Yazanın diğer kitaplarını da okudum ama bu kitabın çevirisi daha çok iyiydi beni daha çok içine çekti öyküler birbirine bağımsız ama kendi için de çok değer katmış öyküler okumanı tavsiye ederim. Özellikle düello başlıklı öyküsü hem uzun hem de tamamen kendi üslubundan kendi yazı stilden çok farklı bir öykü yazmış. Normalde yazar genelde Batı’nın Afrika’yı ve Asya’yı sömürüsünün hikayelerini anlatır ama bu öykü Da bağımsız.
Yazarın yaşadıklarının romanlaştırmış hali.
Bazıları uzun bazıları kısa hikayeler içeriyor.
Aşırı derecede gereksiz tanımlamalar akıcılığı zaman zaman düşürüyor.
MuhbirJoseph Conrad · Can Yayınları · 201461 okunma
Muhbiri roman sanıyordum meğer kitap sekiz tane hikayeden oluşuyormuş Muhbir de onlardan biriymiş. İlk defa Joseph Conrad okudum anlatımı akıcı, sürükleyici ama kitaba ismini veren Muhbir hikayesindense Gerizekalılar ve kitapta yer alan en son hikaye olan Düello'yu beğendim. Düello'yu okurken elimden bırakmak istemedim, konu çok hoş.. Adından yola çıkarak pek beğeneceğimi düşünmemiştim ama şaşırttı beni yüzümde bir tebessüm bıraktı.
“Denizlerin yazarı” olarak ünlenmiş Conrad’ın öykülerini okumak, özellikle de deniz dışında yazdığı öykülerde kalemini tanımak eğlenceli bir deneyimdi.
Kendisinden okuduğun ilk kitap olan Karanlığın Yüreği, beni yormuştu ve bir iz bırakmadı. Belli ki yanlış kitapla başlamışım.
8 öyküden oluşan bu kitabı, başlamak için ideal. Özellikle “Gizli Ortak”, “Geri zekalılar” ve “Düello” hikayeleri merak ettiren ve ilgiyle okunacak yazılarından.
Polonyalı yazar Joseph Conrad in daha önce Casus kitabını okumuş ve çok da beğenmemiştim. Şimdide yazarın Muhbir eserini okudum.
Eser en kısası 20 en uzunu 110 sayfalık 8 hikayeden oluşuyor. Ben hikayelerden lagün, gelişmenin ileri karakolu ve kitaba adını da veren muhbir isimli hikayeleri daha çok beğendim. En uzun hikaye olan düello isimli öykü de fena değildi, diğer 4 hikayeyi ise pek beğenmedim.
Yazarın ana dili Lehçe olmasına rağmen eserlerini sonradan, hatta 20 yaşından sonra öğrendiği İngilizce dilinde kaleme almış. Bundan dolayı mi yoksa çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum ama eserdeki birçok cümle çok zorlama. Bu durum eserin akıcı olmasının da önüne geçmiş.
Genelde öykü okumayı çok sevmiyorum Muhbir eserinde yer alan öyküler de bende büyük bir yer edinmedi. Bana göre akıcı olmayan, yer yer sıkıcı ve zorlama bir eser. Bir süre esere ve hikayelere dair çok fazla şeyin aklımda kalacağını sanmıyorum.
Rahatlıkla daha iyi seçenekler bulanabileceginden eseri tavsiye etmiyorum.
MuhbirJoseph Conrad · Can Yayınları · 202061 okunma
1857'de Polonyalı bir anne-babadan Ukrayna'da doğdu. Asıl adı Josef Korzeniowski'ydi. Sürgün edilen anne ve babasıyla birlikte Rusya'ya gitti. 1874 yılında bir Fransız gemisinde denizcilik hayatına başladıktan sonra 1884'de bir İngiliz denizcilik şirketine geçti ve İngiliz vatandaşı oldu.
Denizcilik hayatı 1894'e kadar sürdü. Bundan sonra kendini yazmaya verdi. Ancak bu yıllar arasında, hikaye ve romanlarının pek çoğuna konu ve tema sağlayan denizcilik hayatından alacağını almıştı.
1924 yılında ölen Conrad, anadili olmamakla birlikte İngiliz dilinin en önemli yazarları arasında yeralmayı başardı. Dilindeki belli belirsiz yabancılığı, anlatmayı sevdiği iç dünyaları, çeşitli yorumlara açık çetrefil kişilikleri anlatmakta başarıyla kullandı.
Nostromo (Çeviren: Mehmet H. Doğan, Adam Yayınları), Nigger of Narcissus, Lord Jim, Victory (Zafer, Çeviren: Armağan İlkin, Adam Yayınları), Secret Agent, Under Western Eyes (Razumov'un Öyküsü, Çeviren: Ayşe Yunus-Zafer Bakırcı, Alan Yayıncılık) ve The Heart of Darkness en önemli eserleri arasındadır.