R A S T L A N T I
“Baba, bir evin çatısıymış, baba olmadıktan sonra her rüzgârın, her yağmurun, her fırtınanın mağduru olurmuş kalanlar. Hiçbir yorgan ve battaniye veremezmiş onun sıcaklığını, hiçbir ateş dağlayamazmış yürekleri babasızlığın dağladığı kadar. Hiçbir zenginlik fayda etmezmiş, hiçbir para geri getirmezmiş senden çalınıp götürüleni. Baba bir fidanı yeşerten güneş gibi, tohumu besleyen su gibi, onu her şartta sarıp sarmalayan toprak gibiymiş.”
“İnsanları memnun etmek üzerine kurulu bir yaşam dönemin en geri zekâlı hareketi. Devir bencillerin ve egosuna kaynak arayan kayıpların devri. Bırak seneler çalsın saçlarına akları, hayatı kendin için yaşa. Öyle de böyle de yaranamazsın gönlü nankör olana…”
“Kitaplar sizi incitmez, ötekileştirmez, hiçbir ayrıma içinde yer vermezler. İyi günde kötü günde de istediğiniz her zaman diliminde bilgiyi avuçlarınıza hapsederler. Her daim yanınızda durur, içinizdeki ses olurlar. Neden mi kitaplar? İşte bu yüzden…”
“Hayat seni kendi rayında bir vagon olmaya mecbur kıldığında lokomotife başkaldıramazsın. Ya yoldan çıkıp yüzlerce can alırsın, ya da kaderine razı gelip onun peşine takılırsın. Her şey kim ve ne olmaya karar vermenle doğru orantılıdır.”
Seydi, Metin, Diyar abla, Mahmut amca, Reşşo Yaşar, Dudulluoğlu Latif, Hamza, Sıtkı amca, Nizamettin ağa, Azad, Esat emmi, İlyas amca, Nuri dayı, Yakup, Nadire, Veysel, Halil, Salim amca, Sabri, Ramazan, Maho, Deniz bey, Hakkı ağabey, Yorgo, Ayhan ağabey, Leyla teyze, Meryem, Emin amca, Orhan, Madam Cadis, Dostum, Zeynel ağabey, Musa, Latif bey, Zümral, Simge, Akif bey, Hayyam amca, Dilan, Sanem hanım, Reha bey ve Elif ile bir kitapta değil de sanki iki sezon oynayan bir dizinin içinde beraberce yer aldık. Eser daha başlarında okuyucuyu öylesine içine çekiyor ki etkilenmemek