Geri Bildirim
Adı:
Psikopat
Yazar:
Alt başlık:
Kovac & Liska Serisi 3
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
470
ISBN:
9944983111
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Prior Bad Acts
Çeviri:
Ender Nail
Yayınevi:
Koridor
New York Times'ın çok satan Tami Hoag asla unutamayacağınız, dehşet dolu cinayetlerin işlendiği evde başlayan yeni romanında sizi bir kez daha derinden sarsacak. Çünkü amansız iki dedektifin yaptığı araştırmalar kısa zamanda tam bir insan avına dönüşür ve neticesinde de insan kötülüğünün hangi sınırlara varabileceği bir kez daha gözler önüne serilir. Bunlar öylesine vahşi öylesine korkunç cinayetlerdi ki en soğukkanlı cinayet masası dedektiflerinin dahi yaşamlarını tepeden tırnağa etkilemişti. Haas ailesinin vahşice katledilmesi tüm toplumu derinden sarsmıştı ama herkes kısa zamanda bu cinayetleri işleyenin Karl Dahl olduğunda hemfikir olmuştu. Sadece Yargıç Carey Moore kamuoyunun bu genel yargısını paylaşmıyor gibi gözüküyordu. Bunun sonucunda da kendisini büyük bir tehlikenin tam göbeğinde bulmuştu. Yargıç otoparkta kimliği bilinmeyen birinin saldırısına uğrayınca Minneapolis emniyetinden iki dedekti hem bu saldırıyı araştırmak hem de yargıca zarar gelmesine engel olmak amacıyla işe koyulurlar. Son derece sert bir dedektif olan Sam Kovac'la ondan hiç de aşağı kalmayan nüktedan ortağı Nikki Liska kanıtları değerlendirmeye fırsat bile bulamadan Karl Dahl hastaneden kaçıp, izini kaybettirmeyi başarır. Şimdi her şey tamamen değişmiştir ve ne yazık ki kontrolden de çıkmış gibi gözükmektedir.
son 250 sayfayı tek seferde okudum sürükleyici içerik bu olsa gerek ..beklediğim sonuç çıkmadı galiba bi çok okuyucuda benim gibi düşünmüştü ters köşe oldum..
Polisiye kitaplarda kitabın başlarından itibaren katilin kim olduğunu ''ha işte katil bu olmalı,kesin bu'' dediğiniz tarzda romanlar vardır ya ama sonuçta farklı biri çıkar. Bu kitapta da tam eminim dediğiniz anda fikrinizi değiştirecek kadar şaşırtmalı bir anlatım var. Sonundaki sürprize hazır olun... Sürükleyici ve tüyler ürpertici de diyebilirim...

