Leylek Halife

Mihâil Babits
Çevirmen:
Figen Uç
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Eylül 2024
Yayınevi:
Livera Yayınları
Orijinal Adı:
A Golyakalifa
ISBN:
9786256663169
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·176 syf.··
2025 117. kitabı
Kitap Elemer Tabory’nin on altı yaşından itibaren gündüz ve geceleri iki farklı kimlikle yüz yüze gelmesi üzerinden insan ruhunun derinliklerine kürek çekiyor. Gündüzleri burjuvazi, geceleri ise çırak şeklinde iki kişi olarak yaşadığını keşfeden Elemer için çoklu kişilik ve kişilik bölünmesi mi yoksa rüyalarından mı ibaret tüm bu olup bitenler okuyucu olarak da şüphe duyacaksınız. Sonra bir katip… Dünya belki de zıtlıklardan oluşuyordur kim bilir. Terazinin iki tarafında birbirine tezat kavramlar bir aşağı bir yukarı dünya döndükçe hareket halinde sanırım. Karakterimiz ile en iyi anlaşan taraf ise hep yüksekte kalsın diye benliğimize baskı yaptığımız bu dünyada, bazı arzularımızı kapatmaya çalışırken, hacminden fazla doldurmaya çalıştığımız bir teneke kova gibi vücudumuzun bir yerinden mutlaka taştığını görürüz. Peki hangisi gerçek hangisi rüya? Belki de en çok yaşanmış olmasını istediğimiz tarafı gerçek olarak algılıyoruz. Tutkularımızı bir uçan balonun içine doldurup yine de gökyüzüne dilediğimiz gibi bırakamıyoruz ki ipin ucunu bileğimize sarıp düğüm yapıyoruz sıkıca, yaşadığımız bu dünyada. Topluma göstermek istemediğimiz taraflarımızı ise boyası dökülmüş, işlemeli eski bir sandığın içinde sakladığımızı zannederken, sabah kalktığımızda üzerimize giydiğimiz kıyafet kadar görünür olduğunu da fark etmiyoruz. Özellikle ruhumuz tarafından. İyi ve kötü… İçimizde hangisi daha baskın bilinmez. Belki de birini yok etmek isterken diğerini de ortadan kaldırıyoruzdur kim bilir… kötünün alnının ortasını hedef alırken, iyinin de çekip gideceğinden habersiz… Gerçekte kimin nişan aldığını da bilmeden… Özellikle kitabın sonunda yazarın size bıraktığı manzara karşısında dengeleriniz yerle bir olacak eminim ki. Müthişti…
1000Kitap
Leylek HalifeMihâil Babits · Livera Yayınları · 202458 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 17:43
Macar edebiyatının önemli isimlerinden Mihály Babits’in dilimize çevrilen ilk kitabı Leylek Halife. İsmini Binbir Gece Masalları’ndan alan hikaye, gerçekliğin sınırlarında gezen oldukça farklı bir metin. Başkarakterimiz Elemer Tabory, on altı yaşına kadar sıradan bir hayat süren genç bir adamdır. Ancak bir gece rüyasında bambaşka bir kimlikle uyanır. Geceleri bir çırak, gündüzleri ise saygın bir ailenin evladı olarak yaşamını sürdürmeye başlar. Zamanla, bu ikili hayatın sınırları belirsizleşir ve öteki benlik tehditkâr bir hâle gelir. Babits, yarattığı bu karmaşık atmosferde, karakterin iç dünyasında yaşananları zıtlıklar üzerine inşa etmiş: rüya ile gerçek, iyi ile kötü, doğrular ve arzular… Ancak bu çatışmalardan kim galip çıkabilir? Freudyen bir bakış açısıyla rüyaların ve bilinçaltının derinliklerine inşa edilen bu kurguyu büyük bir keyifle okudum. Karanlık ve farklı metinler arayan okurlar bu kitaba şans vermeliler.
