Küresel Bunalım

·
Okunma
·
Beğeni
·
825
Gösterim
Adı:
Küresel Bunalım
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756614075
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Küre Yayınları
Oniki yıl arayla meydana gelen iki yıkım, uluslararası sistemin merkezi güçlerinin yüzleşmek zorunda oldukları sonuçlar doğurdu. Berlin Duvarının yıkılmasından sonra kalıcı ve adil bir dünya düzenin kurumsal alt yapısı sağlanamadı. Aksine, bölgesel gerilim alanlarında rekabetin kışkırtılması İkiz Kulelerin yıkılması sonrasında yeni problem alanlarını ortaya çıkardı. Kısaca, birinci yıkımın oluşturduğu iyimser atmosferin güç eksenli rekabete kurban edilmesi, ikinci yıkımın kötümser ortamını hazırladı.u iki yıkımın ekseninde yapılan konuşmalardan oluşan bu kitapta, küresel bunalımın felsefî ve stratejik boyutları ele alınmakta: bu bunalımın batı ve doğu toplumlarının yanısıra Türkiye üzerinde yapacağı etkiler tartışılmaktadır.
11 Eylül Konuşmaları

Bu iki yıkımın ekseninde yapılan konuşmalardan oluşan bu kitapta,küresel bunalımın felsefi ve stratejik boyutları ele alınmakta; bu bunalımın batı ve doğu toplumlarının yanısıra Türkiye üzerinde yapacağı etkiler tartışılmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
265 syf.
·17 günde
Siyasete girmeden önce de Hoca olarak bildiğim ve tanıdığım, akademik kimliği ile hayran olduğum insan Ahmet Davutoğlu. Kitap 11 Eylül sonrası konuşmaları içeriyor. Sorulan sorular ve verilen cevaplar açısından 2001'den bugüne bakabilmeyi sağlayan değerli bir kitap.
Keyifli okumalar...
265 syf.
11 Eylül, bütün dünya için öyle bir milat oldu ki sonrasında bütün dünya bir bunalım yaşamaya başladı. Bugün artık farklı okumalarla ve gelişen olaylarla 11 Eylül'ün bir saldırıdan çok daha fazlası olduğunu biliyoruz. "Küresel Bunalım" tam olarak bunu anlatıyor. Dünya'nın Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldığı bugünler aslında o gün yaşananların bir sonucu ve Ahmet Davutoğlu bu bunalımı 11 Eylül öncesinde verdiği üç söyleşide dile getiriyor. Kitap, tarihi seyri içinde değerlendirildiğinde daha fazla önem arz ediyor...
265 syf.
Önemli bir kitap olarak görüyorum. Tam manasıyla politik bir başucu kitabı midir, tabiki hayir. Fakat değindi bazı konular zihinleri geliştirmeye sevk edebilir. Bu açıdan kıymetlidir. Fakat bu hacımde bir kitaptan daha fazlası beklenmekteydi. Bekleneni veremedi malesef...
Daha çarpıcı bir ifade ile söylersek, Batı medeniyeti gerçek manada bir küreselleşme testini bugün ilk defa yaşıyor. Diğer medeniyetler, [Çin o kadar değil] özellikle de İslam medeniyeti bu tecrübeyi çok önce yaşamışlardır.
Benim kanaatime göre, insanoğlunun tarih içindeki arayışının ve yürüyüşünün temel unsurları ontolojik güvenlik ve özgürlük arayışıdır. İnsanoğlu güvenlikle ontolojik varoluşunu, özgürlükle de kendini diğer varlıklardan ayıran iradesini tarih sahnesine yansıtır. Dolayısıyla da, insanoğlu kendini mutlak anlamda özgür ve güvenlikte hissetmedikçe tarihin sonu gelmez.
Eflatunun bir sözü var diyor ki: “Savaşan iki orduya dışarıdan bakıldığında intihar eden tek bir ordu gibi görünür.”
Amerikan toplumunun en kırılgan yönü, kendini aşırı güvenlikte hissettiği için ufak bir güvenlik probleminin dogması hâlinde, anında bunalıma girmesi, paniğe kapılması ve kaos yaşamasıdır. Biz bunalıma çok alışmış bir toplum olduğumuz için bunalım dozu yükselse de vücut ona bir şekilde intibak etmeye çalışır. Ama Amerikan toplumu özellikle ekonomi-politiği istikrarlı olmadığı dönemlerde büyük bunalımlarla yüz yüze kalıyor.
Genellikle biz İslam’ı cemaat dini ve Batı’yı daha bireyci olarak görürüz, ama aslına bakarsanız İslam ile diğer dinleri karşılaştırdığınızda, İslam varoluş idraki bakımından bireyi eksen alan bir dindir. Yani bir tek insan dahi, nerede olursa olsun, hiçbir ara kuruma ihtiyaç hissetmeksizin varoluş idrakine ulaşabilir. Bu çok önemli bir önermedir. Ve buradan çıkarak bir insana, tek bir insana duyulan güven vardır. Mesela Hristiyanlıkta özellikle Katoliklik’te sıradan insana bu güven yoktur. Protestanlık buna tepki olarak doğmuştur.
"Yalnız, 11 Eylül'le birlikte fark edilen husus şu oldu: 11 Eylül öncesine kadar Amerikan insanı, genelde Batı insanı ama özellikle Amerikan insanı, nerede özgürlük ve güvenlik problemi olursa olsun bunu önemsemiyordu. Çünkü kendisinin kendi mekanında özgür ve güvende olduğunu düşünüyordu. Amerika bir özgürlük alanıydı; özgürlük ve güvenlik problemi hiçbir zaman Amerika'ya yansımayacaktı."
Ahmet Davutoğlu
Sayfa 11 - Küre Yay.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Küresel Bunalım
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
265
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756614075
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Küre Yayınları
Oniki yıl arayla meydana gelen iki yıkım, uluslararası sistemin merkezi güçlerinin yüzleşmek zorunda oldukları sonuçlar doğurdu. Berlin Duvarının yıkılmasından sonra kalıcı ve adil bir dünya düzenin kurumsal alt yapısı sağlanamadı. Aksine, bölgesel gerilim alanlarında rekabetin kışkırtılması İkiz Kulelerin yıkılması sonrasında yeni problem alanlarını ortaya çıkardı. Kısaca, birinci yıkımın oluşturduğu iyimser atmosferin güç eksenli rekabete kurban edilmesi, ikinci yıkımın kötümser ortamını hazırladı.u iki yıkımın ekseninde yapılan konuşmalardan oluşan bu kitapta, küresel bunalımın felsefî ve stratejik boyutları ele alınmakta: bu bunalımın batı ve doğu toplumlarının yanısıra Türkiye üzerinde yapacağı etkiler tartışılmaktadır.
11 Eylül Konuşmaları

Bu iki yıkımın ekseninde yapılan konuşmalardan oluşan bu kitapta,küresel bunalımın felsefi ve stratejik boyutları ele alınmakta; bu bunalımın batı ve doğu toplumlarının yanısıra Türkiye üzerinde yapacağı etkiler tartışılmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Nur
  • Mkymurat
  • Mustafa Doğan
  • Savaş Akdoğan
  • Abdurahman
  • Emrah
  • Sema Nur Dağ
  • Okan yenitürk
  • Hamza İnam
  • Sezai Şahan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (2)
9
%0
8
%28.6 (4)
7
%28.6 (4)
6
%7.1 (1)
5
%7.1 (1)
4
%7.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%7.1 (1)