·
Okunma
·
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Laisizm
Baskı tarihi:
Ocak 1991
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730172
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Laiklik bizim dışımızda doğdu, büyüdü, gelişti. Bizim tarihimiz, inancımız, kültür değerlerimizle de hiçbir paralelliği yok. Laikliği savunanların ileri sürdükleri iddiaların karşılığını da bulamazsınız. Laiklik, Siyasi iktidar ve kilise mücadelesinin, Hıristiyanlığın kendi içindeki mezhep çatışmalarının ürünü olarak hayat buldu. Laisizmi İslâm dünyasına yamamak imkansızı başarma çabasından başka bir şey değildir.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Mustafa Kemal 1930'larda laikliği, sözlük anlamı ile şöyle açıklıyordu:

"Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların Vicdan, İbadet ve Din Özgürlüğü de demektir .. "
Çünki, sağcılar için cami cemaatı aynı zamanda ucuz bir oy deposudur. Türkiye'de çok partili dönemden bu yana, Ehl-i Sünnet topluluklar sağ partilerin, alevi yurttaşlar da solun ucuz oy deposu ve istismar alanı olarak kullanılmaktadır.
Müslümanlar için Cum'a namazının siyasi bir anlamı vardı ve cami; dünya meselelerinin konuşulup, görüşülüp karara bağlandığı bir yerdi. Öteki dini cemaatler de kendi maslahatları ile ilgili kararlarını mabedlerde alır ve uygulardı.
Başörtüsünün suç, genelev kazancının kutsal kazanç kapısı sayıldığı bir Türkiye... İnsanlar ne dinlerini, ne tarihlerini ve ne de kültürlerini biliyorlar... Ve hepsi de aç. Kiminin midesi, kiminin kalbi, kiminin beyni... Ama hepsi de aç!
İnsan, yeryüzünde Allah'ın halifesi idi. Onun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli idi. Haksızlıklar karşısında susmak, dilsiz şeytan olmak demekti. Yaptığı herşeyden ve yapması gerekirken yapmadığı herşeyden, söylediği her sözden ve söylemesi gerekirken söylemediği her sözden hesaba çekilecekti. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, haklının yanında haksıza karşı duracaktı. Söylenilen sözün kim tarafından söylendiğine değil, sözün doğru olup olmadığına bakacaktı. Yapılan iş için de öyle idi. İslâm, hiç kimsenin meşru hakkına karşı bir tehdit değil, bedel ödemeksizin kazanılan bir teminattı. Çünki Allah (c.c.), yarattıklarının hukukunu korumak için müslümanları görevlendirmişti. Karşılığında mallarını, canlarını, sevdiklerini bedel olarak Allah yolunda fedaya hazır olanlar için altından ırmaklar akan vadedilmiş cennetler vardı.
İslâm'da ki kader inancı, haksızlıklara karşı teslim olmayı ifade etmiyor, aksine insanı İlahi bilginin gücü ile kuşatıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Laisizm
Baskı tarihi:
Ocak 1991
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730172
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Laiklik bizim dışımızda doğdu, büyüdü, gelişti. Bizim tarihimiz, inancımız, kültür değerlerimizle de hiçbir paralelliği yok. Laikliği savunanların ileri sürdükleri iddiaların karşılığını da bulamazsınız. Laiklik, Siyasi iktidar ve kilise mücadelesinin, Hıristiyanlığın kendi içindeki mezhep çatışmalarının ürünü olarak hayat buldu. Laisizmi İslâm dünyasına yamamak imkansızı başarma çabasından başka bir şey değildir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Abdullah SAFİDEMİR

Kitap istatistikleri