Adnan Özyalçıner'in öyküleri, hemen hemen tümüyle bir olay üzerine kurulmuştur. Ama Özyalçıner hiçbir öyküsünde olayı anlatmakla kalmaz; çünkü olay, sadece bir kabuktur. Olup biteni, insanları ve eşyaları, ilişkileri ve değişimi toparlayan, çerçeveleyen, onların birlikte oluşlarının açıklamasını içeren bir biçimdir. Her olay, daha derindeki bir gerçeği açığa çı karmak için kendisinden hareket edilecek bir başlangıç nokta sıdır. Oradan öze gidilir.