Herkese merhabalar; bugün elimde çok başka bir kitap var: Ruhlar Kitabı.
Her satırı, suya fısıldanmış bir dua gibi.
Temizlenmek için değil yalnızca; hatırlamak, yeniden doğmak, unuttuğumuzu geri çağırmak için okunuyor sanki bu metinler.
Mandaenler...
Adlarını az duymuş olabilirsiniz. Ama bin yıllık suların dibinde kalmış, ışığa inanan bir halk onlar.
Bu kitap, onların vaftizle arındıkları, ışıkla buluştukları, dualarla şekillendirdikleri dünyasına açılan bir kapı gibi.
Yahya Peygamber'in izinde, Mani'nin kelimelerinde; karanlıkla aydınlığın, maddeyle ruhun o kadim dansını izliyoruz.
Dualar, eski bir dilden sesleniyor. Ama anlamı kalbin dilinde karşılık buluyor.
Işıkla yıkanmak isteyen her yorgun ruh, bu kitabın sayfalarında kendine bir durak bulabilir.
Ve ölüm... Onlar için bitiş değil. Bir geçiş. Arınarak varılan başka bir ışık.
Kolay bir okuma değil, ama her cümle bir taş gibi oturuyor içe.
Ve belki de en çok bu yüzden değerli: Zira ruhu incitmeden uyandırıyor.
Kadim olanı sevenlere, unuttuklarını hatırlamak isteyenlere tavsiyemdir.
Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır.
Kitapla kalın sevgili dostlar.