Metin Aktaş, Nişancı kitabında, Şeyh Said ve yaşandığı dönemin olaylarını adeta bir hikaye anlatır gibi okuyucusuna aktarıyor. Tarihin karmaşık ve sert yüzünü, karakterlerin yaşamları ve yaşadıkları üzerinden samimi ve sürükleyici bir dille yansıtıyor. Bu yaklaşım, okurun sadece bilgi edinmesini değil, aynı zamanda o dönemin ruhunu ve atmosferini hissetmesini sağlıyor. Aktaş’ın anlatımı, tarihî gerçekleri canlı bir tabloya dönüştürerek, okuyucuyu zamanda kısa bir yolculuğa çıkarıyor.
NişancıMetin Aktaş · Doz Basım Yayın · 2005313 okunma
Bu kitapta tarih, sadece anlatılan olaylar değildir. Dönemin korkusu ve baskısı, karakterlerin hayatını doğrudan etkiler. Verdikleri her kararda bu yük hissedilir. Okuyucu da bu baskıyı karakterlerle birlikte yaşar ve nefesinizi tutarak olaylara dahil olur kitabı yaşıyarak okursunuz.
NişancıMetin Aktaş · Doz Basım Yayın · 2005313 okunma
•Bu kitap hüzün oldu yüreğimde…
•Bazı kitaplar okunmalı, okutulmalı Nişancı da tam öyle bir kitap. Gerçekleri bilmek, tarihini bilmek, yalan yanlış bilgilerle yıkanmış beyinlerin neyin ne olduğunu öğretmek gerek. Bunun için de bu eseri iyice anlayarak ve sindire sindire okumak şart.
•Ne çok kişi ölmüştü, ne çok kişi öldürülmüştü bir avuç toprak için. Çok şey istenmemişti oysaki tek amaçları kendi bölgelerinde, kendi içlerinde birlikte iyi bir yaşam sürmekti…
•Eli silah tutan herkes savaşmaya hazırdı. Canı pahasına savaşacaklardı toprakları uğruna. Kendi dillerini,topraklarını, kültürlerini özgürce yaşamak için savaştılar kanlarının son damlalarına kadar. Ortalık adeta can pazarına dönmüştü.
•Kitap sadece o dönemin isyanını anlatmıyor birbirine deliler gibi aşık Zel ve Cem’in hiç kavuşulmayan aşk öyküsünü de anlatıyor. Ah Zel! Seni hep yüreğimde hissedeceğim:(
Okuyup araştırıp görmeden nerden geldiğinizi nasıl geldiğinizi bilemezsiniz:Oyuzden gerçeken bazı kitaplar okunmalı dediğim bir kitap Nişancı. okurken kendimi alamadığım bir kitap oldu.Neler yaşamışız ne zulümlere uğramışız içim acıyarak merakla heyecanla okudum.Bir halkın yok sayılan özgürlük isyanı,bir aşk destanı…ve daha birçok şey. Kesinlikle okunmalı.
NişancıMetin Aktaş · Dara Yayınları · 2021313 okunma
Ah bu kitap! hüzün oldun yüreğimde... Ne Mutlu ki Kitabı Diyarbakır'da okuyup şehirle bütünleştirme şansım oldu. Şehit edildiğin dağkapı meydanını her gördüğümde içim bir tuhaf olurdu; onurlu, Bilge ve halkı tarafından hiç anlaşılamayan bir pul uğruna yapayalnız bırakılan koca şeyh Sait.
" Sen üzülme evladım ben yeni ölmeyeceğim! Ben isyanı kaybettiğimde öldüm! Ben Diyarbakır halkının bana ihanet ettiği gün öldüm! Ben Diyarbakır surlarının önünde öldüm! "
Vartolu Cem ve Zel'in aşkı üzerinden ilerliyor gibi gözükse de aslında pek de öyle değil. Yaşadığı zamanın sorunlarından bağımsız olmayan bu aşk birbirlerini ölürcesine seven iki insanın birbirine dokunmadan 40 yıl nasıl aynı evde yaşadığıni gösteriyor. Yazar kitabın %90 doğru dese de bu oran bana biraz fazla geliyor kitabı okuyan dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacağını düşünüyorum. Bir halka nasıl önderlik edilir sorusunun cevabını alacağımız ve ihanet edenlerin sonlarının nasıl acınası olduğunu çok güzel bir dille ifade etmiş. Vahşi bir doğaya sahip olan Varto'da Kurtların saldırılarını okurken kendim yaşıyormuşcasına etkilendiğimi söylemeliyim.
Okullarda öğretilenlerin içlerinin nasıl boş olduğunu ispatlarcasına tarihsel bir roman.
Bazı karakterlerin sonlarının yazılmamış olması okuyucuyu araştırmaya yönlendiriyor;
Şeyh Abdurrahim, Zaza Yado, Pir Ali gibi.
Kitabı okurken Bingöl'den geçerken her zaman Çay içtiğimiz "Yado Çay Bahçesinin" değerini çok daha iyi anlıyorum.:)
Nişancı,
Her bir satırı insanın gerçeklik duygusunu altüst eden inanılmaz bir dram. Şeyh Sait Ayaklanmasını içerden ve içten bir bakış açısıyla gözler önüne seren gerçek bir öykü. Şeyh Sait Ayaklanması, Türk resmi ve gayri resmi yazın dünyasının hakkında en fazla yalan ürettiği bir alandır. Nişancı, aynı zamanda bu yalan dünyasına karşı bir isyandır. Onulmaz bir aşk sarmalı ve sonsuzluğa uzanan bir onur mücadelesi...
kesinlikle okunması bir kitap. Kitap bitince tekrar tekrar okumak istedim..
“Roman sadece 1925’te Şeyh Sait’i, Kürtlerin o yıllarda yaşadığı acıyı, trajediyi anlatan bir roman değil aynı zamanda birbirini seven bir Alevi genç ile bir Sünni kızının trajik bir aşk romanı”
içinde tarih biraz hüzün biraz ayrılık birazda sevgi ve birazda aile hasreti kitap şeyh said dönemini anlatıyor eline silah almak istemeen gencin ir anda kendini savaşın içinde bulması
Özgün, çarpıcı, sürükleyici ve beni derinden etkileyen trajik tarihi gerçekleri edebiyatın mutfağından ustaca yoğrulmuş müthiş bir kitap mutlaka okunmalı.
NişancıMetin Aktaş · Dara Yayınları · 2021313 okunma
Metin Aktaş 1956 yılında Tunceli'nin Ovacık ilçesi'ne bağlı Çayüstü köyünde yoksul bir ailenin ilk çocuğu olarak doğdu. Köyünde okul olmadığı için ilk okulu halasının desteğiyle Ovacık Ada Köyünde okudu. İlk okuldan sonra altı yıllık Tunceli Yatılı Lisesi'ni kazandı. Tunceli Lisesi'nde eğitime başladı. Oradan da Hakkari yatılı lisesine sürüldü. Hakkari lisesinden de İzmir Urla Lisesine sürülünce liseyi bitirmeden eğitim hayatını sonlandırdı. Yazarın köyü devlet tarafından 1994 yılında boşaltılınca zorunlu göçe zorlandılar.
Romanlarında toplumun alt kesimini oluşturan yoksul insanların, azınlık inançlarda, kültürlerde, etnisitelerde insanların yaşamlarını, yakın tarihimizde yaşanmış büyük, acılı trajedileri anlatan yazarın ondan fazla romanı bulunmaktadır. Cennetin Ölümü adlı romanıyla 2003 TUDEM Edebiyat Ödülleri'nde roman dalında mansiyon ödülünü almıştır.
Yapıtları
Munzur Efsanesi
Gerçek ve İşkence
Hamal Dersimli Bektaşi
Acı Fırat Asi Fırat
Sürgün
Cennetin Ölümü
Nişancı
Dicle
Harput'taki Hayalet
Cefr
Son Derviş
Rüzgar Ateş Gibi Yakıyordu
Avesta
Yezda
Uzun Yaz
Gelincik Tarlası
Bozkır Gülü
Dilsiz
Burseya Dağı
Sessizlik Kulesi