarla dolu tuzakları, akılalmaz taktikleri bizi bizden alıyor. Okudukça ağzımız açık kalıyor. Jean Bell ise güzel bir kurgu ile gerçekleri, yaşanmış tarihi gözler önüne sunuyor.
Bu Kösem Sultan ise zamanında esir bir Rum kölesi olarak saraya alınıyor. Haremde de padişah 1. Ahmet'in gözüne giriyor. Hatta o kadar gözüne giriyor ki 'menekşe gözlüm' olarak padişahın kalbini çalıyor. 1. Ahmet de menekşe gözlüsü için dünyayı ayaklarına seriyor, onun aşkı için dağları devirip, vezirlerin, hatta en yakınlarının bile kellelerini almaktan geri kalmıyor. Erkekler için bir ızdırap olan bu menekşe gözler, her erkeği ateşe atttığı gibi, padişahın da iplerini ele alıyor. Geceleri yaşanan aşk partilerle bu menekşe göz, yani Kösem, sarhoşluğun doruk noktasında gizli belgelere bir busenin eşliğinde, kendini kaybetmiş sultanın parmaklarında mühür vurdurmayı en iyi başaran bir kadın. Öylesine kendini iktidara adamış ki, padişah 1. Ahmet mi Kösem mi bilmek mümkün değil. Topkapı sarayı ve içinde yaşanan bütün entrika ve komploları bu eser sayesinde öğreniyoruz. Öğrendikçe de hayretler içinde kalıyoruz. Aslında bu hayretimiz bazı detaylar için. Normalde bazı anahatları hepimiz aşağı yukarı biliyoruz.
Mesela bu konulardan biri haremağaları. Bu haremağaları hadım ediliyorlar. Bu hadım işlemi erkeklerin cinsel uzuvlarının kesilmesiyle gerçekleşiyor. Günlerce organdan kan gelmesi, ömür boyu idrarda sıkıntı çekmesi, erkekliğinin bitmesi, aşk ve sevgiden uzak kalması, bir
Mahpeyker Kösem Sultan kimdir?
Tarihin tozlu sayfalarini açarken sultanların hayatlarından yansıyanlara bır bakalım okuyalım .
Osmanlı İmparatorluğu tarihinin en güçlü ve etkili kadın figürüdür. I. Ahmed'in nikahlı eşi, IV. Murad ve İbrahim'in annesi olan Kösem Sultan, oğulları ve torunu döneminde 30 yıla yakın süreyle devletin fiili yönetimini elinde tutan "Kadınlar Saltanatı" döneminin en önemli ismidir.
Bosna taraflarından getirilen Ortodoks bir papazın kızı olduğu tahmin edilmektedir.
Haseki Sultanlık: 15 yaşında saraya gelmiş, güzelliği ve zekasıyla I. Ahmed'in en gözde hasekisi (nikahlı eşi) olmuştur.
İktidar Yılları: I. Ahmed'in ölümünden sonra oğulları IV. Murad ve İbrahim'in tahta geçmesiyle "Valide Sultan" olmuş, torunu IV. Mehmed döneminde ise "Büyük Valide" (Valide-i Muazzama) olarak devlet işlerinde mutlak hakimiyet kurmuştur.
Naibe-i Saltanat: Özellikle IV. Murad'ın küçüklüğünde ve İbrahim döneminde devlet işlerini resmen yöneten "Naibe-i Saltanat" (saltanatvekili) olarak hüküm sürmüştür.
2 Eylül 1651'de, gelini Turhan Sultan'ın taraftarları tarafından düzenlenen bir saray darbesiyle boğularak öldürülmüş ve öldürülen ilk valide sultan olarak tarihe geçmiştir.
Siyasi satrançta mahir, devlet adamlarını yönlendiren ve halk tarafından sevilen bir figür olsa da, iktidar uğruna oğullarıyla karşı karşıya gelmiştir.
