//Okuyacağınız bu kitaptaki hiçbir şey hayal ürünü değildir. Hakkâri’de Yaşanmış ve doğu ve güneydoğunun bir çok şehrin de hala yaşamakta olanların hikayesidir..//
Ve lütfen Hakkari demeyiniz bazı arkadaşlar haklı olarak tepki veriyor ((: doğrusunu bu şekilde söylerseniz (Hakkâri) mutlu oluruz
“Coğrafya kaderdir”
Ama “alın yazısı” dediğimiz düşünce için aynı şeyi söyleyemem en azından benim fikrim bu yönde. Herkesin mutlaka bir çok düşüncesi vardır bu söz için. Peki günümüz dünyasında bunu değiştirmek mümkün değil mi?
Geçmişten günümüze bir çok algıları yok ettik bunları tamamen yok edebiliriz. Bunlardan bazıları beyaz yakalı memurlarımız. Yaptığı görevler nedeniyle tayini Doğu ve güneydoğu bölgesine çıkınca öcü gibi bakıp, Kürt’ler, terörist onlar ben ne yaparım oralar da düşüncesi şimdiler de pek kalmadı. En azından ben öyle düşünüyorum.. Çevreniz de ve aileniz de oluşan bazı tepkiler Doğu bölgesinden bir arkadaşınız, sevgiliniz olduğunda “hee öyle mi olsun ya onlarda iyidirler diyip ötekileştirmek sanki insan değilmiş gibi bakışları ve düşünceleri maalesef hala sürüyor. Öyle çok örnekler verebilirim ki ben utanırım insanlığımdan..
Hatırlamayan ve hiç duymayanlar varsa aranızda (çünkü ben hiç unutmadım) hatırlatıp tekrardan paylaşmak isterim bu yaşanan utancı, ülkenin ve bizlerin utancı olarak..
( Van’da kış ağır geçer kar yolları kapatmış, Muharrem bebeğin yüksek ateşi vardır. Telefonla sağlık yardımı istediler, ama yardımlarına kimse ulaşmadı. Muharrem Taş imkansızlıktan (peki hangi imkansızlık?) yaşamını yitirdi. Babası sırtında 16 kilometre boyunca oğlunun cansız bedeni bir “çuvalda” taşıdı... ):
Şimdi biz buna Alın yazısı mı diyelim?
“İnsanlar ölmesin demiyorum.
İstediğim ölümsüzlük değil ne kendim,
ne başkaları için
İstediğim, çocuklar ölmesin..”
Bizim