9,1/10  (13 Oy) · 
28 okunma  · 
12 beğeni  · 
1.140 gösterim
Eylül 1939; Varşova, Nazi bombardımanları sonucunda bir enkaz-şehir haline gelmiş. O saldırılardan birinde Polonya Radyosu, piyanist Wladyslaw Szpilman'ın yetenekli elleriyle son yayınını yapıyor: Chopin'in "do diyez minor noktürn"ü... 
Piyanist Szpilman altı yıl sonra radyo yeniden yayına başladığında hala hayatta kalabilmişse, bu gerçeği "mucize"yle açıklamaktan başka bir yolumuz yok. Bu mucize gerçekleşiyor ve bir getto sakini olan Szpilman, savaş yıllarını çatı katlarından tavan aralarına kadar Almanlardan saklanarak geçirerek hayatta kalmayı başarıyor. 
Sonra da, 1946'da, herkesin onu "Varşova'nın Robinson Crusoe'su" diye nitelendirdiği bir zamanda, halkının gettolarda uğradığı soykırımı, savaşın dehşet salan caniyane yüzünü ve kendisini kurtaran Alman subayı Will Hosenfeld'i şiirsel bir yoğunlukla anlattığı bu kitabı kaleme alıyor. Fakat savaş-sonrası sosyalist hükümet kitabın toplatılmasına karar veriyor ve bu metnin gün ışığına çıkması günümüze kadar mümkün olmuyor.
Amerika'da ve Avrupa'da yılın kitabı olarak değerlendirilen Piyanist, usta yönetmen Roman Polanski tarafından filme çekiliyor ve hemen ödüllere boğuluyor. Ama bizim zihnimizi kaplayan, Szpilman'ın tüm sevdiklerini ve hayat hakkında bildiği her şeyi kaybetti bu savaşın akabinde kendi kendine yönelttiği şu soru oluyor: "Ölümden nasıl bir hayat enerjisi elde edilir ki?" 
Arkasından, bu sorunun cevabını vermek üzere yıkık dökük radyo binasına gidiyor ve piyanosunun başına geçiyor. İşgalin ilk günü yarım kalan Chopin'in eseri, altı yıl sonra radyo dalgalarıyla ve şehir hoparlörüyle barbarlığı ilk elden yaşamış acılı insanların kulaklarında yankılanıyor...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2003
  • Sayfa Sayısı:
    197
  • ISBN:
    9789752890640
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 10 Kas 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Varşova, Alman Nazilerinin bombardımanı ile yerle bir olmuştu Piyanist Szpilman bu bombardıman sırasında radyoda dinleyicileri ile buluşmuş fakat piyano resitali bombardımandan dolayı yarım kalmıştı...
Bundan sonrası ise saklanıp hayatta kalma mücadelesi ile geçecek uzun bir sürece gebeydi...
Piyanist Szpilman'ın ölüm kalım savaşının anlatıldığı bu roman savaşın tüm dehşetini önümüze serip, barışın nasıl büyük bir nimet olduğunu hatırlatıyor...

Rezzan 
 24 Eki 2016 · Kitabı okudu · 12 günde · 9/10 puan

Spoiler içerebilir.
Szpilman'ın yaşadıkları, bazı insanların, tarihin utanç sayfalarını gelecek nesillere taşıma göreviyle yaratılmış olduğunu
düşündürdü.
Milyonlar canavarın dişleri arasında öğütülürken, Szpilman geçmişini ve ruhunu hırsla öğüten dişlerin arasında bırakarak mucizevi bir şekilde hayatta kalmayı başarmış. 2. Dünya Savaşının Varşova cephesindeki vahşeti ve ızdırabı kelimelerin kifayet ettiği ölçüde kaleme almış.
Öfke ve hüznü aynı anda hissederek ilerledim sayfalar arasında.
Kitap bitti, hüznü kaldı geriye. :(

Zeynep 
27 Mar 01:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ruhumuzu derinden sarsan Yahudi bir piyanist ve sadece yaşanılanlardan bir kişinin hayatına tutulan ayna. Ne hayatların, ne acıların tarifi olabilir aslında, bu okuduklarımız bile bize ağır geliyorken. Gerek Bosna'da yaşanılanlardan sonra da, yaşanılanların unutulmayıp nesillere aktarılması için kitaplar, barışcıl bir yol izlemede geleceğin ışığı olacağı inancımdayım. Tabi ki; okuyan bir millet olduğumuz sürece!

instgrmkahvecisi 
27 Ağu 21:55 · Kitabı okudu · 2 günde

Piyanist, bir çoğumuzun hayatına film olarak girmiş ve bazı çoğunluk kitabından bile haberdar değildir. Ben de filmi izledikten 4 yıl sonra kitabın varlığına tanık olanlardandım. (Yaygın olarak internet yok. Bilgiye ulaşım zor ve masraflı)
Kitap beni filmi kadar etkilemedi. Film o kadar kusursuzdu ki gerçekten kitap gölgesinde kalıyor ama okumanızı elbet tavsiye ediyorum. Sonuç olarak bu kusursuz filmin kaynağıdır kitap.

Irem 
31 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanın insana ettiği zulmün ne kadar ileriye gidebileceğini üzülerek gördüğümüz zamanlara ait ruh yaralayan bir hikaye. Kardeş kardeşe bunu eder mi diye durup düşünüyor insan. Yanıt verilemeyen sorularımıza bir yenisi daha ekleniyor ister istemez...

Kitaptan 3 Alıntı

Rezzan 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yüzbaşı Wilm Hosenfeld'in Günlüğü - 22 Ağustos 1942
Yalan söylemek bütün kötülüklerin en kötüsü. Şeytani şeyler ondan çıkıyor. Ve bize yalan söylendi: Kamunun fikri sürekli olarak yönlendirildi. Tek bir gazete sayfası bile yalansız değil, ister politik, ekonomik, ister tarihi, sosyal veya kültürel konularla ilgili olsun. Gerçek her yerde baskı altında tutuluyor; olanlar çarpıtılıyor, saptırılıyor ve tam tersine çevriliyor. Bunun iyi sonuçlanması mümkün mü? Hayır insan doğası ve özgür insan ruhu adına bu böyle devam edemez. Yalancılar ve gerçekleri çarpıtanlar yok olmalı, güç kullanarak hükmetme hakları ellerinden alınmalı. Ancak o zaman daha özgür, daha soylu bir insanlık yeniden filizlenebilir.

Piyanist, Wladyslaw Szpilman (Sayfa 178)Piyanist, Wladyslaw Szpilman (Sayfa 178)
Rezzan 
24 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yüzbaşı Wilm Hosenfeld'in günlüğü - 6 Temmuz 1943
İşçiler Nazilerle birlik oldu, Kilise kenara çekilip izledi, orta sınıf bir şey yapamayacak kadar korkaktı. Önde gelen entelektüeller de öyle. Sendikaların feshedilmesine, çeşitli mezheplerin baskı görmesine izin verdik. Basında veya radyoda konuşma özgürlüğü yoktu. Sonunda da savaşa sürüklenmemize izin verdik.

Piyanist, Wladyslaw Szpilman (Sayfa 182)Piyanist, Wladyslaw Szpilman (Sayfa 182)

Kitapla ilgili 1 Haber