Geri Bildirim
Adı:
Paranoya
Yazar:
Alt başlık:
Kovac & Liska Serisi 2
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
518
ISBN:
9944983983
Kitabın türü:
Çeviri:
Ender Nail
Yayınevi:
Koridor
"Polisiyenin karliçesi, Tami Hoag." New York Post
Üzgünüm. Aynada yazılı tek kelime buydu. Tam karşısında ise tavana asılmış bir polis. Bu bir intahar olabilir miydi? Ya da trajik bir sona dönüşen oyun?
Ne olursa olsun bir cinayet değildi. En azından üstün güçlere göre. Ama eski kurt dedektif Sam Kovac ile onun espirili ve hırslı ortağı Nikki Liska aynı kanaatte değildi. Birlikte genç polisi ölüme götüren nedenleri, onu kimin öldürmek isteyebileceğini öğrenmeye çalışarak, bir şüpheliden diğerine doğru giden uzun bir yolculuğa başlarlar. Ama gölgeleryalnızca şehrin elit tabakası üzerine değil, polis teşkilatının içlerine kadar uzanmaktadır. Birileri davanın mümkün olan en kısa şekilde, sonsuza dek kapanması için uğraşmaktadır. Ama ne Kovaç ne de Liska pes edecektir. Artık her ikisinin yaşamları da meslekleri de buna bağlıdır. Kovac ile Liska iki ay önce işlenen bir cinayetle yirmi yıl önce işlenen cinayet arasında katılın unutturmaya çalıştığı bağı kurmaya çalışırlar. Sırlar dökülmesin diye her şeyi yapabilecek katili avlama arzusuyla...
Aslında ismiyle pek de müsemma olmayan bir roman. İşlenen ve ustalıkla intihar süsü verilmiş cinayetlerin deneyimli bir dedektif tarafından izlenmesi ve araştırılması sonucu nihayete erdirilmesinin detaylı anlatımı.
'İnsan çocuklarından uzun yaşamamalı.
Kesinlikle yaşamamalı.
Bu günleri görmemeli.'
Merakla okuduğum, katilin kim olduğunu bulduğumu sanıp aslında yanıldığımı farkettiğim güzel bir cinayet romanı.

Benzer kitaplar

Aslında çok kötü bir roman değil ama ben zorlandım okurken. Uzadıkça uzadı, üstüne başka kitaplar bile okudum. Acaba şimdi ne olacak merakıyla çeviremedim sayfaları, hikayesine kapılıp gidemedim bir türlü, oysa çok sıradan da değildi, kendince bir farklılığı vardı bu kitabın. Ben şiddetle tavsiye etmiyorum ama sakın okumayın da demiyorum. Polisiye severler bir göz atabilir. ;)
Kitabı beğendim, zaten başlarken: Beğeneceğimi eminim, demiştim ve yanılmadım. Ama kitabın başlarında biraz korkmadım değil; çünkü olaylar ağır ve ayrıntılı ilerliyordu, aslında ayrıntılı olmasında sorun yok ama ilerleyiş de ağır olunca kitaba adapte olmakta zorlandım ama bu başlarda olan bir durumdu. Kitap sonradan 'aman aman' hızlanıyor mu? Hayır. Veya ayrıntılar azalıyor mu? Hayır ama yavaşta olsa gelen ipuçlarıyla, gelişen birkaç olaylarla kitaba adapte oluyor ve akışına kendinizi kaptırıyorsunuz. Olaylar biraz karmaşık ilerliyor, birilerinden süphelendim ama olaylar hakkında net bi' yargıya varamadım, ki zaten ortaya çıkan durum ise gerçekten aklıma gelebilecek bir şey değildi.
Kitap, genel itibariyle; iyi polis kötü polis olayını işledi ve ben bunu seviyorum; çünkü polis de olsa kafasına estiği gibi davranamaz, kendince(!) adaleti sağlayamaz. Bunun dışında bir taraftanda arka planda kalan ama tüm olayların olmasına sebep olan olay var ki... Sevdiklerimizi korumak için yapabileceğimiz şeylerin bir sınırı yok ama korurken, iyi mi yapıyoruz kötü mü yapıyoruz, diye düşünmemek sonradan karşımıza çıkacak şeylerin bir getirisi oluyor.

