Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
3 Eylül 2020
İlk Yayın Tarihi:
1944
Yayınevi:
Vintage Classics
Orijinal Adı:
Nada
ISBN:
9781784876210
Dil:
İngilizce
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·256 syf.··
2026 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 23:24
Nasıl bir ev ? Nasıl bir atmosfer? Yaşayan ve nefes alan , sorgulayan sorgulatan, anlamından çok yaşatan. İçine çeken ama aynı zamanda kovan. Tüm karakterlerin önüne geçmiş , onları yaşatan ve öğüten. Sarkan örümcek ağları ile onları eve bağlayan. Psikolojik yoğunluğu ve melankolik yapısı ile zorlayan bir eser. Peki , çaresizce orada bulunanlar ; o evde yaşayanlar yaşamlarını “bir yer” uğruna feda mı ediyorlar. Aykırı karakterler , yerini bulmamış deha , hayal ve hayat kırıklıkları , tesadüfler de cabası … Savaş sonrası İspanya ‘sının durumunu yansıtan eserin kadın anlatıcı gözü ile aktarılması ; ayrıntıların daha belirgin olmasını sağlaması açısından çok önemli. Kimlik mi, özgürlük arayışı mı? Özgür olmayanın kimliği olur mu? Kısa ama etkileyici bir anlatı. Size güzel kitaplar öneren arkadaşlarınız olsun. Sevgiler
1000Kitap
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
#1001kitap~~~
8/10
·256 syf.··
2022 93. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2022 00:33
Carmen Laforet, İspanya İç Savaşı'ndan sonraki dönemde yazan önemli 1İspanyol yazar olup eserlerini VaroluşçuEdebiyat temelleri üzerine kurarak bu türe katkıda bulunmuştur ve ilk romanı "Hiç" İspanyol Edebi Dünyasında önemli 1yere sahip olarak bu yönde de devam ettirmiştir eserlerini... Carmen Laforet'nin "Hiç" kitabı, İç Savaş sonrası İspanya'nın en önemli edebi eserleri arasında yer alır. Yazarın kendi hayatına 1şekilde dayanan bu kitap, savaşın harap ettiği Barselona'da üniversiteye gitmek için küçük kasabasını terk eden yetim 1genç kadının hikayesi anlatılır. Kalabalık 1aile içinde büyüdüğüyseniz dialoglar çok da yabancı gelmeyecek hatta onları hatırlayıp çokça da eğlenebilirsiniz bazı dialoglar bana çok tanıdık geldi teyzeler, dayılar ve kuzenler içinde büyüyünce çokça bizden hissettim bazı konuşmaları oyuzden çok sevdim ama bu bizdenlik içinde 1de sade 1dili olmasına rağmen akmayan 1taraf vardı kitapta, öyle elime alayım okuyayım da okuyayım olayı çok da olmuyordu bana özel 1durum muydu bilemedim ama kitap bana çok durağan geldi... ~~Kimi zaman acı 1zevk, kötü 1koku, tuhaf 1 Işık, akortsuz 1ses, "'"Can sıkan 1tanıdık, değişmez gerçeklikler olarak, kavranılır duygularımız ve bize öyle gelirler, kuşku duyulmayan hakikat."'"~~ bu kitabı anlatan daha güzel1giriş olamazdı. Herşey hayallerinizden farklı olsa da girdiğimiz kalabalik içinde düşündüklerimizle karşılaştıklarımızın aynı olmadığını görüyoruz yaşanan olaylarda ve karakterlerde. Hiç 1seyin göründüğü gibi olmadığı iç savaş sonrasındaki karakterlere yansıyan durumların ruh halleri daha güzel ifade edilemezdi bence döneme ait çok bilgi verici durumlar olmasa da ruhlara yansıyan ifadeler çokça yerindeydi bence, ""Burası batan 1gemi gibidir. Biz de suyu görünce ne yapa­cağını bilemeyen zavallı fareleriz.