Leylek HalifeMihâil Babits · Livera Yayınları · 202458 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Leylek Halife dediğimizde aklımıza hemen o bildiğimiz Doğu masalı geliyor hani; halifenin bir büyüyle leyleğe dönüştüğü o hikâye... Ama bu kitapta kıyıya vurduğumuzda bizi bir mucize değil daha çok içimize doğru genişleyen bir karanlık karşılıyor. Masallarda dönüşümler geçicidir, biliriz ki bir yolu bulunur ve eve dönülür. Ama burada, Elemer Tabory’nin hikâyesinde işler hiç de öyle ilerlemiyor. Elemer, gündüzün saygın hayatıyla gecenin o bambaşka, tekinsiz yüzü arasında mekik dokurken aslında tek bir hayat yaşamayıp kendi zihninin içinde çoğaldıkça çoğalıyor. Bir yerden sonra hangisi rüya hangisi gerçek biz de onunla birlikte karıştırmaya başlıyoruz. Gerçek ve rüya arasındaki sınırın flulaşmasını sadece edebi bir oyun olarak değil insanın kendi üzerindeki kontrolünü kaybettiği dünyaya bir gönderme olarak okuyoruz. "Hakikat" dediğimiz şeyin nasıl elimizden kayıp gittiğine tanıklık ediyoruz bir yerde. İşin içine o bastırdığımız duyguları, kendimizden bile sakladığımız karanlık köşeleri katınca Elemer’in yaşadığı bu bölünmeyi çok tanıdık karşılıyoruz. Böyle olunca da metin dönüşümü bir “olay” gibi anlatmak yerine bir "hâl" olarak önümüze koyuyor. Değişimin öyle bir anda olmadığını; aksine fark ettirmeden, kendimizden yavaş yavaş uzaklaşarak gerçekleştiğini yüzümüze çarpıyor. Görmezden geldiğimiz her ne varsa bir köşede pusuda bekliyor ve zamanı gelince Elemer’in hayatında olduğu gibi en beklenmedik yerden çıkıveriyor. Yüz yıl önce yazılmış bu kitabın bugün hâlâ taptaze durmasının sebebi de bu galiba. Bizler hâlâ tek bir hayatın içine dünyaları sığdırmaya çalışıyoruz, bazen aynaya baktığımızda gördüğümüz kişinin gerçekten "biz" olup olmadığından emin olamıyoruz. Şimdi o eski masalı tekrar düşününce sormadan edemiyorum: İnsan kendinden bu kadar uzaklaştıktan sonra
Leylek HalifeMihâil Babits · Livera Yayınları · 202458 okunma
9/10
·176 syf.··
2025 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 15:39
LEYLEK HALİFE#okudumbitti Macar şair ve yazar #mhalybabıts ın kaleme aldığı #leylekhalife gerçek ile rüyanın iç içe geçtiği tıpkı karakter gibi okuyanı da gergin bir ortama sürekleyen bilinç akışı tekniğinin ustaca kullanıldığı güzel bir kitaptı… Kitabın baş karakteri Elemer Tabory’nin 16 yaşından başlayarak iki farklı hayata sıkışıp kalışını,bilinçaltının derinlerinde yatan karanlık arzularının yüzeye çıkışını ve bu çatışmanın onu nasıl parçalayarak gerçek dünya ile bağını kopardığını Mihaly Babıts şairane üslubu ile okuyanı içine çeken bu aydınlık görünümlü karanlık kitabı çok beğendim… Gündüzleri saygın bir öğrenci,ailesi tarafından çok sevilen bir genç olan Elemer geceleri fakir bir tamirci çırağına dönüşüp keşmekeşliğin içinde gezinirken her uyandığında bunun hayal mi gerçek mi olduğunu sorgulayıp iç dünyasında acı çeker… Birinci dünya savaşının gölgesinde kaleme alınan psikolojik gerilimin yüksek olduğu bu kitabı farklı tarzlarda okumayı sevenlere öneririm… İyi ki okudum dediğim kitaplardan oldu…
Edebiyat
Leylek HalifeMihâil Babits · Livera Yayınları · 202458 okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 601. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2024 09:07
Kitabı okuyacaklara bir uyarı: Krizstina Kovacs'ın yazdığı Önsöz'de koca bir spoiler verilmiş. Direkt karakterle ilgili dev bir spoiler. Aman diyeyim. :( Buna rağmen ilgiyle, keyifle okuduğum bir roman oldu.
