Peer Gynt

Henrik Ibsen
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
6 Aralık 2017
İlk Yayın Tarihi:
1867
Yayınevi:
Musaicum Books
Orijinal Adı:
Peer Gynt
Orijinal Dil:
Norveççe
Orijinal Ülke:
Norveç
ISBN:
9788027237029
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Kral mı? Budala ihtiyar yine mi aynı masal?"
6/10
·160 syf.·
2023 31. kitabı
" Peer Gynt, (Per Günt) hayalperest ve yalancı bir genç olarak yaşam öyküsüne başlar. Önceleri zengin olan ama parasını harvurup harman savurduğu için yaşamını hamal olarak sonlandıran bir babanın oğludur. Türlü kahramanlık öyküsünü başından geçmiş gibi anlatan Peer Gynt, yaşadığı dağ köyünün insanları arasında alay konusudur. Fakat Peer Gynt, bir gün kral olmanın hayalini, bir gün geyik sırtında uçtuğunu, bir gün cinlerle, perilerle yaşadığını, bir gün Çin e put sattığını, bir gün insan ticareti yaptığını, gemilerini, altınlarını, peygamberliğini, deli hastanesini düştüğünü okuruz. Ama okuduğumuz bu bölümler bir macera gibi değil de düz yazı şeklinde aktarılır bize. Vurgulanmak istenen fikir öyle havada kalmış ki , konu içine özgün bir şekilde işlenmemiş. Peki yazar bize ne söylemek ister; "Kendin ol" "Hayat varsa, umut da var demektir." Belki de bize tamamen kapitalist düzenin yanlışlıklarını aktarmaya çalışıyor yazar. Anlayacağınız kitabı nasıl yorumlamak isterseniz o yöne gidiyor. Ucu çok açık hikaye çok fazla anlamsız. Belki de kitapta da geçtiği gibi hepimiz hatalı üretimleriz.. Kim Bilir... Açıkçası Ibsen bende buhrana, baş ağrısına, kaygı bozukluklarına yol açtı, hayata küsmeden bu yolculuğa burada son vermek istiyorum. Dosta tiyatrosunu görsel olarak izlemeyi, düşmana kitabı okumalarını öneririm. Yaşasın 21 Mart Huzur Sağlık Bol gezi Çılgın anılarım olsun
Peer GyntHenrik Ibsen · Remzi Kitabevi · 195640 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2025 41. kitabı
Jung, Peer Gynt'ü kerelerce okuduğundan bahis eder Kırmızı Kitap'ta. Bunun üzerine edindiğim kitaptır. Gerek Jung, gerek Hesse'nin hayatımdaki yerleri ve duyumsadığım yakınlık ile üzerinde durdukları konular her zaman heyecanla ilgilimi çekiyor. Kimmiş bu Peer Gynt ? Kendini kendi olmağa adamış bir düşperest diyebilir miyiz? Kendisi bir hikayeci mi, şizofren mi, bir yalancıdan mı ibaret, ne istediğinden emin bir adam mı, yoksa savruk bir zavallı mı ? Kim bu Peer Gynt ? Ben kendimim diye uç bucak dolanan Peer'i bekleyen hazin son hiç kendisi olamamışlığının yüzüne vurulması oldu, ne acı ama ! Peer, evin yolunu unutan şaşkın oğlan, hakikati hiç bulamamış ve ömrü boyunca kendine ihanet ederek ve bunun farkına asla varamamış, kendinden çıkamamış, kendine varamamış koca ihtiyar... Kılıktan kılığa girmiş, denizler ve çöller aşmış lakin kendine hiç varamamış şaşkın ademoğlu. Kitabı ikinci okuyuşumdu, yine çok kere içim titredi , ilk okumama göre daha çok... Hepimiz biraz Peer Gynt'üz. Nereden dönüp geleceğimizi, kim olduğumuzu, evimizin neresi olduğunu hep geç anlıyoruz. Çoğumuz kim olduğumuzu bilmeden, kendisiyle hiç karşılaşmadan ölüp gidecek. Okurken aklıma İsmet Özel'in bir şiiri düşüp durdu: " Şarkıya dön, eve dön, kalbine dön ! " Oturup üstünde ağlanır....
Peer GyntHenrik Ibsen · Remzi Kitabevi · 195640 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 17:34
Çatırdayan dünyada gerçekçi olmak çok güç. Peer Gynt kendine has mizacı, toplumsallaşmış bencilliği ve salvolarıyla farklı ve değişken bir karakter. Henrik İbsen, Peer Gynt'ü eski Norveç masallarından esinlenerek oluşturdu. Bu sayede İbsen, Gynt'ün üzerinden farklı bireysel ve toplumsal desenler oluşturmuş ve okuyucuya uzun şiir şeklinde sunmuştur. Peer Gynt'ü okuyalı neredeyse bir yıl olmuş. Henrik İbsen'den okuduğum ilk yapıt. Erich Fromm'un "Kendini Savunan İnsan" adlı yapıtında bahsi geçen bir karakter olması dikkatimi bir kez daha çekti. Fromm'un karakter hakkındaki tespitleri, karakteri çözümlemede kullandığı ifadeler, çok tamamlayıcı. Okurken de cidden böyleymiş dedirtiyor. Fromm karakter hakkında şunları söylüyor: "Peer Gynt, tüm gücünü para kazanmak ve başarılı olmak için kullandığında, kendi özü uğruna eylemde bulunduğuna inanmaktadır. O, «Kendine karşı doğru ol!» insansal ilkesine göre değil, Trolların temsil ettiği «Kendine yeterli ol!» ilkesine göre yaşar. Yaşamının sonunda, sömürücülüğünün ve bencilliğinin kendisini kendisi olmaktan alıkoyduğunu, insanın kendisini gerçekleştirmesinin ancak üretici olduğunda, kendi gizil güçlerine yaşam kazandırabildiğinde olanak kazandığını bulgular. Peer Gynt'ün gerçekleştirilmemiş gizil güçleri onu suçundan ötürü suçlamaya gelirler; ve insansal başarısızlığının gerçek nedenine üretici olma konusundaki eksikliğine işaret ederler." Kendini Savunan İnsan Erich Fromm
Tiyatro
Peer GyntHenrik Ibsen · Remzi Kitabevi · 195640 okunma

