Gökçer Tahincioğlu gazeteci kimliğiyle tanınıyor.Mühür belki de tüm gazetecelik kariyeri boyunca edindiği birikimlerinden damıtılmış politik bir roman.
Mühür bir tarikatlar savaşının hikâyesi aslında.Tüm ülkeye hâkim olan bir tarikatın, sıra dışı bir tarikatı boğmaya çalışması, tarikat mağdurları, mağdurların avukatlarının mücadeleleri, hak arayışları, hak ihlalleri, Mühür’ün konusunu oluşturuyor.
Küçük kız Elife’nin dramı yürek yakıyor.
Gökçer Tahincioğlu, bize bizi anlatmış kısacası...
Maraş'ta bir şeyhe bağlı müritlerin hayatlarını nasıl batağa sürdüklerini anlatan bir kitap. İnsanlara inançlarını kendi istedikleri gibi din sosuna bulayarak veren din şaklabanlarının devlette ne kadar etkin olduğunu küçük tarikatlardaki soytarı şeyhlerin mahallelerdeki üstünlüğü ve cahil, akılsız insanların bu insanlara iş, eş gibi çıkarları ile mürit olmasını anlatan bir kısa hikaye. Tarikatlar arasındaki çatışma arasında yiten masum canlar, korunan suçlular... Tam bir kırsal cehaleti... İnsanların bu kadar aptal olmasına insan gerçekten şaşırıyor.
Tarikatlar, kaybedilenler, yarım bırakılan yaşamlar, çocuk istismarı, derin devlet ilişkileri, avukatlar, mücadele, dayanışma ve aşk.. ve daha neler neler var. Okuyunuz.
Milliyet Gazetesi’nde yazdığı Yüzleşme adlı köşesini takip edenlerin, Mühür kitabını heyecanla beklediklerine emindim. Yazılarını okumak bir yandan terapi gibi rahatlatırken, bir yandan da gerçekliğin acımasızlığıyla, hayatın içindeki hikayelerin orta yerinde bulunma hissi verdi her zaman. Bu kadar güzel bir anlatıma sahip olması sanırım fazlasıyla gerçek ve kaliteli bir gazeteci olmasından kaynaklanıyor. Tavsiye ederim .
Körü körüne bir inancın nelere neden olabileceğine değinirken aynı zamanda eski bir aşkın anıları arasında bazen bir anlık kafa karsikligi ile sevdiğinden vazgeçen bir adamın ömür boyu yaşadığı pişmanlığı anlatırken galiba bizede sevdiğiniz den kolay kolay vazgeçmeyin demek istiyor
Zaten bildiğiniz ama bilmezden gelmeyi seçeceğiniz kadar gerçek bir hikaye.
Özellikle okumanızı tavsiye ederim. Şaşırmayacaksınız okuduklarınıza bazen yazılı basından bazen de TV'ye yansıtılırsa oradan görüp okuduklarınız işte. Yine de içinizde bir yeri acıtıyor. Güzel kitap.
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo Televizyon Anabilim Dalı’nda, “Askeri Darbeler Öncesi ve Sonrası Medya Özgürlüğü” konulu teziyle yüksek lisans eğitimini tamamladı. 1997’de çalışmaya başladığı Milliyet gazetesinde halen Ankara Haber Müdürü olarak görev yapmaktadır. Çağdaş Gazeteciler Derneği İzzet Kezer Fotoğraf Ödülü, Musa Anter Basın Şehitleri Yılın Haberi Ödülü, Abdi İpekçi Yılın Haberi Ödülü, Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Rafet Genç Haber Ödülü sahibidir. İki dönemdir Çağdaş Gazeteciler Derneği yönetim kurulu üyesidir.