Hayatın insanlığa sunduğu ilk mesaj şuydu; ya düşeceksin ya itecekler, tercih senin. Yıllarca bunu düşündüm. Kötü planlar yaptım. Köpeklerle beraber yaşadım. Zihnimi parçaladım. Harfleri kestim, kelimeler kustum. Hayatı yüksek dozda yaşadım. Hiçbir cevap yoktu. Bir süre sonra Tanrı kulağıma kanser olduğumu fısıldadı. Düşünce kanseri... Sonunda istediğimi almıştım. Artık düşünemiyordum. Zihnimi kontrol edemiyordum. Nerede nasıl davranacağımı ben dahil kimse kestiremiyordu. İnsanlar benden korkmaya başlamıştı. Bir gece yalnız başıma bileklerimi okşarken büyük bir savaş başlattım. Önce kendimi öldürdüm. Sırada dünya vardı…
Twitter da gezerken birine küfür etmiş sanirim o kişi de küfür etmiş. Bir bayan okuyucusuna laf atmis sanırım yani arabam 180bin falan neyse kufurlesmisler falan yani google'a Mustafa gorguc yazinca eksi sozluge yansiyanlar çok kötü bu nedenle okumayi biraktim maalesef arkadaslarima da oneremiyorum. Ephesus yayinlari da yazarla anlasmanin fesh olacagini ve yeni baskilarda kabul etmeyecegini kamu oyuna bildirmiş. Bir şey olmasa ephesus devam ederdi diye dusundum ben. Ben kimseye onermiyorum :( kısa giydi diye kimse kimsenin özgürlüğüne karisamaz!!! İster yazar ol ister yayinevi sahibi....
5-Şimdi size Sarsıntı kitabının tarifini vericem:
1 kilo İntihar etmek istiyorum ya
2 kilo kendinle yapılan manasız konuşma
5 sürahi betimleme
Ve alabildiğine iç monolog
Hah birde isterseniz araya olay serpiştirebilirsiniz
Son 20 sayfanın 227 sayfayla çelişkili olmasını sakın unutmayın
Eğer küfür sevmiyorsanız ve insanların acılarını küçümsüyorsanız hiç okumayın bile! Kitabın içinde bölüm bölüm bazı insanların hayatları anlatılıyor. Yazarını bilmeden, tanımadan okursanız sevmezsiniz. Biraz sokak edebiyatı tarzında yazmış. Beklentinizi yüksek tutmazsanız güzel bir kitap. Hikayeleri okudukça benim derdim de dertmiymiş diyor insan. Çoğu kişi ağzı bozuk diye yargılıyor saygı duyuyorum. Kitabın içinde ara ara güzel bilgiler vermiş.
İki tane kitabın içine argo koyduğumuzda kitap yeraltı kitabı olmuyor maalesef. Bu kitaba yer altı edebiyatı demek çok isterdim ama değil.
Türkiye de yer altı edebiyatı :
Hakan Gündaydır. Emrah Serbesttir. Şehrin Delikanlısıdır.
Bunlarla uzaktan yakından alakası olmayan daha çok Cezmi Ersöz gibi bunalım depresyon bir kitap. Okunabilir. Bir çok yazardan etkilendiğini de görebiliyoruz yazarın.
Ne söyleyebilirim ki... Yine mükemmel mükemmel ve mükemmel. Kalemi çok başarılı olan bir yazar olduğu için özellikle şu kitabı diyemem mutlaka hepsini okumalısınız.
"Bir bedene sahip olmak en kolayı aslında, ya artık sığdıramıyorsan acılarını o bedene? Gözlerimden taşıyor gibiydi kaldıramadıklarım. Bir ruh yeryüzünde çektiği acılarla şekillenirmiş; Benim ruhum şekilsiz bir şeye dönüştü artık."