Edebiyat
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
7/10
·336 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 23:04
Bir kızın okumak için sehir merkezine zengin ve kültürlü dayılarınin teyzelerinin oturduğu eve giden bir kızın o evde bir yılda yaşadıklarını anlatan bir kitap. Yazarın hayatina baktigimizda kitaptaki konunun aynısını yaşadığını farkediyoruz. Bu kitapla çok unlenen yazar edebiyata yönelmesine rağmen diğer eserlerinde pek begenilmemis. Belki biraz spoiler olacak ama hepsinin tımarhaneliğe çoktan dönüştüğü bu evde yaşananlar ilginizi çekebilir ayrıca akıcı bir dil kullanılmış. Bazı yerleri saçma olsada hepsini deliliğine veriyorsunuz. Karakterlerin neden öyle olduğu veya bazı önemli kararları neden aldıkları veya daha sonrasında ne oldukları maalesef hiç bahsedilmiyor. Bu da bize bu kitabın tamamen yaşananlar çerçevesinde oluşturulmuş bir kitap olduğu yani Yazarın iyi bir gözlemci olduğu ve tesadüfen ilgi çekici bir akraba topluluğu sayesinde guzel bir eser ortaya çıkardığını bundan dolayı diğer kitaplarda irdeliyecek değişik tipler olmadığından belki de begenilmedigini düşünüyorum.
HiçCarmen Laforet · T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları · 2001180 okunma
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 130. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2021 11:35
‘.. devam eden her şey grileşiyor, yaşanarak mahvoluyordu. Ölüm gelip vücut bozuluncaya kadar hikayemizin bir sonu olmuyordu…’ . Anne ve babasının ölümünden sonra Andrea büyükannesinin evine, Barcelona’ya gider. Ülkesi gibi savaşın izlerini taşır ev, yıkılmak üzere ancak hala ayakta. Ev kalabalık ama Barcelona çok güzeldir. Üniversite okuyacaktır Andrea, geride bıraktığı köyünden farklı bir dünya ayaklarının altındadır şimdi. . Carmen Laforet genç bir kızın heyecanlarıyla birlikte bir ailenin gizlerini döküyor ortalığa. Histeri krizleri, aile içi şiddet, aşk ve aşka oldukça yakın nefret.. Hepsini bir eve sığdırıyor. Yazarının ölümünden sonra yeniden keşfedilen eserlerden Hiç. Olaylar Franko rejiminin başlangıcında geçse de silik bir şekilde duyumsuyoruz dönemi. Daha çok içsel buhranlara dalıp gidiyoruz (Andrea’nın büyüme ve hayatta kalma telaşı, yengesi Gloria’nın arada kalmışlığı, teyzenin nefreti ve büyükannenin sinirleri geren sessizliği gibi ) Çok kısa sürede kendisini okutacak kadar akıcı bir eser olduğunu da söylemeliyim. Sonu ‘aceleye getirilmiş’ hissi uyandırmasaydı bende, daha fazla sevebilirdim bu kitabı. . Çeviride Zerrin Yanıkkaya yer alırken; kapak resmi Lucian Freud’un Geniş İçmekan adlı çalışmasından ..
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 01:27
Hiç… Kısacık ama dopdolu bir kelime, yokluğa dair. Yargısı olumsuz olan tümcelerde eylemin anlamını bu kadar güçlendireni de yoktur hani. “Beni “hiç” görmek istemiyordu,” gibi. Soru tümcelerinde ise belirsiz, herhangi bir zamanı gösterir. “Hiç ait olmadığınız bir yere mahkûm oldunuz mu?” gibi. Tıpkı on sekiz yaşında yok olan ailesinin yasını tutamadan üniversite eğitimi için köyünden Barselona’ya, zenginliği ve kültürüyle gözünü kamaştıran anne tarafından akrabalarının evine gelen Andrea gibi. Ancak savaş ailenin servetlerini kaybetmesine, korkunç bir yoksullukla yüz yüze kalmasına sebep olur. Andrea bir yandan okulundaki