Sonra hiç beklenmeyen bir anda bir olay küt diye gelip hayatının ortasına tosluyor, bütün planlar dağılıyor. Oluyor yani bunlar. Kimse kendini bir şey sanmasın, bizden büyük hayat var Osman.
Boğazımda yumrularla, karnımın en ince yerine dokuna dokuna, okuyabildiğim her yerde bir solukta okuyarak bitirdim bu kitabı. Ben yası nerede görsem tanıyorum artık. Badem gözdeki buğulu bakışta yatıyordu anlamamıştım. Bağışlasın…
Bir ölüm günlüğü okuyacaksınız. Kısa kısa ama tüm aşamalar içinize işliyor. Çok zorlandığınızda yazar içinizi rahatlatacak güzel hikayeler de ekliyor, bir nebze hafifliyorsunuz ki bu acı-tatlı bir hafifleme oluyor. Babasını ya da baba figürünü kaybeden herkes için okuması oldukça güç, hazır değilseniz de usulca elinizden bırakın. Hazır olduğunuzu hissettiğinizde ise mutlaka okuyun.
Ben yeni takvim yılıma göre “babamın ölümünden iki buçuk sene sonra” okudum. Aslına bakarsanız buna hiçbir zaman da alışamıyorsunuz. :’)
Uzun uzun yazmak isterim ama malesef ben yazar kadar başarılı değilim. Hala içime içime yutkunuyorum. Eğer hala içinizdeki şeyleri söylemeye cesaretiniz yoksa bu kitaba bir bakın, orada sizin için de söylenmiş sözler var…
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma