İsminin anlamı pek güzel olan kitap. Psikanalist Fransız yazar pencereleri “Yaşamımın dönemlerini birbirini ardına sıralanan açık pencereler olarak tanımlayabilirim: arkadaşlarla aileden uzaga ve mahallemizin dışına çıkmaları, yabancı dilleri öğrenmek, felsefe dersi, sınır ötesine yaptığım ilk yolculuklar, aşklarım (hepsi değil…),okumalarım ve yeniden okumalarım, Divan’da analizin, koltukta analizlerim.” şeklinde açıklamıştır. Psikolojik anlamda yerli yerinde hissettiren bir metafor olmuş. Aynı zamanda çevirenin önsözünde, yazarın çalışma hayatını hep bir pencerenin önünde yaptığını da öğreniyoruz. Böylece yaşanmışlığı olan bir isim olduğunu da görmüş oluyoruz.
Zamanımızda terapi odalarından çıkan hikayelerin bir nebze kurgu ile fakat oldukça açık şekilde izlemelerimize veya okumalarımıza aktarılmasının yanında Portrait’in terapi odasından yalnızca analiz sonuçlarının metaforik ve kavramsal sonuçlarını okuyoruz. Oldukça da etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Bir başlık, kısa bir metin ancak çok anlam içeren deneme yazıları.
Kelimeleri seven ve onlar üzerine düşünen biri olarak yazarın beni etkileyen bir diğer yanı sözlük yazarı da olmasıydı. Dilin önemini, analizler yaparken kelimelerin doğru anlamlarının kullanılmasını veya birden fazla olan anlamların her birine tek tek değinmenin mahiyetini yazıların her birinde görebilirsiniz.
Bazı konulara yaklaşımı insanın zihninde kesinlikle yeni pencereler açıyor. Bu da kitabın işlevsel olduğunu hissettiriyor. Nihayetinde birçok bilgi ve yaşantıdan damıtılan bilgileri okuduğumuz için şanslıyız dedirtiyor. Çünkü bir konuyu anlamak, özümsemek ve doğru üslupla yazıya dökmek emek ve zaman istiyor. Bunları önümüzde bulmak güzel. Yine önsözde çevirmen bunu çok iyi ifade etmiş “Ötekini dinlemek ve anlamakla kendini yazmak, anlatmak