Adı:
Saatler
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750825019
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
YKY
Zaman'ın usta öykücüsü...

"..Saatler'deki altı öyküyü, Aksal'ın yazdığı ya da yenilediği "kesin" denebilecek biçimlerini temel alan Gazoz Ağacı ve Diğer Öyküler'den aldım.

Kitaba adını veren "Saatler" dışındaki beş öykü, dediğim gibi, yazarının yenilediği ya da zaten "yenilenmiş" tavrıyla yazdığı için "yeni" olan öykülerdi; onları seçmek zor olmadı.

Altıncı öykü için, ilkin Aksal'ın bilinen en eski öyküsü olan "Semtin Kahvesi"ni düşündüm. Bu öykü, Gazoz Ağacı ve Yaralı Hayvan'da yer almadığı gibi, Aksal'ın bu iki kitabı gözden geçirip yeni öyküler ekleyerek yayımladığı Gazoz Ağacı / Yaralı Hayvan'a da alınmamış, dolayısıyla Arif Yılmaz'ın eleştirel basımına da ilk haliyle girmişti. Bu özelliğiyle, öteki öykülerle karşılaştırıldığında yazarının 45 yıllık öykücülüğünde dilinde ve biçeminde nelerin değiştiğini, nelerin aynı kaldığını izleyebilmek için ideal bir örnek olacaktı.

Ama sonra, yazarının (gerekçesi ne olursa olsun) en son kitabına almadığı ya da belki alamadığı bir öyküyü böyle hedef kitlesi belirli, sayfa sayısı sınırlı bir derlemeye alma yetkisini göremedim kendimde. Sonuçta, Aksal'ın bütün yazdıklarında başlıca izleği olan "zaman"ı (şiirlerindeki kadar felsefi ve soyut düzlemlerde, bağlamlarda olmasa da) ele aldığı bir öykü olan "Saatler"i tercih ettim. Umarım yaptığım seçimler, genç okurlarımızı Sabahattin Kudret Aksal'ın bütün öykülerini, oyunlarını ve (Enis Batur'un yerinde saptamasıyla "ürpertici yalınlıktaki") şiirlerini de okumaya yöneltecek uygunluktadır."
Sabahattin Kudret Aksal'ın okuduğum ikinci kitabı ve şiir kitabından bambaşka bir şekilde karşıma çıktı diyebilirim. Bu beni şaşırttı ve sevindirdi çünkü kitabın içindeki hikayeler özgün ve farklı hissettiriyor.
Kitap içerisinde altı hikayeyi barındırıyor. Hatta bir hikayesi(hangisi olduğunu söylemeyeceğim) Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı Bilim ve Sanat Ödülleri'nde öykü dalında birinciliğe layık görülmüş. Okuduğunuz zaman gerçekten de farklı bir hikaye olduğunu görüyorsunuz.
Yazar bu kitabında bazı cümleleriyle beni yine alıp başka alemlere sürükledi diyebilirim. Okumanızı tavsiye ediyorum.
Sabahattin Kudret Aksal'ın ilk okuduğum kitabıydı.Artık Türk öykü yazarlarını okuyacağım dediğim bir dönemde karşıma çıktı bu kitap.Almadan önce araştırmak istedim ama çok bir şey bulamadım.Bu yüzden bu incelemeye önem vermeye çalışacağım.Öncelikle kitap 6 farklı hikayeden oluşuyor.Benim en çok beğendiğim Yaralı Hayvan, Saatler ve Vav'lar idi.
Hikayeleri okurken aklıma yazarımızın adaşı Sabahattin Ali geldi.Özellikle de Gazoz Ağacında.Sanki İçimizdeki Şeytan'ı anımsattı.Konularının ve mekanlarının farklı olmasına rağmen bu çağrışıma bir türlü akıl erdiremedim.Benim gibi düşünen okurlar varsa bilmek isterim.
Bana göre 6 hikayede akıcılığını olaylardan değil de yazarın uslubundan almış.Sanırım ilk defa bu kadar akıcı durum hikayeleri okudum.
Yapı Kredi Yayınlarının bu seçkiyi bu kadar uygun fiyata satması sebebiyle tüm öykü severlere hem de Türk bir yazarın kitabını okumak isteyenlere tavsiye ederim.Uyarmadan geçmeyeyim eğer olay öyküleri seviyorsanız aradığınızı bulamayabilirsiniz ama bir şans vermekte fayda var.Şimdiden iyi okumalar...
O kız olmasaydı, ya da kahvenin karşısında olmasaydı, boyuna pencereleri açıp açıp kapamasaydı, Saim her oyunda, elin acemisine yenilir, adı gazoz ağacına çıkar mıydı?
Saatler insana her zaman güzel şeyleri anımsatmıyor sevgilim. Şimdi de kalkmış kadrandaki sayılardan biri fena fena bakıyor yüzüme.
Sonra daha gülünç, daha acınacak bir edayla "Ah sevmek... Ne aynasız işmiş meğerse" diye bitiriyordu sözünü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saatler
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
116
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750825019
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
YKY
Zaman'ın usta öykücüsü...

"..Saatler'deki altı öyküyü, Aksal'ın yazdığı ya da yenilediği "kesin" denebilecek biçimlerini temel alan Gazoz Ağacı ve Diğer Öyküler'den aldım.

Kitaba adını veren "Saatler" dışındaki beş öykü, dediğim gibi, yazarının yenilediği ya da zaten "yenilenmiş" tavrıyla yazdığı için "yeni" olan öykülerdi; onları seçmek zor olmadı.

Altıncı öykü için, ilkin Aksal'ın bilinen en eski öyküsü olan "Semtin Kahvesi"ni düşündüm. Bu öykü, Gazoz Ağacı ve Yaralı Hayvan'da yer almadığı gibi, Aksal'ın bu iki kitabı gözden geçirip yeni öyküler ekleyerek yayımladığı Gazoz Ağacı / Yaralı Hayvan'a da alınmamış, dolayısıyla Arif Yılmaz'ın eleştirel basımına da ilk haliyle girmişti. Bu özelliğiyle, öteki öykülerle karşılaştırıldığında yazarının 45 yıllık öykücülüğünde dilinde ve biçeminde nelerin değiştiğini, nelerin aynı kaldığını izleyebilmek için ideal bir örnek olacaktı.

Ama sonra, yazarının (gerekçesi ne olursa olsun) en son kitabına almadığı ya da belki alamadığı bir öyküyü böyle hedef kitlesi belirli, sayfa sayısı sınırlı bir derlemeye alma yetkisini göremedim kendimde. Sonuçta, Aksal'ın bütün yazdıklarında başlıca izleği olan "zaman"ı (şiirlerindeki kadar felsefi ve soyut düzlemlerde, bağlamlarda olmasa da) ele aldığı bir öykü olan "Saatler"i tercih ettim. Umarım yaptığım seçimler, genç okurlarımızı Sabahattin Kudret Aksal'ın bütün öykülerini, oyunlarını ve (Enis Batur'un yerinde saptamasıyla "ürpertici yalınlıktaki") şiirlerini de okumaya yöneltecek uygunluktadır."

Kitabı okuyanlar 14 okur

  • Nedim Karakuş
  • caner dilsiz
  • Seçgin
  • Burak Kaya
  • Yener TAN
  • Selinay
  • Tuğçe HANCIOĞLU
  • Black
  • MERVEKILIÇ
  • Yağmur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (2)
7
%75 (6)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0