Benzer kitaplar

  • Temizlikçi
    7.8/10 (74 Oy)55 beğeni215 okunma22 alıntı1.998 gösterim
  • Bıçak Sırtı
    8.4/10 (255 Oy)241 beğeni987 okunma31 alıntı4.835 gösterim
  • Kemik Bahçesi
    8.8/10 (102 Oy)88 beğeni377 okunma12 alıntı2.585 gösterim
  • Nil'de Ölüm
    8.5/10 (87 Oy)78 beğeni392 okunma7 alıntı2.202 gösterim
  • Saklambaç
    8.6/10 (66 Oy)60 beğeni290 okunma16 alıntı2.582 gösterim
  • Baba
    9.1/10 (142 Oy)129 beğeni323 okunma61 alıntı3.105 gösterim
  • Buz Kapanı
    8.6/10 (84 Oy)63 beğeni222 okunma4 alıntı1.776 gösterim
  • Oyunbozan
    8.1/10 (123 Oy)76 beğeni472 okunma17 alıntı3.044 gösterim
  • Maça Kızı
    7.8/10 (33 Oy)23 beğeni123 okunma8 alıntı1.438 gösterim
  • Orman
    8.2/10 (124 Oy)96 beğeni412 okunma37 alıntı2.764 gösterim
Yazarın okuduğum 2.kitabıydı artık tüm kitapları listemde. Kesinlikle çok zekice kurgulanmış, katilin kim olduğunu sonuna kadar heyecanla beklediğim ender kitaplardan biriydi. Sondaki şaşırtma kesinlikle tahmin edilemezdi...
Kitabı uzun sürede bitirmiş olsam da kitap çok akıcı bir şekilde ilerliyordu. İlk 150 sayfaya yakın çok fazla insanın bir anda olaylara dahil olmasıyla tam oturtturamadım ama son 200 sayfayı soluksuz okudum. Bölüm aralarında çok fazla "Acaba bu cinayeti bu psikolojideki biri mi işledi?" diye düşündüm. Benim için beklenmedik bir sonuçla bitmedi yinede sarsıcıydı. Tek sorunu çevirisinde gördüğüm bir kitap oldu. Bazı cümleler yerine tam oturmamış, yazımda ve nasıl anlatılır bilmiyorum ama kelimeyi kullanımda sırıtan yerler vardı. Kötü çevirili kitaplarla ilgili inceleme okuduğumda bunu pek fark etmeyeceğimi düşünmüştüm ama demek ki fark ediliyormuş. Yine de polisiye-gerilim türünde kitap okumayı seviyorsanız bu kitabın okunması gerektiğini düşünüyorum.
Bir kaç cümleyle ifade edilebilir."Güzel bir kitaptı.""Okurken her zaman aklımdaki şeyin olmasını bekledim.""Bazı yerleri sanki ben yazarsam daha güzel olabilirmiş gibi geldi."
İlk kez Tami Hoag okuyorum. Yeni başlamış polisiye roman maceram için son derece heyecan dolu, gerçekten son elimden bıramadığım bir kitap oldu Psikopat. Olumlu ve olumsuz şeyleri bir arada söylemek gerek: kitap bir Hollywood filminin getirdiği bir aşinalıkla başlayıp bitiyor, bütün karakterler, olaylar, olayların akışı, sonuç. Burada yeni olan hiç birşey kesinlikle yok. Ancak yazar bütün bu klişeleri çok güzel yoğuruyor, ve ortaya okunması gerçekten keyifli bir eser çıkarıyor. Bütün kitaba yayılan öfke hissi yazarın suçun kökenine dair neler düşündüğü konusunda ipuçları veriyor: ya genetik yükümüz, ya öfke hislerimiz bizi bir suçlu yapmak için yeterli sebepler gibi. Bu noktada yazar suçun toplumsal boyutlarıyla ilgili hiç bir düşünce, bize suç gibi görünmeyen sosyal istismar biçimleri hakkında - mesela sınıfsal sebepler gibi, yoksulluk gibi- bir şey söylemiyor. Bunu belki bir çok yazar yapmıyor; ancak karakterlerin öfkeyle hareket ettiğine dair o kadar çok şey okuyoruz ki sanki yazar öfkenin ya da negatif hislerin suç sebebi olduğuna bizi ikna etmeye çalışıyor gibi geliyor .

Bu arada, kitabın lehine söylenebilecek birşey daha var; karakterlerin sayısı fazla ve her birisinin içi doldurulmaya çalışılmış. Katzenbach'ın Kızıl 1-2-3 kitabında yapamadığı şeyi burada Tami Hoag çok rahat başarıyor: bakış açısı karakterlere göre değişiyor; katildi, polisti, maktûldü hepsinin kendi sesini duyabiliyor, bakış açısını anlayabiliyoruz. Bu, iyi bir özellik. Ayrıca yazarın diyalogları yazarken tasvirlere kıyasla daha başarılı olduğunu da söylemek gerek: diyaloglar sahici, doğal, gerçek.

