“Para yokken insan vardı fakat insanlık tarihi para ile başladı.” diyor yazar Dursun Ali YAZ...
Son dönemlerde okuduğum en farklı kitap...
Sadece paradan değil;siyaset,din,ekonomi ve insan ekseninde yaşanan sürece mükemmel bir bakış açısıyla yaklaşmış yazar. Bu kitap sayesinde bir kez daha görüyoruz ki:Özgür düşünce iklimi yoksa felsefe,felsefe yoksa biline,bilim yoksa teknolojiye,teknoloji yoksa üretime,üretim yoksa paraya ulaşmak karınca ayağına nal takmaktan zordur. Mutlaka okunması,okutulması gereken bir kitap!!!
ParaDursun Ali Yaz · Timaş Yayınları · 2020410 okunma
İnsanoğlunun var oluşundan bugüne kadar ismi para olmasa bile her çağda değişim için bir araç varolmuştur. Bu kitap için çok uzun ve yorucu bir çalışma gerçekleştiren kıymetli yazar okuyucuyu sıkmadan ciddi bir bilgi hazinesine sahip olmasını sağlamaktadır. Kimi zaman bir taş parçası kimi zaman kıymetli bir mücevher insanların kendilerine verdikleri önem derecesine göre değişim ve mübadele aracı olarak toplumun hayatında varolmuştur. Tarihsel bir süreç içinde bu değişimi öğrenmek isteyen herkesin okumasını tavsiye ederim Dursun Ali Yaz
Antik Çağdan Geleceğe PARA’da, paranın iktidar ilişkilerine, mitlere, toplumsal hayatın örgütlenme biçimlerine uzanan etkilerini görmek, çoğu yerde küçük anekdotlar biçimde anlatılan hadiselere şahitlik etmek gerçek bir okuma zevki veriyor.
ParaDursun Ali Yaz · Timaş Yayınları · 2020410 okunma
Geleceğin para formu ne olursa olsun, ruhunu siyaset, özünü altın, şekli ise teknoloji belirleyecek. Bunu başarmak için her ülke eşit şansa sahip. Çünkü herkesin önünde iki seçenek var. Birincisi 'uygarlık döngüsü' rotasında ilerleyip yarınları şekillendirmek, ikincisi 'ilkerlik döngüsü' bataklığa saplanıp hem gelişmiş ülkeleri kötülemek hem de onları taklit etmek. İşte bu noktadaki tercih, paradan çok daha değerli bir şey olan servetin anahtarıdır.
Aksi tarihi aksi takdirde 'Tarih ilerisini göremeyenler için acımasızdır' demezdi
Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk.
Vücudumuzda çıkan tümörleri fark edip tedavi olmamızı, bu dev isimlerin birbirlerini yanlışlayarak ulaştığı E= mc2 formülüne borçluyuz. Çünkü ultrason cihazı bu formül sayesinde üretildi.
Sanal para merkez bankasını da aynı kişilere borçluyuz. Çünkü bilgisayar teknolojisinin hayat veren transistör cihazları, aynı bilimsel çalışmaların ürünüdür.
En sevdiğim tespit ile nihayete etsin:
Gençler devrimci olur çünkü muhafaza etmeleri gereken önemli bir geçmişleri yoktur önlerinde uzun bir gelecek vardır. Orta yaşlılar liberal olur çünkü korumaları gereken kafi miktarda bir geçmiş ve elde etmeyi umdukları makul bir geleceğe sahiptirler. Yaşlılar ise muhafazakâr olur çünkü himaye etmeleri gereken uzun bir geçmişe rağmen gelecekten beklentileri tükenmiştir.
Ben çok istifade ettim, önyargılardan arındırılmış bir zihin muhakkak gelişir.
İlk bankalar tapınaklar ilk bankacılar din adamlarıymış ne ilginç.
Kitapta bölüm bölüm trampa para mal para tartı para madeni para sanal para ve son olarak kripto parayı örnekler hikayeler deyimler ile süper anlatım tekniği ile ifade edilmiş.
İnkalardan Sümerlere Bizanstan Osmanlıya Paranın hep bir iktidar mücadelesinde araç olarak kullandığını anlıyoruz.
Rothschild ailesinin savaşlar başlatıp savaşlar bitirdiğini hemen hemen bir çok ulus devlerini kaderlerini tayin ettiğini anlıyoruz.
Üzerindeki sayılar aynı olsa bile alım güçleri neden farklıdır?
1 Amerikan Dolarının 9 Türk Lirasına denk gelmesi Amerikan ekokomisinin Türkiye’den 9 kat daha mı güçlüdür?
Birçok sorunun yanıtı anlaşılır ve sade dille aktarılmış.
Özetle diyor ki yazar
Para basıp halka dağıtarak toplum zenginleşmez. Sadece üreterek değerli varlıkları artırarak zengin olunabilir.
Son olarak ki bu benimde görüşüm
Bir yüZyıl sonra altın değerini kaybedecek
En değerli olan hazine su olacak bir buğday tanesi olacak .
