“ Gerçeğin her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm.”
Fyodor Dostoyevski ~ Yeraltından Notlar
Zeki Demirkubuz’un Dostoyevki’nin Yeraltından Notlar eserinden uyarladığı 2012 yapımı “Yeraltı” filmin de kitapta da olan o çarpıcı masa sahnesi.
Ne üzücüdür; yalnızlık korkusu, beğenilme kaygısı gibi günümüz hastalıkları insanı belli kalıplara itmiştir.
Bu kalıplar insanı kendi benliğinden, ben olma bilincinden tamamen uzaklaştırıp kişi üzerinde farklı bir kişilik yaratmıştır.
Kişi kendisi olmak yerine, toplumun onun üzerine biçtiği rolü oynamak zorundadır.
Bu rolü doğru bir şekilde oynamazsa dışlanma ve yalnızlık tehditleri ile karşı karşıya kalır.
Bakın sağınıza solunuza;
Kendine yabancı insanlardan başka ne görüyorsunuz ?
Kendi ben bilincini oluşturamamış, toplumun beklentilerini karşılamakla geçirilen bir ömre sahip, gerçeklikten uzak, maskeli insanlar…
Görkemli görünüşlerini toplumun doğru saydığı düşüncelerle doldurmuş içi boş insanlar…
Üstadın dediği gibi :
“Kendi yalanını söylemek, başkasının gerçeğini söylemekten çok daha iyidir. Kendi yalanını söylediğinde bir insansın sen, ama başkasının gerçeğini yinelediğinde yalnızca bir papağan...”
O sıralar beni üzen bir mesele daha vardı: Ne ben kimseye benziyordum ne de herhangi biri bana.
"Tek başımayım, ama onlar hep birlik."Yeraltından Notlar
"Olmam gereken yerden çok uzaktayım. Belki de yoruldum, bilmiyorum. Öyle karışık, öyle yabancıyım ki bu aralar kendime bile gelemiyorum."
Yeraltından Notlar