Saygılar, sevgiler...
Övgülerine çok denk geldiğim için alıp okuduğum bir kitap oldu. İlk iki yüz sayfada klasik kötü erkek masum iyi kız zırvaları döndü dedim ki gerçekten artık bu kitaplar da türk dizilerine döndü iyice. Ama kitapları yarım bırakmayı asla sevmiyorum o yüzden devam ettim. Zee, başarılı bir hokey oyuncusu ama medya tarafından her gün farklı kızlarla birlikte olan zengin kibirli bir züppe olarak tanınan yakışıklı bir abimiz. Vee, hostes ve hokey sezonu boyunca takımın özel uçağında çalışıyor. Kitabımızın ilk iki yüz sayfası Zee'nin Vee'yi uçakta sürekli bir şeyler isteyip zorbalamasıyla geçen, herkes yatağına koşarken bu kadının neden kendisine yüz vermediğini anlayamayan adamımızın içten içe kudurmasıyla geçiyor. Bence kitap bu sayfalardan sonra başlıyor. Vee, annesinin yıllarca süren söylemlerinden, eski erkek arkadaşının üzerinde bıraktığı etkiden dolayı vücudunu sevmeyen, kendinden utanan, özgüveni sıfır olan bir kadın karakteri. Arkadaşları tarafından sadece abisine ulaşmak için kullanılmış, bu yüzden de gerçek sevgiyi asla tadamamış. Zee ise menajerinin kendisine medya için kurduğu yalan hayatın tam tersini yaşayan, annesi tarafından küçük yaşta terkedilmiş, babasının onu sevmediğini düşünen, en yakın arkadaşının ailesine ve çocuklarına tapan tam anlamıyla bir aile amcası aslında. (Her gün başka kadınla olması, notlarında hepsinin şehirleri ve isimleri olması hariç) Yani ana konumuz bu iki karakterin duygusal dünyasında yaşadıkları travmalar, çevredekilerin ve sosyal medyanın iğrenç yüzü, sözlü tacizler ve onlarla nasıl baş ettikleri aslında. Kitabın bu yönü başladıktan sonra uzunluğu beni gerçekten çok bunaltsa da bırakamadım kitabı çünkü bu iki duygusal şapşalın kendilerinin farkında olmalarını görmeyi inanılmaz istedim. İçerisinde çok güzel