Çok güzeldi bir kitap.Olay örgüsü sarıyor bağlantılı ilerliyor durumlar, böylece daha heyecanlı bir okuma sunuyor. Akıcı ve hızlıca bitirebilecek bir eser.
Birbirini tanımayan iki insanı bir kaza sonucu bir araya getiren düşündürücü bir olayın anlatıldığı bir kitap. Okurken düşündürücü yönü oldukça çok fazlaydı.
Değerli Samet Koca ağabeyimin kitabını okumak beni çok mutlu etti. Nazicane herkese tavsiyemdir kitap.
Arka Kapaktan Alıntı
Para ve kariyer hırsının her şeyi yapmaya, yaptırmaya gücü yeter olması O’nun Bebeğini dünyaya getirmeye yetecek midir ?
Kitabı konu bakımından ele alırsak sıra dışı ve ilgi çekici bu çok hoşuma gitti.
İçerik olarak ele alırsak benim düşüncem şöyle taktir ederseniz:
Ya aşırı detaya girilmiş(yapılan tedavilerin ne olduğunu anlatmak gibi) ya da kitabın en heycanlı yerinde geçişler olmuş.
Olay örgüsüne baktığımda ise ilk başlarda durumu çözmeye çalıştım ama sonra fark ettim ki 3-4 ayrı hayatın birbiriyle kesişmesiyle kitap asıl amacına ulaşıyor.
Hemencecik bitirilebilecek çerez bir kitap
İyi okumalar dilerim :)
Bir trafik kazası sonrasında oğullarının hatırasını yaşatabilmek... Ellerindeki imkanları kullanarak torun sabihi olmak. Bir taşıyicı anne... Ahh Aylin ahh... Sanırim annesiz ve babasız olmanın zorluğunu en çok bu durumda anladı ve başına gelenler.
Çok çabuk okunabilen bir kitap ve hızlı giden bir hikayesi var. Ilk başta bir karma karışık geliyor kitap ilerledikçe olaylar birbirine bağlanıyor ve daha hızlı gidiyor. Titizlikle hazırlanmış ve bana göre epey emek harcanmış tıbbi konular ele alınırken. Bazı noktalarda biraz fazla geldi bana açıklamalar, olayın hızla akışına müdabale ediyor gibi. Açık da aradım esasında. Ama Mahmutun da dediği gibi minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Ben hop oturup hop kalktım bazen. Ne yapıyorsunuz siz. Doktor Mahmut... siz nasil bu sekilde davranırsınız, bunlar hukuka aykırı dediğim çok nokta oldu. En çok Ayline üzüldüm ben. Onun yanlızlığına, çaresizliğine, vicdanına, kabulleşine- kabullenmek zorunda kalınışına ve zorunda bırakılışına... güven duygusunun çöp oluşuna, ilk heyecanlarını yaşayamamış oluşu, anlamlandıramadığı olayların kendini içinde bulunuşuna. Hepp çok oldu Aylin benim için. Sanırım biraz da Aylin oldum belkide. Ama ben böyle yapmamalıydı direnirdim, süründürmeliydi, bu kadar çabuk... okudum, beğendim şans verin derim. Etkileyici bir hikayeydi benim için. Keyifli okumalar dilerim...
Merhaba | O'NUN BEBEĞİ | 》》 #kitapyorumu
Bugün @sametkocaofficial'in @payyayinlari'ndan #onunbebegi kitabını okudum
Kitabın konusundan bahsederken spoiler verecekmişim gibi oluyor
Konusu; Bir tarafta güzeller güzeli yetimhane de büyüyen, hayatın sillesini çeken, hem okuyup hem çalışan, hayatını tek başına idare ettirmeye uğraşan gencecik kızımız Aylin.
Diğer tarafta Özel Numan Sağlık Hastanesinin Sahibi Kemal Sağlık'ın oğlu ve mirasın tek varisi yakışıklı daha 21 yaşında hayatın ona neler göstereceğini bilmeyen oğlumuz Oğuz.
Oğuz feci bir trafik kazası geçirip komaya girer ve yaşamı makinelere bağlıdır. Ailesi ise tek çocuklarından onu hatırlatacak bir şey yapmaya karar verirler. Bir torun!
Aylin arkadaşı Ayşe ile bir kafede oturup en sevdiği tatlı olan çiz kek ve çay içip kalkarlar ama tam çıkışta Aylin'in başı döner ve bayılır. Gözlerini açtığında tanımadığı bir yerde ve tanımadığı insanların olduğunu fark eder. Öğrenir ki 4 aydır burada yani hastanededir. Peki 4 ay boyunca Aylin niye hastane de ve neler olmuştur? Aylin'in taşıyıcı annelik ile alakası nedir? Nasıl hamile kalmıştır? Oğuz iyileşecek mi? Peki bebek nasıl dünyaya gelecek?