zengin öğrenciler arasında bocalar bir yandan da evde tanık olduğu şiddetin binbir tonuyla masumiyetini yitirmeye başlar. Tıpkı Tolstoy’un dediği gibi: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Karanlık bir hayal gücü ile ince mizahı birleştiren büyüme öyküsünü saf bir berraklıkla anlatan bu roman, pek çok eleştirmen tarafından yirminci yüzyılda Avrupa’da yayımlanan en önemli yapıtlar arasında sayılıyor. İspanya İç Savaşı’nın hemen ertesinde(1936-1939), dünyanın en zor günlerini yaşadığı dönemlerde 1944 yılında, o yıl ilk kez verilen Nadal Edebiyat ödülünü “Hiç” adlı romanıyla kazanan Carmen Laforet ile selamlıyorum sizi. Edebiyata büyük bir adanmışlıkla sadece bu zor zamanları hikâyeleştirmemiş Laforet. Hikâyesini “aile-toplum-savaş” konjonktüründen ve kendi yaşamıyla paralel olarak kendini ifade edebilen bir kadın figürü olarak İspanya Edebiyatı’nın temel taşı haline getirmiş. Franko rejiminin ürkütücülüğünü, büyüme öyküsüyle birleştiren ve bunu kara mizahla kesiştiren romanı ElvanElvan ile iyi ki HiçHiç okudum. Carmen LaforetCarmen Laforet
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2021 225. kitabı
Carmen Laforet, İspanya İç Savaşı’ndan hemen sonra, genç bir kızken yazar Hiç romanını.1944 yılında da Nadal Ödülü’nü kazanır. Öksüz kalan 18 yaşındaki Andrea, üniversite tahsili için, taşradan Barselona’ya gelir.Büyükannesi, dayıları ve teyzesiyle yaşamaya başlayan Andrea, âdeta bir deliler evine düşer.Savaş sırasında servetini kaybeden aile, yoksulukla mücadele etmektedir. Juan, Ramon dayılar, Angustias teyze, Juan’ın karısı Gloria hepsi ayrı ayrı sorun yumağı.Anneanne gücü yettiğince koşturur ev halkı arasında. Andrea tüm bu karmaşanın içinde, yolunu bulmaya çalışır. Kitabın, genel olarak karanlık, mizahi gücü kuvvetli atmosferini çok etkileyici buldum.
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
7/10
·256 syf.··
2024 118. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 00:28
2004 yılında yazarı öldükten sonra kıymete binen ödüllü bir kitap Hiç. 1944 yılında Nadal ödülünü kazanmış. Ama işte alışık olduğumuz üzere yazarının ölümünün ardından yeniden keşfediliyor ve okurlarıyla buluşuyor. İspanya İç Savaşı'nda anne ve babasını kaybeden on sekiz yaşındaki Andrea üniversite eğitimi için Barcelona'ya büyükannesinin ve dayılarının yanına geliyor. Ve bu gelişini şu cümleyle anlatıyor: "Elimde gençliğimden ve hevesli umutlarımdan aldığım güçle kendi başıma taşıdığım ağır mı ağır, neredeyse tamamı kitapla dolu, kocaman bir valiz vardı." Andrea bu yolculuğa çıkarken onu bekleyen hayatla ilgili hayalleri vardı ama bir gece vakti kapısını çaldığı bu ev hiç ama hiç onun hayalleriyle örtüşmüyordu. Savaş onları da sefaletine sürüklemiş ve ellerinden servetlerini alırken beraberinde ruhsal sağlıklarını da almış. Andrea bu yıkıntının içinde ayakta kalmaya çalışırken aslında o da yavaş yavaş onlardan biri olmaya doğru sürüklenir. Kitabın arka kapağını okuduğumda beklentilerim daha yüksekti. Pek çok eleştirmen tarafından yirminci yüzyılda Avrupa'da yayımlanan en önemli yapıtlar arasında sayılmış. Buna istinaden bende başlangıçta hissettiğim heyecanla olayların gidişatında belki biraz daha yükselmeyi bekledim. Ama olmadı. Sonunu da aceleye gelmiş gibi hissettim. Amaaaa yine de güzeldi. İyi ki okudum.