Polisiye edebiyata duyduğum merak ne kadar sürer bilmiyorum. Tami Hoag, Katzenbach, henüz denemediğim Michael Connely, Celil Oker ve birkaç yazarla daha bu serüveni sürdürmek düşüncesindeyim.
Sürükleyici bir polisiye romandı. Bitirene kadar her akşam sabırsızlıkla acaba şimdi nolucak diye merakla okumaya başlıyordum. Sonuç tahmin ettiğim gibi çıkmadı tam bir yanıltmacayla okuru şaşırtmıştı yazar.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve gerçekten beğendim. Olay örgüsü öyle zekice işlenmiş ki katili bulmanız kolay olmuyor. İçiçe geçmiş kazalar sorgulamalarla okuması zevkli bir kitaptı.
Tami Hoag'ın şu ana kadar en beğendiğim romanıydı. Müthiş bir polisiye değildi ama tekrar okumak için akşam olmasını iple çektiren bir eserdi diyebilirim. 7/10 puan
Beklediğim gerilimi yaşatmadı sadece son kısımda olan şaşırtmaca ufak bir heyecan yaşattı o kadar.
Hiç kimse kısa bir süre sonra bir olayın kurbanı olabileceğini bilemezdi.
Kadın şimdi kıpırdayamayacak bir halde yüzükoyun yere kapaklanmıştı. Karl onun boynunu sıkmaya başlamıştı.Kadın yumruklarını savurmaya,üzerinde ki Karl'dan kurtulmaya çalışıyordu ama her geçen saniye çığlıkları adamın parmaklarının baskısıyla azalıyordu.
Yepyeni bir başlangıç belki de yapılacak en akıllıca şeydi.
Bense kafayı yemiş durumdayım ve bundan da gurur duyuyorum. Bu düzeye gelmek için az çaba harcamadım.
Adını koymakta güçlük çektiği duyguların etkisi altındaydı. Pişmanlık, yalnızlık, üzüntü, keder, kaybolmuşluk. Şimdi sırtını dayayabileceği, güçlü, koruyucu kollara o kadar ihtiyaç duyuyordu ki. Güvenebileceği birine. Yaslanabileceği bir omuza. Ama öyle biri yoktu.
Nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum. Nasıl hissetmem gerektiğini de...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Psikopat
Yazar:
Alt başlık:
Kovac & Liska Serisi 3
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
470
ISBN:
9944983111
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Prior Bad Acts
Çeviri:
Ender Nail
Yayınevi:
Koridor
New York Times'ın çok satan Tami Hoag asla unutamayacağınız, dehşet dolu cinayetlerin işlendiği evde başlayan yeni romanında sizi bir kez daha derinden sarsacak. Çünkü amansız iki dedektifin yaptığı araştırmalar kısa zamanda tam bir insan avına dönüşür ve neticesinde de insan kötülüğünün hangi sınırlara varabileceği bir kez daha gözler önüne serilir. Bunlar öylesine vahşi öylesine korkunç cinayetlerdi ki en soğukkanlı cinayet masası dedektiflerinin dahi yaşamlarını tepeden tırnağa etkilemişti. Haas ailesinin vahşice katledilmesi tüm toplumu derinden sarsmıştı ama herkes kısa zamanda bu cinayetleri işleyenin Karl Dahl olduğunda hemfikir olmuştu. Sadece Yargıç Carey Moore kamuoyunun bu genel yargısını paylaşmıyor gibi gözüküyordu. Bunun sonucunda da kendisini büyük bir tehlikenin tam göbeğinde bulmuştu. Yargıç otoparkta kimliği bilinmeyen birinin saldırısına uğrayınca Minneapolis emniyetinden iki dedekti hem bu saldırıyı araştırmak hem de yargıca zarar gelmesine engel olmak amacıyla işe koyulurlar. Son derece sert bir dedektif olan Sam Kovac'la ondan hiç de aşağı kalmayan nüktedan ortağı Nikki Liska kanıtları değerlendirmeye fırsat bile bulamadan Karl Dahl hastaneden kaçıp, izini kaybettirmeyi başarır. Şimdi her şey tamamen değişmiştir ve ne yazık ki kontrolden de çıkmış gibi gözükmektedir.

Kitabı okuyanlar 225 okur

  • Şenay Şahin
  • Hülya Ulusoy Barutçu
  • Muhammed Furkan GÖKSU
  • kudret can yavuzel
  • fly424
  • Melek Işık
  • Fatma
  • Ayşe Merve
  • Yasemin Gür
  • ayşe nur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%26.6
25-34 Yaş
%31.2
35-44 Yaş
%22.9
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.9
Erkek
%30.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (14)
9
%20 (14)
8
%24.3 (17)
7
%20 (14)
6
%8.6 (6)
5
%1.4 (1)
4
%2.9 (2)
3
%1.4 (1)
2
%1.4 (1)
1
%0