Dedektif Sam Kovac ve Nikki Liska, iki ortağın tek istediği adalet! Ama eski bir dedektifin oğlu olan bir polis, evinde asılı olarak bulunur ve herkes, bunun intihar olduğuna emindir ama Kovac ve Liska için cinayet olması daha olasıdır. Bu olayın peşinde uğraş verirken, gerçekleşen başka olaylarla işler iyice karışır. Kendilerini tehlikenin içinde bulan iki polis, her şeyi bir bir ortaya çıkarmaya kararlıdır ve sonunda ortaya çıkan şeylerse oldukça şaşırtıcıdır.
Kovac ile Liska arasındaki dostluğu sevdim, aralarındaki denge gayet güzeldi.
Tami Hoag'un Kovac ve Lisa serisinin 2. kitabı olan Paranoya yazarın okuduğum ilk kitabı kadar okuması iyi, diyalogları gerçekçi ve yine de bir Hollywood filminden alışık olduğumuz bir tarzda ilerleyerek sona eren iyi bir suç romanı. Serinin 3. kitabı olan Psikopat'a kıyasla burada Lisa karakterinin de ağırlıklı bir rolü olduğunu görüyoruz. Kendi adıma bu romanı beğendim ve keyifle okudum.

Yazarın üslûbunu burada da iyi bir biçimde kullandığını görüyoruz; betimlemelerden daha çok iyi, sağlam kurgulanmış diyaloglar dikkat çekiyor. Polisiyelerin en sıradışı olanı, en farklı bir perspektif getireni hangisidir, bilmiyorum. Klasik hikâyeleme dışına taşan örnekler var mı acaba? Inge Löhning'de de Hoag'da da karakterlere önem veren yazar örnekleri görüyorum. İkisinde de bedenle ilgili betimlemeler fazla değil, cinayet sahnelerinin gerçekleşmesi ya da cinayet sonrası maktûlün bedeni çok az anlatılıyor. Bunlar benim açımdan önemli Tess Gerritsen'i biraz da bu sebeple okumamıştım örneğin. Beni meraklandıran şey şu: polisiye kitaplar arasında tekil olaylardan yola çıkıp suçla ilgili ilginç yorumlar veya tespitler yapan örnekler var mı? İnsanların çeşitli sebeplerle suç işlediği, bunu örtbas ettiği, başkalarıyla işbirliği hâlinde bazen de emniyet görevlilerinin de karıştığı vakalar okuyorum genelde. Suçun toplumsal yapının bir parçası olduğu gibi bir kanı oluşuyor. Suç işlemekte sadece insanın egosunun, nefsinin, arzularının baskın olduğu savını aşabilen eserler var mı acaba? Yoksa polisiyeler hep aynı türden olaylar anlatmaya devam mı ediyor? Birileri öldürülüyor, birileri yakalanıyor ve bu arada katilleri yakalayan polislerin ruh durumlarını da okuyoruz. Eğer sadece bu ise bir müddet sonra sıkıcı olması kaçınılmaz gibi. Şimdilik Celil Oker'in Remzi Ünal'ı aklımda kalan bir dedektif oldu, o da belki kitaba çok fazla ama çok yerinde bu toprakların havasının sinmiş olmasındandı. Eğer yanlış hatırlamıyorsam Celil Oker'in bir röportajda Türkiye polisiyesi dünyadaki benzerlerinden daha iyidir düşüncesi haklı mı diye merak ediyorum; çünkü Oker dünya edebiyatında polisiyenin belli formüllerle yazıldığını söylemişti, bu yüzden birbirine benzeyen eserler üretiliyor diyordu.

