Puan

7.210 üzerinden
404 kişi
10/10
·145 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 22:59
Hamsun’un Pan’ı beni bir rüzgâr gibi önüne kattı ve sürükledi. Evet, kitabı yirmi dört saat içinde okudum. Gün boyunca, bir yandan kendimden parçalar bulmanın hazzıyla, bir yandan da anlatıcı Glahn’ın hayatının bir dönemini anlatan bu tuhaf ve kırılgan maceranın merakıyla kitaptan başımı kaldıramadım. Okuma bittiğinde ise geriye yalnızca bir beğeni duygusu değil, aynı zamanda içime çöken, kolay dağılmayan bir hüzün tortusu kaldı. Bu kadar kısa bir zamanda okumamın sebebi olayların sürükleyiciliğinden çok, Hamsun’un kurduğu atmosferin beni tamamen içine çekmesi oldu. Bu kitap aceleyle okunacak bir metin değil ama bir noktadan sonra insanın algısını ele geçiriyor; ve ben de bırakmak istemedim, açıkçası... Romanın merkezinde yer alan Glahn, doğayla kurduğu bağ sayesinde dünyayla arasına mesafe koymuş bir karakter. Orman, yalnızlık ve sessizlik onun için bir kaçış değil; tam tersine, var olabildiği tek alan. Doğa betimlemeleri sadece manzara çizmek için değil, Glahn’ın ruh hâlini anlamak için de anahtar niteliğinde. Onun huzuru insanlardan uzaklaştıkça artıyor, ama bu huzur kırılgan. Edvarda ve Eva ise Glahn’ın insanî yanını ortaya çıkaran iki önemli figür. Edvarda, Glahn’ın iç dünyasında arzu, gurur, kırılganlık ve karmaşayı temsil ederken; Eva daha sessiz, daha saf bir yakınlık sunar. Bu iki kadın, Glahn’ın doğayla kurduğu dengeyi farklı biçimlerde sarsar ve onun insan ilişkilerindeki uyumsuzluğunu görünür kılar. Burada Hamsun’un başarısı, duyguları açık açık anlatmak yerine okura hissettirmesi. Romanın ilerleyen bölümlerinde devreye giren ikinci anlatıcı, metnin algısını kökten değiştiriyor. Bu anlatım sayesinde Glahn’ın son dönemine, söylentilere, kulaktan dolma bilgilere ve onun hakkında anlatılanlara tanık oluyoruz. Burada zaman duygusu belirgin biçimde
Roman-Edebiyat
PanKnut Hamsun · Bilgi Yayınevi · 19671,308 okunma
8/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2023 03:34
Şimdi buraya mükemmel olmayan bir inceleme yazacağım. Ama zaten ne mükemmeldir ki... Bu kitap da öyle. Mükemmel olmaması, onun en önemli özelliği bence... Bazı hikâyeler, anlatılar, söylenceler vardır; biri size onları aktardığında bir burukluk duyarsınız. Hüzün olamamış bir burukluk... "Hayır, bunun böyle olmaması lazım, bir yanlışlık var..." diyebilirsiniz. Hatta karşı çıkabilirsiniz. Ama içten içe de bilirsiniz ki; bütün bunlar zaten böyle anlatılmak istenmiştir. Güzelliği buradadır. Yazarın Açlık kitabını okurken sıkılmıştım ama bittiğinde üzülmüştüm. Ayrıca o zaman da yukarıda anlattığım o "burukluğu" hissetmiştim. Bu kitapta da böyle oldu. Bir sonuca mı varmanız gerek; kitabı en iyi anlatan alıntıyı yorumlara ekleyeceğim. Ama benden söylemesi, bir sonuca varmamıza gerek yok...
Edebiyat
PanKnut Hamsun · Bilgi Yayınevi · 19671,308 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
7/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2020 67. kitabı
Nobel ödüllü eseri Açıkçası Açlık kitabı kadar sevmedim Bir adamın yabani duygu Ve hislerini anlatıyor diyebiliriz Bu anlattıkları üstünden bizi insan üzerinde inçe inçe düşündürüyor Varolun
Edebiyat
PanKnut Hamsun · Bilgi Yayınevi · 19671,308 okunma
Puan vermedi·145 syf.··
2023 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2023 10:29
Knut Hamsun'un Açlık ve Dünya Nimeti kitaplarından sonra bu romanını da okudum. Hani bazı filmler vardır durağandır. Film boyunca sadece başrol oyuncusu kadrajdadır. Pek tutulmaz ama bilinir. İşte Knut Hamsun'un kitapları da aynen böyle. Kendine has bir çekiciliği var. Durağan bir kitap ama kitabı bırakamıyorsunuz.
PanKnut Hamsun · Bilgi Yayınevi · 19671,308 okunma
İskandinav Soğukluğu :)
6/10
·176 syf.··
2023 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 12:49
Kitapta geçen tarihlerden anladığım kadarıyla II. Dünya Savaşından kısa bir süre sonrasında geçen bu hikayede savaştan gazi olarak ayrılan bir Teğmen'in ruhunu dinlendirmek ve dünyanın içine girdiği siyasi idealizm politikalarından uzaklaşmak için İskandinav 'yada Norveç'in kuzeyinde bir adadaki küçük bir kasabada orman kulübesine yerleşmesi ve sonrasında yaşananlar konu ediniliyor. Kitapta İskandinav kültürüne ve daha çok bölge insanının yapısına dolaylı göndermeler var. Kuzeyde yaşayan bu insanların günlük hayatı, eğlenceleri, ilişkileri ve yaşam biçimlerini kitapta ara cümlelerde ve olay örgüsünün arkalarında çok net görebiliyoruz. Teğmen'in yerel halktan bir kız ile yaşadığı aşk ve ardından değişen sıradan hayatı, teğmenin kuzeyin insanlarına ayak uydurmaya çalışırken kendisini ne yapmaya çalıştığını anlamadığı bir kızla aşkın içinde yalpalanırken buluyor. Başrol kızımız Türk genç kızlarına çok benziyor: Net değil, ne istediğini bilmiyor, ne yaptığının farkında değil ve yaptıklarının sonucunu belki de hiç düşünmüyor. Bu tavırlar yaşını da bir hayli almış teğmenimizi her seferinde çok derinden etkiliyor ve anormal davranışlarına sebep oluyor. Bu küçük ada kasabasındaki ilişkisi kendinden menkul insanların adaya yabancı teğmenle aralarında geçen olayları kısa olmasının da etkisiyle okumaya değer. Düşük puan verdim çünkü: Kitabın çeviri yapısından mıdır yoksa kitabın gerçekten de orijinal halinden midir bilemiyorum ama kitabın dili olabildiğince basit yapılmaya çalışılmış, hem anlatım biçimi olarak hem de dil olarak okurken hiçbir yorulma hissetmedim ama o kadar basit bir dil ile yazılmıştı ki kitap duygu olarak bana neredeyse hiçbir şey geçiremedi. Sanki bir düzyazı bir makale okur gibi okuyup geçtim çoğu yerini. Cümleler hep kısa ve duygu yüklü olmadan, betimlemeler
Anlatı
PanKnut Hamsun · Ren Kitap · 20231,308 okunma