Lale devri olarak bildiğimiz dönem hakkında kıymetli bilgiler verilmiş.Bir solukta okuyacağınız değerli bir eser.
Benim okuduğum Timaş yayınlarına ait baskısında kitaba ek olarak Nihat Sami
Tarihi bir devri bu kadar güzel yorumlayan bir yazar görmemiştim. Tek kelime ile harika bir eser ortaya koymuş... Bir solukta okunacak nadide bir kitap.
Lâle DevriAhmed Refik · Tarih Vakfı Yurt Yayınları · 2011101 okunma
Lâle Devri, Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlamıştır. Bu dönemde savaştan hoşlanmayan mizacıyla bilinen III. Ahmed toplumsal huzuru sağlamaya yönelik ıslahatlar gerçekleştirmiştir. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ise sanatsal faaliyetleri desteklemenin yanı sıra birçok eğlence tertip ettirmiştir. Osmanlı tarihinde zevk ve sefa devri olarak bilinen Lâle Devri’ne, Sadâbâd’da yapılan lale sefaları ve ihtişam damgasını vurmuştur.
Lâle DevriAhmed Refik · Tarih Vakfı Yurt Yayınları · 2011101 okunma
Lale Devri'nin oldukça güzel bir şekilde anlatan bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim. III. Ahmet döneminde yaşanan olayları okuyoruz. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın yürüttüğü siyaseti görüyoruz. Patrona Halil isyanının nasıl çıktığını ve nasıl sonuçlandığını okuyoruz. Güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.
Lale DevriAhmed Refik · Panama Yayınları · 2021101 okunma
Osmanlı imparatorluğunun kendini idame ettiren muhteşem sistemlerinin yozlaşması sonucu önce ekonomik ardından askeri çöküşünün yarattığı boşlukta, saray erkânının gözünü bu felakete kapatıp suni cennetler yaratıp sefahatle meşgul olduğu lale devri. Ayak takımının yeniçeri belası desteği ve cüretiyle saraya el uzatabilmesi hanedan için bir kara leke dahadır. Kitapta lale devrini betimlemeleriyle güzel sunuyor ama bence asıl olay lale devrinin nasıl bittiğidir. Lale devri sadece yüzümüzü batıya döndüğümüz birçok frankafon adetle donandığımız devir değil aynı zamanda Osmanlı toplumsal yozlaşmasının ekonomik krizinin idari uygulama eksikliklerinin ceremesinin en büyük örneğidir.
Allah son yeniçeri kıran dedem 2. Mahmuddan, ulema terbiyecisi 4. Muraddan ve Patronayı tepeleyen 1. Mahmuddan razı gelsin.
Ahmet Refik Altınay, Türk tarihçi, yazar, şair, Darülfünun tarih müderrisi ve yüzbaşıdır. Tarih öğretmenliğindeki tecrübesini; gazete ve dergilerde yayınladığı araştırma dizileri ve tarihi hikâyeler yoluyla daha geniş kitlelere tarihi okutma ve sevdirmek için kullanmış bir yazardır. “Tarihi sevdiren adam” sıfatıyla anılır. Çalışmaları ağırlıklı olarak Osmanlı Devleti üzerinedir.
Ahmed Refik, 1880 veya 1881 yılında İstanbul′da doğdu. Beşiktaş Askeri Rüştiyesi′ni ve Kuleli Askeri İdadisi′ni bitirdi. Babası Sultan Abdulaziz′in Vekilharcı Ürgüplü Ahmet Ağa′dır. Ahmed Refik, Toptaşı Askeri Rüştiyesi ile Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi′nde coğrafya öğretmenliği yapmıştır. Dört yıl süren bu görevden sonra 1902 yılında Harbiye Mektebi Fransızca öğretmenliğine nakledildi. 1903′de birinci mulazım, 1907′de yüzbaşı oldu. Bu yıllarda bazı gazete ve mecmualarda ilk yazılarını yayınlamaya başladı. İrtika, Malumat, Hazine-i Fünun, Mecmua-i Ebuzziya bu yayınlardan başlıcalarıdır. Ayrıca Tercüman-ı Hakikat ve Millet gazetelerinin başyazarlığını yaptı. Vak′anüvis Abdurrahman Şeref Efendi′nin ölümü üzerine Tarih Encümeni Başkanlığı′na seçildi. Ünlü tarihçi hayatının son yıllarını sefalet içinde geçirdi. Değerli kütüphanesini parç parça sattı. Sonunda 10 Ekim 1937′de öldü. Vasiyeti gereği cenazesi Büyükada′nın Tepeköyü mezarlığına defnedildi. Çağdaşları tarafından "Tarihi Sevdiren Adam" diye nitelendirilen Ahmed Refik, dünya tarihinden çocuk kitaplarına kadar geniş bir sahada kalem oynattı. Akıcı bir üslupla yazdığı ve "Geçmiş Asırlarda Türk Hayatı" başlığı altında yayınladığı "Bizans Karşısında Türkler", "Sokullu", "Cem Sultan", "Alimler ve Sanatkarlar", "Kadınlar Saltanatı", Felaket Seneleri", "Lale Devri" gibi eserleriyle büyük bir ün kazanmıştır.