Belki bu soruyu cevaplamak için Türkiye polisiyesine ağırlık vermek gerek.
"ÜZGÜNÜM" Aynada yazılı tek kelime buydu. Tam karşısında ise tavana asılmış bir polis. Bu bir intihar olabilir miydi? Ya da trajik bir sona dönüşen oyun? Ne olursa olsun bir cinayet değildi. En azından üstün güçlere göre...
.
Herkes intihar vakası olduğunu düşünürken, Cinayet Masası dedektifi Sam Kovac ve ortağı Nikki Liska aynı fikirde değildi. Onlar olayı kurcaladıkça yeni cinayetler ve başka sorunlarda ortaya çıktı... Bir eski polis daha öldü. Ama sıradan biri değil, bir kahraman ölmüştü. Tıpkı oğlu gibi intihar etmişti. Ama Kovac ve ortağı öyle düşünmüyordu. Ve kurcalamaktan asla vazgeçmediler. Bu iş ya onların sonu olacaktı. Ya da eski dostluklar son bulacaktı.
.
Fazlasıyla heyecan verici ve ters köşe olduğum bir hikayeydi.
Eğer hiçbir beklentin yoksa hayal kırıklığı da yaşamazsın.
Ben yüz yüze görüşmeyi tercih ederim. Bu benim karşımdakine ne kadar değer verdiğimi gösterme metodum.
Kimse karşıdakini tanıyamaz ki. Hatta çoğumuz kendimizi bile doğru dürüst tanıyamayız.
Ben nezaketin gereksiz bir zaman kaybı olduğunu düşünürüm.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Paranoya
Yazar:
Alt başlık:
Kovac & Liska Serisi 2
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
518
ISBN:
9944983983
Kitabın türü:
Çeviri:
Ender Nail
Yayınevi:
Koridor
"Polisiyenin karliçesi, Tami Hoag." New York Post
Üzgünüm. Aynada yazılı tek kelime buydu. Tam karşısında ise tavana asılmış bir polis. Bu bir intahar olabilir miydi? Ya da trajik bir sona dönüşen oyun?
Ne olursa olsun bir cinayet değildi. En azından üstün güçlere göre. Ama eski kurt dedektif Sam Kovac ile onun espirili ve hırslı ortağı Nikki Liska aynı kanaatte değildi. Birlikte genç polisi ölüme götüren nedenleri, onu kimin öldürmek isteyebileceğini öğrenmeye çalışarak, bir şüpheliden diğerine doğru giden uzun bir yolculuğa başlarlar. Ama gölgeleryalnızca şehrin elit tabakası üzerine değil, polis teşkilatının içlerine kadar uzanmaktadır. Birileri davanın mümkün olan en kısa şekilde, sonsuza dek kapanması için uğraşmaktadır. Ama ne Kovaç ne de Liska pes edecektir. Artık her ikisinin yaşamları da meslekleri de buna bağlıdır. Kovac ile Liska iki ay önce işlenen bir cinayetle yirmi yıl önce işlenen cinayet arasında katılın unutturmaya çalıştığı bağı kurmaya çalışırlar. Sırlar dökülmesin diye her şeyi yapabilecek katili avlama arzusuyla...

Kitabı okuyanlar 148 okur

  • kudret can yavuzel
  • Uğur Kaya
  • Melek Işık
  • Ayşe Merve
  • Meltem sargın
  • Kırçiçek
  • Gülcan Bülbül
  • Kdr
  • Burcu Özdamar
  • Hiç kimse

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.4
14-17 Yaş
%4.1
18-24 Yaş
%17.8
25-34 Yaş
%39.7
35-44 Yaş
%24.7
45-54 Yaş
%8.2
55-64 Yaş
%2.7
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.4
Erkek
%28.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.1 (13)
9
%14.6 (7)
8
%27.1 (13)
7
%10.4 (5)
6
%10.4 (5)
5
%4.2 (2)
4
%4.2 (2)
3
%0
2
%2.1 (1)
1
%0