Keyifle okuyacaksınız buna eminim.
Bir kitabı okurken beni bu kadar heyecanladırdığı epey zaman olmuştu. Öneri üzerine okuduğum bu kitabı öneren kişiye sonsuz şükran.
Kitabın içeriğine ilk baktığımda bilgiden boğulacağımı düşündüm AMA bir kitap hem bu kadar bilgilendirici hem de bu kadar akıcı olabilirdi. Okurken tarih sahnelerini, paranın değişim yolculuğunu zihnimde o kadar güzel canlandırdım ki. Muhteşem sarmal bir yapıda ilerliyor. Ayrıca birçoook deyimin geçmişten günümüze nasıl geldiğini aktarıyor. Birçoğunun parayla ilgili olması ise beni hayli şaşırttı.
Yazarın nükteleri ise takdire şayan. Okuyun okutturun derim. Zihnimde yeni yeni pencereler açıldı. BAYILDIM.
ParaDursun Ali Yaz · Timaş Yayınları · 2020410 okunma
İnsanlığın avcılık-toplayıcılık anlayışından evrilerek yerleşik hayata ilk geçildiği, tarımsal üretimin başlayıp ve medeniyetlerin ortaya çıkması itibariyle bugün güney ırak ile İran bölgesinde yaşamış olan Sümerler MÖ 4000 yılları başlarında sınırları kanallar veya sınır taşları ile belirlenmiş olan ve (site) adı verilen yaklaşık 12 şehir devletine bölünmüştü. Bütün şehirlerin merkezinde şehre ait özel bir sahibi olan tanrı veya tanrıçaya adanmış olan ve bir rahip yöneticinin (ensi) veya kralın (lugal) idaresindeki tapınak bulunurdu. Bu (ziggurat) adı verilen tapınakların ise bugünkü yönetimden farklı olarak tamamen dinî idare sorumluluğu altında aynı zamanda sadece bir ibadethane olmanın dışında gözlemevi, tahıl ambarı hatta tarihteki ilk merkez bankaları sistemine örnek verebiliriz. Bugünde en temel ihtiyaçlarımız dan olan tahıl ürünleri Sümerler tarafından para yerine kullanılan bir üründü. Üretilen bu ürünlerin ise bir kısmı vergi olarak tapınaklara verilir veya tanrı ve tanrıçalara bahşedilir di. Belli dönemlerde yaşanılan kuraklık zamanların da ise halk tapınaklardan borç olarak aldığı buğdayı daha sonra faizi ile ödeyerek veya bunun yerine belli zaman tapınakların emrinde işçi olarak çalışırdı. Yağışın çok, buğdayın halkın elinde bol olduğu zamanlarda ise halkın diğer ihtiyaçlarına karşın takas olarak bildiğimiz işlemler devreye giriyordu. Fakat burada ise şöyle bir sorun ortaya çıkıyordu. Değeri yüksek bir ürünü ona karşı değeri düşük bir ürün ile takas etme durumunda aradaki fark karşıdaki kişiye zarar olarak yansıyordu. Bunun yanı sıra her zaman da her iki veya daha fazla kişinin karşılıklı olarak takasta verdikleri ürüne birinin ihtiyacı varken diğerinin olmayabiliyordu. Tarih boyunca önemli bir değere sahip olan altın gümüş gibi fiziki sınırlı varlıkları
Bu kitabın sizin genel kültürünuze o kadar muazzam katkısı var ki, kimse sizden bir kitap tavsiyesi isterse ( romancılar hariç tabi ) direk okumadan bile bu kitabı söyleye bilirsiniz ... sadece muhteşem
ParaDursun Ali Yaz · Timaş Yayınları · 2020410 okunma
Yazar ilk paradan günümüze paranın gelişimini çok güzel ve akıcı bir dille anlatıyor. Kitap içerisindeki tespitleri ve cümleleri mükemmel. Paranın gelişim seyrini yeri gelecek şaşırarak okuyacaksınız. Toplumların para için neler yaptığı, paranın din,siyaset ve yaşam içerisindeki etkinliğini hayretler içerisinde okuyacaksınız.Güzel ve faydalı bir kitap.
Kitap tam bir genel kültür cümbüşü. Kapaktaki büyük hafilerle yazılmış "PARA" yazısını görünce insan sadece iktisat ile ilgili bir kitap bekliyor ama kitap bizlere tarihten, etimolojiye ve hatta dini düşünceye kadar pek çok konuda bilgi yağdırıyor. Ayrıca yazarımız çok şaşırtıcı bir şekilde bunu da akıcı bir üslup ile yapıyor. Şaşırtıcı dedim zira bu kadar bilgi yüklü bir metni akıcı hale getirmek ve içine genel kültür parçacıkları serpmek gerçekten zordur. Sayın Dursun Ali Yaz'a ulaşır mı bilmem ama buradan kendisine teşekkürü borç bilirim, müteşekkirim.
