Kütüphaneci

Judith Kuckart
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Mart 2013
İlk Yayın Tarihi:
Mart 2004
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Orijinal Adı:
Der Bibliothekar
Orijinal Dil:
Almanca
Orijinal Ülke:
Almanya
ISBN:
9789944826402
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·272 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 10:30
Bazen bir kitabı okuyorsun ve olaylardan çok hisler kalıyor içinde. Kütüphane benim için biraz böyle bir kitaptı. İlk başta ne anlatmak istediğini anlamakta zorlandım ama okudukça aslında yazarın bize kütüphaneyi sadece kitapların olduğu bir yer olarak anlatmadığını fark ettim. Kütüphane burada biraz insanın iç dünyası gibi. Her kitap bir anı, bir düşünce, bir duygu gibi duruyor. İnsan bazen bir kitabın içinde kendinden bir parça buluyor ya, yazar da sanki tam olarak bunu anlatmak istemiş. Kitap çok hareketli bir hikâye sunmuyor ama daha çok düşünceye ve hislere dokunan bir anlatımı var. Okurken insan kendini sessiz bir kütüphanede dolaşıyormuş gibi hissediyor. Bence yazarın vermek istediği şey de biraz bu: kitapların sadece okunacak şeyler değil, insanın hayatına dokunan birer iz olduğu. Kısa ama düşündüren bir metin diyebilirim.
1000Kitap
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 05:06
Bir an evvel bitse diye debelenip sonunda bitirdiğim ve asla tavsiye etmeyeceğim bir kitap . Yazım dili bir tuhaf ya da çeviri artık bilmiyorum, konu desen yok. Zaman kaybı.
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
1/10
·272 syf.··
2024 25. kitabı
Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kitabı tavsiye etmiyorum. Çok konuşmaya gerek duymadığım bir kitap. Şöyleki her kitap kapağına göre yargılanmaz teriminin vücut bulmuş hâli diyebilirim. Kitaba başlarken içeriğinin nasıl olabileceğine dair bir fikrim yoktu fakat okuduktan sonra kitap kapağının içeriğine göre fazla masum kaldığını gördüm Kadınların tamamen cinsel bir obje olarak işlendiği bu kitabı malesef ki kimseye tavsiye etmiyorum. Kadın vücudunun ayrıntılarıyla işlendiği ve çokça cinsel sahnelerin geçtiği bu eser malesef hiç hoşuma gitmedi. Bu kitabı okuduğumda 17 yaşlarındaydım ve pekte hoş etkilenmedim. Bu yüzden kapağını birdaha açmamak üzere kapattım.
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
8/10
·272 syf.·
2021 115. kitabı
#paristekieş yaşanmış olaylardan yola çıkarak yazılmış bir romandır. Hemingway, ilk eşi Hadley, diğer kişiler, olaylar ve yerler birebir gerçeği yansıtmaktadır. Chicago 1920’de, yirmi sekiz yaşında olan Hadley Richardson, Ernest Hemingway ile tanıştığında aşktan ve mutluluktan çoktan vazgeçmiştir. Hemingway, yakışıklılığı, duygu derinliği ve kelimeleri ile her şeye rağmen Hadley’in hayatına girmeyi başarır. Çalkantılı bir flört döneminden sonra, ikisi evlenip Paris'e yerleşirler ve burada Gertrude Stein, Ezra Pound, F. Scott ve Zelda Fitzgerald'ın da aralarında bulunduğu renkli bir grubunun parçası olurlar. Ancak yirmili yılların Paris'i, Birinci Dünya Savaşı'nın travmasını hâlâ yaşıyor ve geleneksel aile ve sadakat fikirleriyle pek bağdaşmıyor. Artık bir anne olan Hadley, kıskançlık ve kendinden şüphe ile mücadele ederken, Ernest'in iyi bir yazar olma çabaları meyve vermeye başlıyor. Birlikte hayal ettikleri her şeyin gerçekleştiği anda, bir kadınlar savaşı başlıyor. Tutkulu bir aşk, ihanet ve sonuna kadar fedakâr bir kadın… #paulamclain Hemingway’in başarılı bir yazar olmadan önceki dönemini o kadar detay ile anlatıyor ki, okurken sanki yanındaymış gibi hissettiriyor. Kitabın sonuna doğru Hem’e biraz fazla sinir oldum. Kitaptan beklentim yüksek değildi, ama su gibi akıp gitti ve McLain’in kalemini sevdim. Okudum, okuyun
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
4/10
·272 syf.··
2021 32. kitabı
Okumaya başladığımdan itibaren çok sıkıldığım bir kitap olduğunu söylemeliyim. Kitap belki de o kadar sıkıcı olmayacaktı çeviri kötü olmasaydı eğer. Çünkü cümleler o kadar kopuk, o kadar anlamsız, o kadar çeviri programı çevirisi gibiydi ki inanın ki başıma ağrılar girdi. Yazarın dili mi zordu, çevirmen mi çok ciddiye almadı bilmiyorum. Neyse ıkına sıkına bitirdim. Kitapta bir kütüphanecinin (Hans Ullrich Kolbe) dansçı bir kıza (Jelena) olan tutkulu aşkı anlatılıyor.
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 98. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2022 15:48
Kitabın adı:Kütüphaneci Yazarın adı:Judith Kuckart Sayfa sayısı:272 Kitabımız tutkulu mu desem platonik mi desem bir aşkı anlatıyor. 50'li yaşlarında olan Hans-UlrichKolbe bir kütüphanede memurdur. Mesai çıkışında tabelasına SHOW yazan bir işyeri dikkatini çeker ve içeri girer. İçeride bir kız striptiz yapmaktadır .JELENA .Bizim Hans Bu Kıza tutulur ve onunla aşk yaşamaya başlar. Bu bildiğimiz aşklara benzemez peki nasıl bir aşktır.... Sevemedim bu kitabı yarıbırakmak gibi bir huyum olmadığı için ve de sıkıla sıkıla okudum bitirdim...
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2019 87. kitabı
Kolay kolay bir kitabı begenmemezlik yapmam fakat bu kitabı gerçekten beğenmedim. Yarıya geldiginde dedim ki belki sonunda farklı bir sonuca bağlanır şaşırtır, ama gayet alışılmış bir sonla bitti. Sapkın derece de bir kadına bağlanan bir kütüphanecinin hayatının değişmesini anlatıyor. Kadına bağlılığı yüzünden işini bırakıyor hatta 14 yaşındaki kızıyla görüşmeye bile gitmemeye başlıyor. Ben kitabı hala tam çözemedim anlamadığım farklı bir açı vardıysa bana anlatabilirsiniz?
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2023 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 16:49
Selamlar ♡♡♡ ●Kitabı incelemek yerine kendi düşüncelerimi yazmak istedim. Belki böylesi daha iyi akılda kalır diye düşündüm... ●Her kitap kendine özeldir, özgüdür diye düşünmüşümdür her daim. Yazana, çizene, okuyana kısacası emek verene hep saygı duymuşumdur, çünkü insan zaman ayırıyor, emek veriyor. Ne haddime düşmüş kötü yorum yapmak. Evet okudum bitti kitap. Bitse de gitsek modundaydım çoğu zaman. Birazda isminden dolayı aldım kitabı ve.... Ama büyük bir sabırla yaya yaya okudum. Kitabın son sayfasını görünce istemsizce bir mutluluk duymadım değil. ;)) Ben az diyorum , siz çok anlayın... ¿¿¿ ● Kitap; libodosu yaşından büyük bir kütüphanecinin bir striptizciye takıntılı bir aşık olmasıyla başlayıp, terkedileceğim korkusuyla ölümüne neden olması ile de son bulur. Kitabı okuduktan sonra ağzımdan çıkan tek cümle: Rabbım hayırlı insanlarla karşılaştırsın, oldu︎︎︎. Bu aşk mı yoksa hastalık mı?? Varın gerisini de artık siz bulun!!!
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
1/10
·272 syf.··
2020 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 19:58
Kitabin adı kesinlikle ruh emici olmalı. Tek iyi yanı Berlin de geçiyor olması kimsenin bilmediği lokasyonlar tarif ediyor bunu sevdim kitaba gelince o kadar toparlanmaya cümleleri var ki insani daralıyor.
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2021 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 14:37
#okudumbitti #kütüphaneci . #alıntılar Hiç kimse kusursuz bir hayat sürdüğü için cennete gitmiyordu, hatta dünya üzerindeki cennete bile. Bazen insanın tam hedefi olmaz ve zamanı geldiğinde hayır demez. . . Kütüphane görevlisi olan Hans striptiz kulübünde çalışan Jelena ile tanışır ve ona saplantılı şekilde kafayı takar. Fantezi dünyası oldukça geniş olan Hans yaşananların onun haysl dünyasında mı yoksa gerçekten yaşandığını düşündürüyor. Bu saplantı yüzünden işi bırakıyor ve hayatı değişiyor. Berlin'i duvarın ayırdığı dönemi ve Almanya'yı tasvir ediyor. . Adına aldanıp aldığım kitabıpek beğenmedim açıkçası zorla bitirdim bile diyebilirim. Daha farklı bir kurgu bekliyordum açıkçası ama haysl kırıklığı oldu benim için yinede kötü bile olsa her okuma bir deneyim diye düşünüyorum. Arka kapağa aldanıp alınan kitaplardan oldu.
KütüphaneciJudith Kuckart · Epsilon Yayınları · 201390 okunma