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2018 76. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2018 07:38
Bir genç kizin koyunden okumak icin anneannesi ve dayilariyla yasamaya baslamasin, onlarin hayatlarini, arkadaslarini , hayallerini ve hayal kırıklıklarıni anlatiyor .cumleler cok katmasik zevkle okudugumu soyleyemeyecegim malesef
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2022 04:05
Hiç, ismiyle müsemma bir kitap.. Yani ne okudum, sonuç nereye vardı gibi sorularımın cevapları sadece Hiç.. ‍️ Bu cümlemden kitabı beğenmediğim gibi bir anlam da çıkmasın tabi.. Sadece farklı beklentiler ve farklı sonuçlar meselesi söz konusu oldu.. Arka kapak yazısından dolayı ağır bir konu ve durağan bir anlatımla karşılaşacağım düşüncesiyle hep okumayı ötelediğim bir kitaptı Hiç.. İspanya iç savaşı sonrası Franko rejimi döneminin etkilerinin hissedildiği bir konunun ele alındığı yönünde yapılan arka kapak bilgilendirmesi, bende savaşın yıkımını anlatan bir kurgu okuyacağım izlenimini oluşturmuştu.. Halbuki döneme dair izler çok da belirgin verilmemişti.. Belki de ben bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadığım için bana öyle gelmiş de olabilir.. Kitabı bitirdikten sonra ev ve evin içindeki insanların, ülkeyi ve ülkenin insanlarını temsil ediyor olduğunu düşündüm.. Aynı çatının altında birbirine hem bağlı hem de birbirinin gırtlağına sarılacak kadar öfkeli insanlar, iç savaş yaşamış olan ülkenin minimalize edilmiş hali gibiydi sanki.. ‍️ Velhasıl neticede uzun zamandır okumak istediğim bir kitabı daha okumuş oldum böylece.. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam, Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Andrea, üniversite eğitimi için taşradan Barcelona'ya annesinin akrabalarının yanına gelir.. Çocukluğunda hatırladığı o şatafatlı ve zengin ev ve ailenin yerinde ise artık yeller esmektedir.. Üstelik savaş sonrası fakir düşen aile, ekonomik seviyedeki düşüşle birlikte akıl sağlıklarında da bir takım sorunlar yaşamaya başlamıştır.. Kavga, gürültünün eksik olmadığı, kimin kime niye düşmanlık duyduğu ya da duymadığını anlayamadığımız, sefaletin kol gezdiği bir evde Andrea, kendi yolunu bulmaya çalışır.. Zengin arkadaşlar, yeni keşfetmeye başladığı bir takım duygular,
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2019 55. kitabı
Yaşarken yaşama duyulan özlemi anlatıyor Hiç. İspanya İç Savaşı'nın ertesinde Barselona'daki akrabalarının yanına taşınan Andrea orada üniversite egitimi almaya başlar. Bir yandan okuluna ayak uydurmaya çalışırken diger yandan da ailesinde yaşanan ilginç olaylara tanık olur. Yürek burkan, çaresizliği ve yoksulluğu sonuna kadar hissettiren etkileyici hatta zaman zaman vurucu bir kitap. Eser ayrıca 20. Yüzyılda Avrupa'da yayımlanan en önemli eserlerden biri olarak gösteriliyor.
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma

Yazar Hakkında

Carmen LaforetYazar · 1 kitap
Genç yaşta yazdığı ve 20. yüzyıl İspanyol edebiyatının önemli klasiklerinden sayılan Hiç kitabıyla büyük etki uyandıran Laforet, 1921 yılında Barselona'da doğdu. Çocukluğunu Kanarya Adaları'nda geçirdi. 12 yaşında annesini kaybetti, babası yeniden evlenince 1939'da, İç Savaş'ın bitiminde, akrabalarının yanında kalmak üzere Barselona'ya geri döndü. Barselona Üniversitesi'nde başladığı felsefe ve edebiyat eğitimini yarım bırakıp 1942' de Madrid'e hukuk okumaya gitti. Ancak 1944'te okulu tümüyle bırakıp ilk romanı Hiç'i yazmaya yoğunlaştı. 1944'te yayımlanan romanı prestijli Nadal Ödülü'nü (1945) kazanınca ünlendi, 1948'de Fastenrath Ödülü'nü de aldı. 1946'da gazeteci ve edebiyat eleştirmeni Manuel Cerezales'le evlendi, Katolik inancıyla yakınlaştı, beş çocuğu oldu ve 70'li yıllarda eşinden ayrıldı. Erken yaşta gelen ünün ağırlığı altında yazdığı diğer yapıtları –ikinci romanı La Isla y los demonios (Ada ve İblisler, 1950), öykü derlemesi La muerta (Ölüm, 1952), kısa roman derlemesi La llamada(Konuşma, 1954), romanı La mujer nueva (Yeni Kadın, 1955) ve bir üçlemenin ilk kitabı olarak tasarlanan La insolación (Güneş Çarpması, 1963)– eleştirmenlerce aynı ölçüde beğenilmedi. Bu nedenle edebiyattan uzaklaştı ama gazete ve dergilere yazmayı sürdürdü, gezi yazıları ve öykü derlemeleri yayımladı. Hayatının son yirmi yılını edebi çevrelerden uzak geçiren Laforet 2004 yılında Madrid'de yaşamını yitirdi. Ölümünden sonra yapıtlarına ilgi ülkesinde ve tüm dünyada tekrar arttı. "Üçlemesini" tamamlayan ikinci romanı Al volver la esquina (Köşeyi Dönünce) ölümünün hemen ardından yayımlandı, üçlemenin son kitabı Jaque mate (Şah Mat) ise yayımlanmadı.