Kitap bizlere paranın hikayesini Paradan Önce, Trampa, Mal Para, Tartı Para, Madeni, Kağıt ve Sanal Para başlıkları ile anlatıyor. Öncelikle takas ile başlayan ekonomik sistemde zamanla takasın yeterli gelmemesi ile üçüncü bir araca ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyacı ilk evrelerde daha ziyade doğadan sağlanan nesneler giderirken zamanla altın, gümüş ve bakır ön plana çıkmaya başlıyorlar. Bu paraların öne çıkması fiyat istikrarı sağlarken bunların sürekli tartılmak zorunda olması alışverişi yavaşlatıyor. Devletler ise bu soruna çözümü madeni para basıp üstüne mühür vurarak çözüyorlar. Lakin ellerine geçen bu güçle yozlaşmaları uzun sürmüyor. Akabinde gelen kağıt para sisteminde de yine benzer sorunları okuyoruz. İlk başta bankadaki altın karşılığında basılan paralar zamanla karşılıksız şekilde basılmaya başlamasıyla ekonomik sorunlar ile yüzleşmeye başlıyoruz. Sanal para devrinde ise işler çığırında çıkıyor. Özel bankaların kredi vererek resmen olmayan paralar yaratması ile ekonomi bambaşka bir çağa giriş yapıyor. Kitapta özellikle bu kısım çok şaşırtıcı. Basılan her 5 tl için piyasada 100 tl döndüğünü öğrenince insan küçük dilini yutuyor ve sistemin kökenini sorgulamaya başlıyor.
Velhasıl pek güzel özetleyemedim ama
1973 İstanbul doğumlu olan Dursun Ali Yaz, 1993-1998 yılları arasında sermaye piyasası aracı kurumlarında çeşitli görevlerde bulundu. 1998-2002 arasında Yeminli Mali Müşavirlik firmasında denetçi olarak görev yaptı. 2002’de S.M.Mali Müşavir olarak mesleki faaliyetine kendi ofisinde başladı, 7 yıl sonra Suadiye Denetim Mali Müşavirlik Ltd. Şti.'nin kurucu ortağı olarak çalışmalarına kurumsal bir kimlik kazandırdı.
Yeditepe Üniversitesindeki Yüksek Lisans (MBA) eğitimini 2004 yılında "Onur" derecesiyle tamamlayan Yaz, 2006 yılında Adalet Bakanlığı'nda "Bilirkişi" olarak görev üstlendi. 2005-2006 yıllarında İTKİB'in düzenlediği "Dış Ticaret Uzmanlığı" seminerini başarıyla tamamladı.
Sustainable Ekonomi Dergisi'nin "Ekonomi Danışmanı" olan Dursun Ali Yaz’ın 2005 yılından itibaren Dünya Gazetesi ve Referans Gazetesi başta olmak üzere, Vergi Dünyası Dergisi, Bursa Mali Müşavirler Odası'nın yayını olan Bilanço Dergisi ve Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi'nde ekonomi, muhasebe ve vergi mevzuatı alanında araştırma ve deneme yazıları; turmob.org.tr, ismmmd.org.tr, muhasebetr.com, kobi.mynet.com internet sitelerinde de mesleki makaleleri yayınlanmaktadır.
Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği (SPYD) Kurucu Başkan Yardımcısı Dursun Ali Yaz tarafından kaleme alınan "Vergide Doğru Bilinen Yanlışlar" isimli eser, 2011 yılının Mart ayında maliyenin en köklü ve en saygın kurumlarından olan Maliye Hesap Uzmanları Derneği tarafından basıma layık bulundu. Hesap Uzmanları Derneği'nin, mensupları dışından özellikle özel sektörden gelen bir yazarın eserini ilk defa yayınlıyor olması ve birinci baskının kısa sürede tükenmesi (Eylül 2011'de 2.baskısı yapıldı) meslektaşlarımız tarafından da gururla karşılandı.
"Vergide Doğru Bilinen Yanlışlar" isimli kitabı, 2011-2012 öğretim yılında T.C. Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi öğrencilerine yardımcı ders kitabı olarak tavsiye edilmiş olup aynı yıl T.C. Maltepe Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik Yönetimi bölümleri, Dursun Ali YAZ'ı "Öğretim Görevlisi" olarak kabul etti.
Eş yazar Fatih Çil ile birlikte kaleme aldığı “Sürdürülebilir Geleceğe Mektuplar” isimli kitabının ilk baskısı Haziran 2012’de Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB), 2. baskısı ise Mart 2013’te dünyanın en büyük halka açık şirketi olan ExxonMobil sponsorluğunda basıldı. Aynı ay içinde Edebiyat/Deneme alanındaki ilk çalışması olan “Suadiye Vapuru ve Babam” kitabı yayımlandı.
Ayrıca, 2012 yılı Kasım ayında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından düzenlenen sınavları başarıyla tamamlayarak “Bağımsız Denetim” yetki belgesi almaya hak kazandı.
Dursun Ali Yaz evli ve iki çocuk babasıdır. Arapça, Fransızca ve İngilizce eğitimi almıştır.