Edebiyat
Leylek HalifeMihâil Babits · Livera Yayınları · 202458 okunma
9/10
·176 syf.··
2026 3931. kitabı
Leylek Halife, okurken beni hem düşündüren hem de içten içe huzursuz eden bir kitap oldu. Mihály Babits’in dili ilk başta sade gibi görünse de aslında satır aralarında derin bir psikolojik çözümleme var. Bu yüzden kitap ilerledikçe olaylardan çok karakterin iç dünyasına odaklandığımı fark ettim. Romanın merkezinde gerçeklik ile hayal arasında gidip gelen bir ruh hali var. Baş karakterin yaşadığı iç çatışmalar, kimlik arayışı ve zaman zaman gerçekle bağının zayıflaması beni en çok etkileyen kısımlardı. Özellikle rüya ile gerçek arasındaki geçişler o kadar ustaca yazılmış ki bazen ben de karakterle birlikte hangisinin gerçek olduğunu sorguladım. Bu belirsizlik kitaba ayrı bir atmosfer katmış. Kitabı okurken insanın kendi iç dünyasının ne kadar karmaşık olabileceğini düşündüm. Bazen insanın en büyük savaşı dış dünyayla değil, kendi zihniyle oluyor. Yazar bunu çok başarılı bir şekilde aktarmış. Psikolojik derinliği yüksek bir eser olduğu için hızlı okunmuyor ama sindire sindire okunduğunda etkisi daha büyük oluyor. Genel olarak klasik edebiyat sevenlerin ve karakter tahlillerinden hoşlananların seveceğini düşünüyorum. Akıcı bir macera bekleyenler için ağır gelebilir ama insan ruhunu anlamaya yönelik bir eser arayanlar için oldukça etkileyici bir kitap. Ben okuduğuma pişman olmadım; bitirdikten sonra bile üzerine düşünmeye devam ettiğim kitaplardan biri oldu.
Leylek HalifeMihâil Babits · Livera Yayınları · 202458 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mihâil BabitsYazar · 0 kitap
Şiirleri yoğun dini temalarıyla tanınan, “Ölüm Çocukları” (1927) gibi romanları ile psikolojik sorunları araştıran Mihâil Babits, Macar şair, yazar, denemeci ve çevirmendi. Babits Szekszárd'da doğdu. 1901'den 1905'e kadar Budapeşte Üniversitesi'nde okudu ve burada Dezső Kosztolányi ve Gyula Juhász ile tanıştı . Öğretmen olmak için çalıştı ve Baja (1905–06), Szeged (1906–08), Fogaras (1908–11), Újpest (1911) ve Budapeşte (1912–18) okullarında öğretmenlik yaptı . Edebiyat hayatında şiirleriyle tanınması 1908 yılında başlamıştır. Aynı yıl İtalya'ya yaptığı bir seyahat , Dante'ye olan ilgisini artırdı ; sonraki yıllarda birkaç seyahat daha yaptı. Bu deneyim onu ​​Dante'nin İlahi Komedya'sını ( Cehennem , 1913, Araf , 1920 ve Cennet , 1923) çevirmeye yöneltti. 1919 Macar Devrimi'nden kısa bir süre sonra Budapeşte Üniversitesi'nde Yabancı Edebiyat ve Modern Macar Edebiyatı Profesörü oldu; ancak devrim hükümetinin düşmesinin ardından pasifizmi nedeniyle kısa süre sonra görevden alındı. 1911 yılında Nyugat dergisinde kadrolu yazar olarak çalışmaya başladı . Babits'in 1918 tarihli romanı The Nightmare (aynı zamanda King's Stork olarak da bilinir ), Freudyen psikolojiden etkilenen bölünmüş bir kişilik hakkındaki bir bilimkurgu romanıdır. 1933 tarihli romanı Pilot Elza veya Mükemmel Toplum (Macarca: Elza pilóta, vagy a tökéletes társadalom) distopik bir gelecekte geçmektedir. 1921'de Ilona Tanner [ hu ] ile evlendi, daha sonra Sophie Török adıyla şiirler yayınladı . İki yıl sonra Esztergom'a taşındı. 1927'de "Kisfaludy Társaság" ( Kisfaludy Derneği ) üyesi oldu ve aynı yıl Baumgarten Ödülü'nün mütevelli heyeti üyesi yapıldı . 1929'da Nyugat'ın genel yayın yönetmeni oldu (1933'e kadar bu görevi Zsigmond Móricz ile paylaştı ) ve ölümüne kadar bu görevi sürdürdü. 1937'de gırtlak kanseri teşhisi kondu . 1941'de Budapeşte'de öldü.