Yazar Hakkında

Judith KuckartYazar · 3 kitap
Judith Kuckart 1959’da Schwelm-Westfalen’de doğdu. Essen, Folkwang Okulu’nda dans eğitimi aldı. Üniversite eğitimini edebiyat ve tiyatro bilimi dallarında Köln ve Berlin’de tamamladı. Kendi kurduğu Skoronel Dans Tiyatrosu ile 1985-1998 yılları arasında Almanya’da ve uluslararası sahnelerde yazar, dansçı, koreograf ve rejisör olarak katkıda bulunduğu on yedi oyun sahneye koydu. 1998’den beri serbest rejisör olarak çalışmaktadır. 1990’da iki kadının Kızıl Ordu Fraksiyonu ile bağlantılı öyküsünü kaleme aldığı ilk romanı yayınlandı, kitabın Türkçe çevirisi 2016’da kitap fuarında okuyuculara sunulacak. Judith Kuckart romanların yanı sıra tiyatro oyunları ve piyesler de yazmaktadır. Almanya PEN Yazarlar Derneği üyesi olan yazarın eserleri farklı dillere çevrilmiş ve ödüller almıştır; Villa Massimo Ödülü (1997), Deutscher Kritikerpreis (2004), Annette von Droste Ödülü (2012). Kuckart Berlin ve Zürih’te yaşıyor. Eserlerinden Bazıları - Dass man durch Belgien muss auf dem Weg zum Glück. Roman, DuMont, Köln, 2015 - Wünsche, Roman, DuMont. Köln, 2013 - Der Bibliothekar. Roman, btb, München, 2009 - Die Verdächtige. Roman, DuMont, Köln, 2008 - Kaiserstraße. Roman, DuMont, Köln, 2006 - Die Autorenwitwe. Erzählungen, DuMont, Köln, 2003 - Wahl der Waffen. Roman, S. Fischer Verlage, Frankfurt/Main, 1990