Yazar Hakkında

Henrik IbsenYazar · 19 kitap
'Eleştirel gerçekçi' edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından, Norveçli oyun yazarı ve şair. Mali bunalıma düşmüş Norveçli bir tüccarın oğlu olan Ibsen, Kristiana'ya girerek üniversite adayları için düzenlenen eğitim kurslarına katılır. İlk oyunu Catiliana'yı 1850'de yazar. 1851'de Bergen'de Den Nationale Scene'ye Sahne Ozanı olarak atandıktan sonra oyun yazarlığı daha ağırlık kazanır. 188 oyunun sahnelenmesinde yer alır. Norveç Tiyatrosu'nun sanat yönetmeni olur. Tiyatro iflas edince maddi güçlükler yaşar ve kendisine yardım bağlanması için Meclis'e başvurur. 1863'te Norveç'te Kristiana Tiyatrosu'nda sanat danışmanı olur; burs için yine hükümete başvurduğunda kendisine 'burs değil, iyi bir dayak gerektiği' yanıtını alır. Tatlı İsteyenler adlı oyunun başarı kazanması üzerine hükümet yurt dışına geziye gidebilmesi için kendisine bu sefer mali yardımda bulunur. Dönemin en ünlü yazarı Bjornson'dan mali destek görerek 1864'te İtalya'ya gider ve zaman zaman Norveç'e dönse de 27 yıl yurt dışında kalır. Batı tiyatrosu üstünde derin etkiler bırakan ve dram sanatının en büyük ustalarından sayılan Ibsen, kendi konumunu şu sözlerle yansıtır: 'Yeni bir evrenin yaratılışına katkısı olanların başında geldiğim söyleniyor. Bense, tam tersine, yaşadığımız çağın birçok nedenden ötürü ancak birtakım yeni şeyler doğurabilecek, sona ermiş bir çağ olarak nitelenebileceğine inanıyorum.' 19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan Ibsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.