Akıcı bir dili var kitabı okudukça sarsıcı bir hikayenin içine giriyorsunuz. Sıra dışı ve ilgi çekici. Son sayfalara doğru biraz gözyaşlarınıza hakim olamayabilirsiniz
im t u b i s ʚĭɞO'nun BebeğiSamet Koca
Normal şartlarda isminden mütevellit, okumayı tercih etmeyeceğim bir kitap. (Aynı yanılgıyı “Elif Şafak-Aşk” kitabında da yaşamıştım.) Yazarı; değerli insan @sametkocaofficial olmasından dolayı okumak istedim. İyi ki de okumuşum diyorum. Tam bir film tadında. İlk başta sahneler çok hızlı değişiyor diye bir serzenişim olsa da ilerleyen bölümlerde buna alıştım ve de çok keyifli geldi. İlk sayfadan itibaren kitabın içinde hissettim kendimi. Bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye diye elimden bırakamadığım kitabı iki günde bitirdim.Kitabın sonu da istediğim şekilde bitseydi keşke! Keyifli okumalar.
Tahmin ettiğimden çok farklı ve beklediğimden cok daha iyi bir konusu var kitabin. Severek okudum. Akici ve samimi yazılmış. Okumaktan keyif aldim. Sonu üzdü.
Sanırım biraz acayip bir şoktayım.Bu şokun nedeni de.Böyle muhteşem bir konunun böyle vasat bir biçimde aktarılması.Kitap o kadar melodrama kaçmış ve yapmacık geldi ki bana sanki şekersiz kahve içtim.Öz güzel ama tadı yok.Kitabın nadir rastlanılan iyi yani da çok akıcı olması.
Çok başka bir şey bekliyordum kapaktan ve kapaktaki "sıradışı" yazısından dolayı.
Öyle deyince aklımda bambaşka şeyler canlanmıştı fakat düşündüğüm şey bu değildi.
Kitap hemen bitiyor,çerezlik.Çünkü yazar kitabın yarısını boşluk bırakmış.:D 250 sayfa falan okumuş olduk yani.Bölüm bölüm yazdığı için ilk başta adapte olamadım olaya.Bir kaza anını anlatıyor,bir geçmişe gidiyor vesaire.Yazım yanlışları had safhada.Özellikle o -de -da'lar sinir krizi geçirttirdi.Sonu güzel bir yere bağlanabilirdi.Olmamış.Son çok basit ve sönük kalmış.
Spoiler
Aylin'in hemen kabul edip adapte olması, Feride'yi annesi kabul etmesi,saçma sapan "Oğuz'a benzer inşallah" vs lafları.Yani ne oluyoruz?Senden habersiz,rızan olmadan resmen haklarına tecavüz ediliyor.Resmen kullanılıyor.Ama Aylin nedense çok çabuk kabulleniyor.
Ha bir de,Oğuz hastaneye yatırılıyor,annesi ile babası özellikle oğulları için üzülmeleri gerekirken torunları olmadığı için üzülüyorlar.Bencilce davranıp bir kızı sırf torunları olsun diye kullanıyorlar.Aylin artık zengin de olsa,iyi şartlar altında da olsa,anne ve babasına sahip olsa da bir hayatı vardı ve bu hayattan koparıldı.Çaresiz bırakıldı.Bencillikten başka hiçbir şey değil.Kitaptaki tüm karakterlere ayrı ayrı kızıyorum.Garip bir roman.Sonunda ağlayanlar olsa da ben kitabı göz devirip "bu neydi şimdi?" diyerek bitirdim.
Bir yerlerde birileri son nefesini verirken, başka yerlerde yeni bir nefes başlar. Bu, dünyanın doğal döngüsü değil midir? Peki bu ölüm ve doğumun tıp biliminin teknolojileri kullanılarak tamamen insan iradesiyle veya insan iradesi dışında (!) oluşturulması ne kadar doğaldır?
O'nun Bebeği yakın zamanda yapımcılar tarafından fark edilip film yapılmadan bu kitabı okuyun derim. Neden mi, çünkü yazar Samet Koca'nın anlatımındaki sadeliği ile hikayedeki kahramanların sizden biriymiş gibi olması, konunun güncelliğiyle ancak bu kadar uyumla bir araya gelebilmesi tamamen yazarın yeteneğiyle alakalı bir durum ve bunu sadece okuyarak hissedebilirsiniz. Üstelik sıkı durun bu kitap Samet Koca'nın ilk kitabıymış. Bu da ne denli başarılı bir kalem olacağını kanıtlar nitelikte. Kitabın konusu güncel seçilmiş. Tüp bebek yöntemi. Ancak ahlaki olarak hala tartışılan bazı noktaları olsa da ilgi çekici bir konu örüntüsü ve ilişkisi ortaya çıkarılmış. Tüm bunlar kitabı fazlasıyla sürükleyici bir kitaba dönüştürmüş. Konu tanıdık, kahramanlar içimizden birileri, ama olay o kadar farklı ki, merak duygusunun doruklarında dolaşacaksınız.
Çok çok begendim... yüzlerce kitap okudum hiç böyle bir konu yok aralarında gayet başarılı bir kurgusu vardı keşke biraz daha detay olsaydı biraz daha uzun tutulsaydi bölümler...
Kitapla kalın :)