Kösem Sultan, 62 yıllık ömründe devletin en karışık dönemlerinde tahtın istikrarını sağlamaya çalışmış, ancak sonunda güç mücadelesinin ismidir
Mahpeyker Kösem Sultan (y. 1589 - 1651), Osmanlı İmparatorluğu tarihinin en güçlü ve etkili kadın figürüdür. I. Ahmed'in nikahlı eşi, IV. Murad ve İbrahim'in annesi olan Kösem Sultan, oğulları ve torunu döneminde 30 yıla yakın süreyle devletin fiili yönetimini elinde tutan "Kadınlar Saltanatı"
Kösem Sultan'ın hırsı, entrikaları ve imparatorluğu yönetme aşkı mübalağalı bir şekilde anlatılıyor .Dikkat çeken diğer ayrıntı ise Kösem'in aşkları ...
Kadınlar ne savaşmış be! Kitabı okuduğum süre boyunca bu cümleyi sürekli kullandım. Hürrem, Nurbanu, Safiye ve en sonunda Kösem. Ama en etkilisi Kösem bu 4 kadının arasında. Hürrem valide sultan olamadan ölüyor, o kadar entrika boşa gidiyor, Nurbanu II.Selim'in zaten kendine de bir hayrı olmadığı için Safiye' ye kolayca yeniliyor. Safiye ne istediyse elde ediyor ama Kösem, hiçbiri onun gibi olamıyor.
Etkili bir kadın olduğunu biliyordum ama bu kadar entrika çevirmiş olabileceğini hiç düşünmemiştim. Devlet kararları üzerinde inanılmaz bir etkisi varmış meğerse Kösem'in. Evladının ölümünü bile kendi yararına çevirebilen akıllı acımasız bir kadın.
Düşünüyorum da acaba Hürrem'le başlayan Osmanlı'yı bitirme aşkı bu kadar güçlü olmasaydı, acaba Osmanlı ne halde olurdu. Rumların bağımsızlığını ilan eden ilk azınlık olmasında Kösem'in etkisinin oldukça fazla olduğunu düşündüm okudukça.
Kalemi beğendim, olaylar bazen uzatılmış gelse de akıcılığı güzeldi. Okurken aynı zamanda araştırma da yaptım. Tabi ki tarihî kitapları tek bir kaynaktan okuyup değerlendirmek gerek ama tarih severler için okunacak bir kitap. Hürrem'le başlamanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Tarihe ilgisi alakasi olmayan kişilerin eserini okumaniza gerek yok. Kösem'i , Turhan'i hatta ve hatta haremi tam bir fahişe alemi olarak kaleme almış. Erkeksizlikten intihar edeni mi ararsın, kılık değiştirip erkeklerle ask yaşamalarını mi?
*Kösem Sultan 1589 yılında Mora ' da doğdu.
*Osmanlı Sultanı I.Ahmed'in eşi, Sultan IV. Murad ve I. İbrahim'in annesi olan Kösem Sultan Osmanlı tarihindeki en güçlü kadın sultanlarından birisi.
*Asıl adı "Mahpeyker" olan sultan pürüzsüz, güzel bir cildi olduğu için Kösem adını almıştır.
*Hakkındaki ilk görüş "Güzel, kurnaz, birçok yeteneği olan, mükemmel şarkı söyleyen, I. Ahmed'in çok sevdiği, ama devlet işlerini konuşmayacak kadar dikkatli davrandığı haseki.
*I. Ahmed öldüğünde Mahfiruz Sultan ' dan oğlu Osman' ın yerine kardeşi Mustafa 'yı tahta çıkarttı ve saltanat sisteminde önemli değişikliğe yol açarak "kardeş katli" uygulanması sona erdi.
*Kocası döneminde devlet otoritesi ve yönetimi ile ilgili gerekli donanıma kavuşan Kösem Sultan kayını, 2 oğlu ve torunu olduğu dönemlerde yönetimde etkindir.
*Osmanlı tarihinde Kösem Sultan'dan başka ölen valide sultan yoktur. Bu da onun diğerleri ile kıyaslamayacak kişiliği, Osmanlı sarayındaki yarın yüzyıla yakın otoritesi ile açıklanabilir. Osmanlı Devleti'nde pek çok padişahtan daha çok iktidar sürmüştür.