Ölümün GölgesiCarter Dickson

·
Okunma
·
Beğeni
·
599
Gösterim
Adı:
Ölümün Gölgesi
Baskı tarihi:
1962
Sayfa sayısı:
379
ISBN:
9789750703881
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Corpse in The Waxworks
Çeviri:
Ölümün Gölgesi
Yayınevi:
Akba Yayınları
Birdenbire, 'Dehşetler Galerisi' nde yapayalnız kalmış olduğumu hissettim. Geri dönmek istiyordum ama merdivenin son basamağına da gelmiştim. Yeşil ışıkla aydınlatılmış olan kaba taş duvara vuran gölgeyi görünce dehşetle irkildim. Kalbim, göğsümü yarıp dışarı fırlayacakmış gibi çarpmağa başlamıştı. Biraz ileride sırtı kamburca bir adam bekliyordu. Başına geçirmiş olduğu siyah kukuleta yüzünü gölgelendirmekteydi. Yalnız çenesinin biraz uzunca olduğunu ve alaylı alaylı gülümsediğini fark edebildim. Kollarında bir kadın vardı ve onu peleriniyle hafifçe örtmüştü. Adamın öne doğru uzatmış olduğu sağ ayağı dikkatimi çekti. Zira... bir keçi ayağıydı bu. Rahat bir nefes aldım. Meşhur 'Satir' heykelini tanımıştım.

Sonra kulağıma bir ses geldi, 'Şıp... Şıp... Şıp...' Yere ağır ağır bir şey damlıyordu..."
Meşhur dedektif Henri Bencolin'in baş rolünde olduğu bir polisiye roman.
Mumyalar Müzesinde bir cinayet işlenir ancak ne cinayet aleti ne de faili bulunabilmiştir.
Olaya Henri Bencolin el koyar ve en azılı düşmanlarından birinin müzenin hemen yanında bir kulübü olduğunu öğrenir.
Öldürülen genç kızın katili, acaba bir cinayet daha işlenmeden bulunabilecek midir?
Kitabın sonu oldukça şaşırtıcı.
Polisiye severlerin mutlaka okuması gereken bir roman.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümün Gölgesi
Baskı tarihi:
1962
Sayfa sayısı:
379
ISBN:
9789750703881
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Corpse in The Waxworks
Çeviri:
Ölümün Gölgesi
Yayınevi:
Akba Yayınları
Birdenbire, 'Dehşetler Galerisi' nde yapayalnız kalmış olduğumu hissettim. Geri dönmek istiyordum ama merdivenin son basamağına da gelmiştim. Yeşil ışıkla aydınlatılmış olan kaba taş duvara vuran gölgeyi görünce dehşetle irkildim. Kalbim, göğsümü yarıp dışarı fırlayacakmış gibi çarpmağa başlamıştı. Biraz ileride sırtı kamburca bir adam bekliyordu. Başına geçirmiş olduğu siyah kukuleta yüzünü gölgelendirmekteydi. Yalnız çenesinin biraz uzunca olduğunu ve alaylı alaylı gülümsediğini fark edebildim. Kollarında bir kadın vardı ve onu peleriniyle hafifçe örtmüştü. Adamın öne doğru uzatmış olduğu sağ ayağı dikkatimi çekti. Zira... bir keçi ayağıydı bu. Rahat bir nefes aldım. Meşhur 'Satir' heykelini tanımıştım.

Sonra kulağıma bir ses geldi, 'Şıp... Şıp... Şıp...' Yere ağır ağır bir şey damlıyordu..."

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Melek Ceylan
  • Yok
  • Percy Jackson
  • Serdar Poirot

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%100 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0