Sarsıntı-Mustafa Görgüç
Kitabın konusundan çok kitabından içeriğinden yani kendisinden bahsetmek istiyorum. Aslında ben kitabı önceden başlamıştım ve ara vererek okumaya karar verdim nedeni ise kitabı bir yandan okurken bir yandan sizi düşünmeye teşvik ediyor diyebilirim bazı yerlerde resmen şaşırdım çünkü içlerimizde farketmesek bile hayatı kötü ve zor olan insanlar var, acıyı yaşayan insanlar var. Kitabı okurken yeri geldi hayatın acımasız olduğunu ve karşınıza ne çıkacağına emin olamıyoruz ve ona göre de zor zamanlar yaşıyoruz ve bu kitabı size bunu apaçık gösteriyor. Bir insanda acının nasıl yer ettiğini görmüş oluyoruz. Kitabın üslubu argo dolu olsa da bu sizi rahatsız etmesin (argo kelimelerden rahatsız olanlar okumasın) çünkü o kadar şeyin içine buna takmayın bence. Kitap yetişkin içerik olduğundan buna dikkat ederek okuyun lütfen. Kitap yeri geldi bazı yerlerde kendini tekrar ettirsede ya da bazı cümlelerde yanlış kullanım da olsa bu beni rahatsız etmedi. Sonuna şaşırdım açıkçası aslında böyle bir kitabı böyle bir son yakışırdı zaten. Kitabın konusundan çok bahsetmek istesem de kısa kesmek zorundayım ama bu kitaba bir şans verin derim ben, pişman olmayacaksınız. Zaten turumuzun alıntılı resimlerini gördüyseniz de ne demek istediğimi anlamışsınızdır.
Yeni bir kitap serüveninde görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın. Kitap dolu günleriniz olsun.
SarsıntıMustafa Görgüç
SAR SIN TI!
(UyarıYazdıklarım biraz spoiler içeriyor olabilir kitabı okumadan bu yazıyı okumamanızı öneririm)
Evvet! Kitaba başlarken bu kitaba inceleme yazacağım aklımdan bile geçmezdi başta kitabı o kadar boş ve gereksiz buldum ki bir küfür kitabı satın aldığımı hatta öyle ki kitabı bitirmeyip başka bir kitabı okumaya başlamayı bile düşündüm ama neyseki bir türlü iyi mi kötü karar veremediğim bir kitabı ne olursa olsun yarım bırakmama huyum galip gelmişti kitabı yarım bırakma isteğime ve sıkıla sıkıla okumaya devam ettim kitabı ...kitabın ortasına gelene kadarda birden fazla hikaye anlatılıyor ve her biri farklı karakterler tarafından yaşanıyor sanıyordum, yazar bunu böyle anlaşılsın diye özellikle yapmıştı belliki...
Kitap polisiye romanı gibi son ana kadar hiçbir şey anlayamadığınız,parçalar arasında bütünlük kuramadiğınız bütün herşeyin kitabın sonunda bağlandığı ve sondaki her sayfayı bir iki defa okutacak, nasıl olur ama!dedirtecek insanlığın içindeki kötülüğün doğuştan gelmediğini her insanın aslında anne karnından doğarken ki halinin tertemiz,masum,umut ve yaşam dolu olduğunu, kötülüğün,kötülüklerin ve kötülerin insan eseri olduğunu yüzünüze tokat gibi vuracak;baba sevgisinin varlığı ya da baba sevgisinin yokluğunun insan hayatındaki eksikliğinin yarattığı duygusal ve psikolojik travmanin sonuçlarının,tüylerinizi diken diken edecek şekilde anlatıldığı bu roman aynı zamanda sevgi ve nefret,akıl ve delilik,iyi ile kötü olmak arasında çok ince bir çizginin olduğu gerçeğini de gözler önüne seriyor.
Kitabı bitirip kapağını kapatınca kendinize sorucağıniz:Sahi kendini sevmeyen insan başkasını sever mi,kendine kıyan insan başkasına da acımasızca kıyabilir mi,bir kere deli gibi aşık olduğunuzu düşündükten sonra tekrar aşık olabilir
Aslında kitap çok güzel bir kitap fakat fazla argo içerikli bir kitap olmuş.Bu arada hande yi cidden çok merak ettim.Bahsettigin kadar güzel ise kesinlikle senlik bir kitap bu arada kitabın balarında kendini tanıtmışsın fakat adından bahsetmemişsin,bu ayrıntıya çok dikkat ettim.